Kod 29... Orta sınıfı yeniden inşa etmek...

09 Nisan 2021 Cuma

Klasik bir Türkiye tablosu: Siyasetin gündemi daima ülkenin ekonomik ve toplumsal gerçeklerinin üzerinde yer aldı. Dün de böyleydi. Bugün de aynı. Yarın da farklı olmayacak. Geçen haftanın ana gündemi, tek adam iktidarının İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ve parti kapatma girişimleri idi. Bu hafta Montrö, Kanal İstanbul ve emekli amirallerin gözaltına alınması.. 

Yasak olmasına karşın işten çıkarmalar, her gün neredeyse 500 işçinin Kod 29 gerekçe gösterilerek üstelik tazminatsız ve işsizlik maaşı bile alamadan işten çıkarılması... Gelir eşitsizliğinin korkunç boyutlara gelmesi... Çaresizlik ve yoksulluk intiharlarının artması... Toplumun büyük bir kesiminin, çiftçi, esnaf, emekli, öğrenci hemen herkesin borçlu olması... Tüm bu devasa sorunların ana gündem olması neredeyse imkânsız. Bütünsel ve de sınıfsal olarak baktığımızda, hepsi toplumun “orta sınıf” olarak tanımlanan, sayısal olarak en geniş kesimi. Ve aslında sorunun çözümü için anahtar da tam burada: Orta sınıfın yeniden inşasında. 

Batı’da sıklıkla tartışılan, gündeme getirilen bir konu. Sanayileşmiş toplumların temel direğiydi orta sınıf bir zamanlar. Siyaset de gelecek de onları eksenlerine alarak göz ardı etmeden kurgulanırdı. Finansallaşmış kapitalizmin eşitsizliği derinleştiren çarkları arasında kala kala ezildi. İşçi hareketleri, örgütlenmeleri zayıflatıldı. Otomasyon, yeni teknolojiler, esnek çalışma ve tabii bunların regülasyonları, yasaları... Hepsi sermaye kesiminin çıkarları doğrultusunda şekillendi. Pandemi ise sorunları daha da derinleştirdi. 

BİDEN, AMAZON İŞÇİLERİNİN ÖRGÜTLENMESİNİ NEDEN DESTEKLEDİ? 

Amazon, biliyorsunuz dünyanın en büyük beş şirketinden biri. Şirketin mavi yakalıları bir süredir örgütlenmeye çalışıyorlar. Mart ayı başında Alabama eyaletinde Amazon’un bir deposunda çalışan 6 bine yakın işçi, bir işçi sendikasına katılıp katılmama kararı için oylama yaptılar. Oy verme işlemi 29 Mart’a kadar sürdü. (Sonuçlar hâlâ açıklanmış değil) Amazon ise çalışanlarının örgütlenmemesi için her yolu denedi. Hatta sendika karşıtı faaliyetler için danışmanlık şirketlerine günde 3 bin dolar ödeme yaptığı iddiaları bile ortaya atıldı. Bunların hepsi bir şekilde bizdeki uygulamalardan da tanıdık gelebilir. 

Ancak ilginç olan, hatta ezber bozucu diyebileceğimiz olay, ABD Başkanı Joe Biden’ın Amazon çalışanlarının örgütlenme çabalarına destek çıkan bir konuşma yapması, hatta sendika için “evet” oyu vermeye çağırması ve şirketi müdahale etmemesi için uyarması. Biden, sosyal medyada yayımlanan videosunda “ABD’yi Wall Street değil, orta sınıf inşa etti... Sendikalar da orta sınıfı inşa etti. İşçinin, emekçinin elini güçlendirdi; sesinin daha güçlü çıkmasını sağladı. Bugün Amerika ölümcül pandemiyle, ekonomik krizle ve hâlâ ırkçı uygulamalarla boğuşurken, eşitsizlikler derinleşirken bu örgütlenme hayati derecede önemlidir” dedi. 

1930’lar ve 40’larda, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sendika örgütlenmesindeki başarılı artış, General Motors, Ford, US Steel ve AT&T gibi büyük şirketlerde çalışan işçilerin kararlı çabaları sonucu meydana gelmişti. 

Şimdi ise Amazon’daki sendika mücadelesinin başarılı olması halinde ülke çapında yeni bir örgütlenme dalgasını yaratacağı belirtiliyor. Hatta günümüz küresel dünyasında bunun sadece ABD ile sınırlı kalmayacağı da vurgulanıyor. 

Biden’ın bu desteği sadece emekçiyi düşünerek vermediği de aşikâr. Çünkü orta sınıfın güçlendirilmesi her şeyden önce ciddi yara alan, büyük bir güven krizi yaşayan kapitalizmin geleceği açısından elzem... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları