Çağdaşlığın mumu ‘menfaat’a kadar...

20 Ağustos 2021 Cuma

Kendisini “çağdaş” olarak tanımlayan Batı, Afganistan’da ışıkları söndürdü. Kapıyı kapattı ve arkasına bakmadan çekip gitti. Afgan halkını, özellikle de Afgan kadınlarını Taliban terörüne, zulmüne terk etti. Karanlığın içinde bıraktı. 

Aynı çağdaş Batı, kendi coğrafyasında bile farklı davranmamıştı. Hatırlarsınız. 1992 yılında başlayan 1995 yılına kadar süren 150 bine yakın insanın yaşamını kaybettiği “Bosna Savaşı” burnumuzun dibindeydi. Toplu katliamlarla, sistematik tecavüzlerle dolu koca üç yıl... Olan biteni televizyonlarda izledi dünya ve sustu. 

Resim aynı. Halkların kaderi kimsenin umurunda değil. Hiç olmadı. Ve olmayacak da. Önemli olan çıkarlar. Menfaatlar. Orada mutabakat sağlandı mı gerisi kolay. 

1994 yılında Ruanda’da korkunç bir iç savaş yaşanmıştı. Hutu hükümeti 100 gün içinde 800 bin Tutsi’yi katletmişti. Soykırım gibi.. Ve o dönem Hutu hükümetinin en büyük destekçisi Fransa idi. 

Hiçbiri sorgulanmadı. Şimdi de Afganistan’ı kana, felakete, kaosa ve çok yönlü içinden çıkılmaz sorunlar yumağına götüren ABD politikası sorgulanmayacak. Hesap sorulmayacak. Biraz ortalığın sakinleşmesi beklenecek ve Taliban yönetimi ile masaya oturulacak.

AFGAN MADENLERİ: ÜÇ TRİLYON DOLARLIK SERVET 

Afganistan, kişi başına 559 dolar milli geliri ile dünyada 190 ülke arasında 179’uncu sırada. Ancak ülkede üç trilyon dolarlık henüz işlenmemiş maden yataklarının bulunduğu biliniyor.  

Bakır, lityum ve doğalgaz... Bir Çin metalurji şirketi (MCC) altı yıl önce Kâbil yakınlarında bakır zengini bir araziyi kiraladı. 100 milyar dolar değerinde bakır çıkarmayı planladığını açıkladı. Ülkenin kuzeyi doğalgaz rezervleri açısından çok zengin. Beş trilyon metreküp civarında olduğu belirtiliyor. Burada da Rusya devrede. 

Lityum... Akıllı telefonlar ve elektrikli araçlardaki bataryaların en önemli bileşeni. Dünyanın peşinde koştuğu değerli bir maden. Ve Afganistan Bolivya’dan sonra lityum rezervine sahip ikinci ülke. 

Dolayısıyla ülke fakir ve pasta büyük. Çok büyük. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin ve Rusya’nın ardından hamlesini yaptı ve önceki gün “Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı yeni yönetimin uluslararası alanda işini kolaylaştıracaktır” diyerek yeşil ışığı yaktığını vurguladı.  

Afganistan’da yeni dönemin ekonomik, siyasi ve toplumsal çok ciddi etkileri, olacak. Bu, şimdiden belli. Siyasi etki ağırlıklı olarak Ortadoğu ve Afrika’da kendini gösterecek. ABD’nin Afganistan’dan çekilme hamlesinin, Ortadoğu’daki İslamcılar ve otoriter rejimler arasında uzun süredir devam eden savaşı büyük olasılıkla yeniden canlandıracağı belirtiliyor. 

Otokratik rejimler bu gelişmeleri, ABD’nin “süreçteki çıkarlarımızı tehdit etmediğiniz sürece halkınızı öldürebilir veya onlara baskı yapabilirsiniz” sinyali olarak okuyor olabilirler. Neden okumasınlar ki? 

Ve halklar... İletişim teknolojilerinin dünyayı bu kadar birbirine yakınlaştırdığı, olupbiten her şeyin anlık olarak önümüzdeki ekranlara yansıdığı bu modern çağda bu kadar insanlık dışılık, bu denli zorbalık, köle düzeni... İnsanın bu denli çaresizliği... Ne garip bir çelişki, ne büyük bir utanç yumağı... Ama belli ki onun da bir yolu bulunuyor. Ülkeyi terk etmek isteyen Afganlar, Uganda’ya; Suriyeliler, Türkiye’ye... Çağdaş ve zengin, parayı bastırınca, “çökerttiği ülke”nin halkına yeni vatan bulur nasıl olsa... Değil mi? 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Halkın gerçekleri... 10 Eylül 2021