Merak bu ya...

14 Şubat 2020 Cuma

Kuran kurslarında bir tuğlası olana cennette ev verilecek” diye buyurmuş Diyanet İşleri Başkanı... Kimse de kalkıp bu nasıl olacak, diye sormamış.. olandırılan vatandaş katıldığı televizyon programında, “Şeyh efendi  bana 50 bin dolar getir, seni altınlara boğacağım dedi” diye anlatmış: “Bulup buluşturup paraları getirdim ama baktım altın maltın yok.” Bir de bakmışlar onlarca insan aynı şekilde dolandırılmış..  

Liselerde dağıtılan Nakşibendi tarikatının “İletişim, Nezaket ve Ahlak” kitabında “üçüncü bir kişi yanlarında olmadan bir erkek ve kadın yan  yana gelemez, tokalaşmak çok tehlikeli” tarzı veciz sözler ve uyarılar varmış...

Türkiye bu ve benzeri safsatalarla dolup taşıyor. 

Din tacirliği ve hurafelerle beyin yıkama arttıkça bilimden, bilimsel düşünceden, sorgulamadan da uzaklaşılıyor.. Bu nasıl olur? Neden? Niçin, soruları sorulmuyor. 

Kasım ayından beri “Merak” Konferansları düzenliyoruz. Herkese Bilim Teknoloji dergisi olarak “Merak öldü mü? Merak, yaratıcılığı teşvik eden, kışkırtan bir unsur mu? Merakı kışkırtarak bilimde, eğitimde ve toplumda yaratıcılığı artırmak ne kadar mümkün? Meraksız bir toplumun yaratacağı toplumsal ve siyasal durumların riskleri nelerdir” sorularını ortaya atıyor, konusunda uzman kişilere söz veriyor ve birlikte yanıtlar arıyoruz. Merak konusunu önemsiyoruz, çünkü her şeyin temeli merak. Merakı toplumsal olarak kışkırtan milletler, üretimle ilerleyip gelişirken bir yandan da merak etmeyen milletleri bir nevi kendilerine bağımlı ya da köle haline getiriyorlar. Bu geçmişte de böyleydi, bugün de böyle, yarın da aynı olacak... 

Günümüzde birçok ülke eğitim sistemlerini öğrenciye bilgi pompalamak yerine “merak ettirme” motivasyonu üzerine kurgulamanın peşindeler... Yapay zekâ bile buna odaklanmış durumda: Sınıfta öğretmen aynı şeyi anlatsa da her çocuğun algılaması ve öğrenmesi farklı oluyor. Belki de yakın gelecekte yapay zekâ çocuğun göz hareketlerinden beyindeki dalgalanmalarını tespit edecek ve her çocuğa özgü ev ödevi verilecek.. 

Peki, beyin açısından merak ne demek? Merak (öğrenme) beyinde neyi değiştiriyor? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, beyin cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç nörobilimin merakı matematiksel bir modelleme ile açıklayabildiğini söylüyor: “Merak büyüyen bir bilgi ağıdır. Meraklı kişi de, kendi zihnindeki yaşam modellemesini zenginleştirmeye çalışan kişidir. Beyinde yaklaşık 100 milyar noktacık var. Ve her bir noktacık başka 15 bin noktacık ile iletişim halinde. Her çocuk, yeni bilgiyi kafasındaki modellemeye göre yerleştiriyor. Birinin merak ederken diğerinin merak etmemesi de beyindeki bu matematiğe göre belirleniyor. Çocuklarda merakın bir refleks hale getirilmesi bu yüzden çok çok önemli.” 

O zaman soru şu: Bu nasıl olacak? Nasıl bir refleks haline getirilebilir?

Belki önce bilmeye hevesli olmak... Bilmek ve anlamaktan doğan sevinç. Bunun kültürümüze işlemesi lazım.  

Başarılı olmanın kriterinin değişmesi örneğin... Takdir ile yetiştirildik, yetiştirdik. Zekâ ve çalışkanlık öne çıkarıldı, onlar ana takdiri topladı. Gerçi zaman içinde onların da yerini “iş bitiricilik, para ve gücü elinde tutma” aldı. Onlar belirleyici olmaya başladı.. 

Ama kesin olan şu ki bir paradigma değişikliğine ihtiyaç var. Örneğin “zekâ ve çalışkanlığın” yerini “iyilik ve yaratıcılık” alsa.. Bunlar kişinin ana motivasyonu olsa... İşte tüm bunlar da tartışıldı ve tartışılıyor Merak Konferanslarında. 

Geçen hafta  peş peşe yaşanan Elazığ depremi, Van’daki çığ felaketi ve uçak kazasındaki ihmaller zincirini yazarak artık herkes “Biz neden böyleyiz” sorusunu sormalı ve bu sorunun ana gündem maddesi olması için çaba sarf etmeli demiştim. İşte “Biz neden böyleyiz” sorusunun temelinde de merak yatıyor. Yanıtını aramadıkça bir yere varamayacağımız aşikâr.. 


Yazarın Son Yazıları

Uslu dur, itaat et... 24 Temmuz 2020