‘Kadın gücü bir modernleşme meselesidir’

25 Kasım 2016 Cuma

Ekonomik krizin ismi konmadan tsunami dalgaları gibi yayıldığı günler... Fırlayan döviz, yüksek işsizlik, peşpeşe kapanan şirketler... Sadece ekonomi mi? Siyasal, toplumsal her alanda büyük bir çöküş, büyük bir umutsuzluk, büyük bir belirsizliğin yaşandığı bir dönem. Dünyanın geneli de pek parlak değil ama özellikle Türkiye, özellikle bizim ülkemiz. 1930’ların Büyük Buhranı’na benzetiyor yaşadığımız bugünleri Borusan CEO’su Agah Uğur,sakin ve temkinli olmak durumundayız” diyor, “bu koşullarda ve belirsizlikte büyüme olmayacağı aşikâr, ama küçülmeyi de abartmamak lazım. Hassas bir dönemden geçiyoruz.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) kasım ayı konuğu bu kez Agah Uğur. Dolayısı ile konu sadece ekonomi ile sınırlı değil. Cinsel tacizcilere getirilen affın ülke çapında yoğun protestolar karşısında “şimdilik” rafa kalktığı bu süreçte kadına yönelik şiddet de konuşuluyor. 25 Kasım’ın “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olduğunu hatırlatan Uğur, “Türkiye’deki kadınlarımızın yüzde 35.5’i fiziksel olarak şiddete maruz kalıyor. Bizler kadının yönetimde güçlenmesinden söz ederken, daha önemli çok başka sorunlarımız var. Bunların tek çözümünün ise bilinçlenmede olduğunu görüyorum. 25 Kasım önemli bir gün ve öyle bir gün olmasına bile inanamıyorum. 2016 yılındayız ve böyle bir şeyin var olması beni şaşırtıyor..” diyerek.
Yüzde 50 gücün kullanılmadığı bir ülkede ekonomik kalkınmanın yavaş gideceği de bellidir” vurgusu yapan Agah Uğur sözlerini “Hakikaten bir insanlık hakkıdır bu. Bugün hâlâ talep ediliyor ve verilmiyor. Türkiye için bu durum daha da önemli. Bir beka meselesi, modernleşme meselesidir kadın gücü. Ben şahsen kadının toplum içindeki ve yönetimdeki gücünün dünyanın geleceğini tanımlayacak en önemli unsur olduğunu düşünüyorum. Kadın gücünün daha yüksek olduğu bir dünya kesinlikle daha iyi bir dünyadır. Dolayısıyla konumuz artık sosyal sorumluluğun da ötesine geçmiştir. Bunu sosyal sorumluluk projesi olarak algılamayı ben ayıp görüyorum. Tabii ki hepimizin sosyal sorumluluklarımız var, ama politika yapanların bunu böyle görmemesi lazım” diye sürdürüyor.
Borusan gibi Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden birinin yöneticisinin bu sözleri önemli. Borusan, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’in (WEPs) önemli imzacılarından biri, ayrıca WEPs liderlik grubuna Türkiye’den seçilen ilk ve tek şirket.
Birkaç yıl önce önce önemli bir projeyi başlatmıştı: “Annemin işi benim geleceğim” adlı bu proje organize sanayi bölgelerinde kreşler açılmasına odaklanmıştı. Fatma Şahin’in bakanlığı döneminde projenin hızlı başladığını ancak şimdi yavaşladığını bugüne kadar 6 kreşin tamamlanması gerekirken sadece 4 tanesinin teslim edildiğini söyledi.
Tabii, kız çocuklarının erken yaşta evlenmelerinin önüne geçmek için kılını bile kıpırdatmayan, cinsel istismarı ve tecavüzcüleri aklayan bir iktidar anlayışının kadın istihdamını artırmak için kreş açılmasının pek de umurunda olmadığı aşikâr.
Agah Uğur ise “Ama bir kere cin kutudan çıktı. Bugünkü resim iç açıcı olmasa da kadının güçlendirilmesi konusunda yürütülen bir savaş var ve bu sürecek. Diş macunu gibi, nasıl macunu bir kez tüpten çıkınca nasıl geri sokamazsanız öyle...” diyor. Türkiye’nin Avrupa Parlamentosu’ndan bile neredeyse dışlandığı ve “müzakereler geçici olarak dondurulsun” kararının alındığı bu dönemde bu mücadele bile hayli ütopik kalıyor...

ÇYDD sizi bir panele çağırıyor
Bu kez değişik bir panel ÇYDD’den. Konu enerji. “Kimin için enerji” diye soran ÇYDD, bu cumartesi Türkiye’nin enerji politikalarını masaya yatıracak. Panelin konuşmacıları Baha Kuban, Duygu Kutluay ve Mehmet Özdağ. Yer Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, saat 11.00 -14.00.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kutsal aile mi? 2 Temmuz 2021
Altı aydır eylemdeler... 18 Haziran 2021