12 Temmuz 2011 Salı
\n

Cumhuriyet gazetesi yaklaşık 3 yıldır Deniz Feneri e.V Derneği yolsuzluğundan söz ediyor. Yargıdan çıt çıkmıyor Alman savcıları, yargıçları, kendi ülkelerinde yargılamaları tamamlayıp suçlulara gereken cezaları veriyorlar. Ardından Asıl sorumlular Türkiyede! diyorlar, dosyaları veriyorlar. Çıt çıkmıyor Alman Hükümeti, Türkiyeye nota üzerine nota veriyor. Yine çıt yok!

\n

A o da ne? 1031 gün sonra Deniz Feneri yolsuzluk olayına karışan dört kişi suç işlemek amacıyla örgüt kurmaktan, nitelikli dolandırıcılıktan, resmi evrakta sahtecilik yapmaktan gözaltına alınıp tutuklanıyor!

\n

Acaba şimdi hangi dağda kurt öldü?

\n

***

\n

Erzincan Savcısı İlhan Cihaner, 27 Kasım 2007de İsmailağa Cemaati hakkında çeşitli savlarla soruşturma başlatıyor. Bırakın soruşturmanın bir an önce yargı sürecine geçmesini, kimse kılını kıpırdatmadığı gibi savcı Cihaner 16 Şubatta görevinden uzaklaştırılıp Ergenekon üyeliği suçlaması ile gözaltına da alınıyor. Aradan 3.5 yıl geçiyor, soruşturmada çıt yok!

\n

A o da ne? Soruşturmanın nakledildiği Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi 16 sanıktan 11ini yasalara aykırı eğitim kurumu açtıkları gerekçesiyle beşer ay hapse mahkûm ediyor, ama beş yıl da tecil ediyor. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasından aklanıyorlar.

\n

Acaba şimdi hangi dağda kurt öldü?

\n

***

\n

Ergenekon”, “Balyoz davaları ile ilgili süreci anımsayalım. Yandaş gazeteler, daha sanıklara suçlamalar yöneltilmeden, savcılıkça ifadeleri alınmadan, kimlerin neden gözaltına alındıklarını emniyetteki soruşturmalarını sanki canlı yayın izletir gibi yayımladılar. Oysa, ilk soruşturma gizli değil midir?

\n

Hatta eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, evinin aranacağını basından duymamış mıydı?

\n

Şimdilerde de Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve bazı kişilerin şike suçlaması ile ifadelerinin alınmaları bazı gazetelerde yine tefrika edilmiyor mu?

\n

Ama, Deniz Feneri soruşturmasında bilgi sızmasın diye gözaltındaki sanıkların ifadelerini emniyetten önce adliye sarayında üç savcı alıyor.

\n

Fenerbahçe camiası hop oturup hop kalkıyor. Yönetim, basın toplantısında şöyle diyor: Henüz kesinleşmemiş kanıt ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapılmasını ibretle izliyor ve bunu kabul etmiyoruz. Üzülerek görüyoruz ki soruşturmanın gizliliği ilkesi her geçen gün daha da artarak ihlal ediliyor.

\n

Biz, Ergenekon ve Balyoz olaylarında aylardır bunları söylerken Fenerbahçeliler nedense aldırmıyorlardı! Çünkü kendi başlarına gelmemişti. Bazı gerçeklerin anlaşılması için Bir musibet, bin nasihatten iyidir! sözü boşuna söylenmemiştir. Bugün öteki davalardaki kişilerin de suçlu değil aksi saptanıncaya değin masum olduklarını anlamak için Fenerbahçe taraftarlarının başlarına taş mı düşmeliydi?

\n

***

\n

Almanyadaki mahkeme belgeleri Deniz Feneri Derneği ile Kanal 7 arasındaki organik bağlantıyı kanıtladığı için bu TV kanalının Avrupa uzantısı olan Euro 7 kapatılmıştı.

\n

Ankarada tutuklananlardan AKP yanlısı ve dinsel içerikli yayınlarıyla öne çıkan, 500 milyon lira değerinde olduğu yazılan Kanal 7nin sahibi Zekeriya Karaman Ak değil Beyaz holdingin kurucu, baş ortağıdır.

\n

İstanbul Büyükkent Belediyesinden aldığı ihalelerle yeşil sermayenin önde gelenlerinden olduğu yazılmıştır. Karaman ve eski RTÜK Başkanı Zahid Akmanın eski ortakları arasında yer aldığı Merkez Medya Basın Reklam Ajans Organizasyon Eğitim Hizmetleri Şirketi ile de bazı ihaleler kazanmıştır.

\n

Karaman, medya dünyasına girişini şöyle anlatmıştır: Türkiyede özel kanalların kurulmasının ardından da yayıncılık faaliyetlerimizin bu alanda devam etmesi için Kanal 7nin kurucu ortağı olarak Yeni Dünya İletişim AŞyi 1992de Ankarada kurduk. 1994te Kanal 7 yayın hayatına başladı. 14 yıldır Kanal 7de hem yönetici, hem ortak olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

\n

Akman ve öteki Deniz Feneri sanıkları, yurtdışından Türkiyeye para getirdiklerini reddediyorlardı. Ancak Almanya mahkeme kayıtlarında 74 teslimatta 7 milyon Avronun Türkiyeye yasadışı yollarla sokulduğunun belgeleri var. Belgelerde, Akmanın 4 teslimatta 164 bin Avro, Karamanın 38 teslimatta 3 milyon 869 bin Avro, İsmail Karahanın da 2 teslimatta 205 bin Avroyu Türkiyeye getirdikleri bilgisi yer alıyor. Kanal 7nin genel yayın yönetmeni Mustafa Çelik de tutuklandı.

\n

Savcılık sorgulamasında kanıtların karartıldığı ve ayrıca soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiği belirlendi. Sanıkların, bir ihbar üzerine bilgisayar belleklerini önceden sildikleri de saptandı.

\n

***

\n

İsmailağa cemaati hakkında soruşturmayı açan eski Erzincan Savcısı Cihaner bugün bakın ne diyor?

\n

Bu olay ve ortada dönen para Deniz Feneri e.Vyi gölgede bırakacak boyuttadır. Bu işin içinde onlarca vakıf ve dernek var. İnsanlardan inanılmaz boyutlarda para toplanıyor, bunların nereye aktarıldığı belli değil! Bu işlerin başındakiler yasal gelirleriyle orantısız servet içinde yüzüyor. Bunun kaynağının bu paralar olduğu göz ardı edildi. Derin soruşturma yapılmadan üstü örtüldü!

\n

Deniz Feneri için Almanyada toplanıp Türkiyede dağıtıldığı söylenen bağışların farklı mahallerdeki kişilere, aynı muhtar mührüyle, teslim edildiği de saptanmamış mıydı?

\n

İsmailağa cemaati ile bağlantılı, Almanyada medya uzantılı Yeni Şafak Europa GmbH şirketi de geçen yıl Cumhuriyette gündem oluşturmuştu. Bu şirket Yeni Şafak gazetesini yayımlamak için Türkiyeye 100 bin Avro aktarmıştı. Bu uzantının mahkemede irdelenmeyişi Cihanerin sözlerini doğruluyor.

\n

***

\n

Peki AKP hükümeti bindiği dalı neden kesiyor? Deniz Feneri, Kanal TV, İsmailağa cemaati gibi oluşumlar kendi seçmenleri ile bağlantılı değil mi?

\n

Eğer bu tutuklamalar ve yargı kararları seçimden önce olsaydı, AKP yüzde 50 oy alabilir miydi? Kanal 7 ve Yeni Şafak AKPyi destekler miydi? O halde seçim sonrası beklenmeliydi.

\n

Peki yine de AKP hükümeti, neden Deniz Fenerinin, İsmailağa cemaatinin ve Fenerbahçenin üzerine yürüme gereğini duydu? Fenerbahçe olayı, öteki iki olayın deprem şiddetinin önünde gündem oluşturacaktı! Öyle olmadı mı? Ergenekon ve Balyoz olaylarında hükümetin siyasasına hizmet etmedi mi? Öyle ki, her geçen gün yeni bir general, amiral tutuklanıyordu, ama herkes kanıksıyordu. Hatta pazar günkü Cumhuriyette bile adı verilmeyen bir amiralin tutuklanma haberi iç sayfada tek sütunda yer alıyordu.

\n

Peki Kanal 7nin gücünün zayıflatılması aynı kulvarda koşan hangi TV kanalının işine gelir? İsmailağa cemaatinin sindirilmesi başka hangi cemaatin işine gelir? Fenerbahçe’yi destekleyen Bizans Sermayesine gölge düşmesi başka hangi yeşil sermayenin işine gelir? Bir düşünün bakalım!

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları