Yeni normal... Hoş geldin maskeli keşmekeş

22 Mayıs 2020 Cuma

Günlük yaşam hızla eski haline dönmeye başladı.. Trafik yine felç, çarşı-pazarlar insan kaynıyor... Hoş geldin keşmekeş... Daha doğrusu bu kez “maskeli keşmekeş”...

Çünkü ekonominin çarklarının yeniden dönmesi gerekiyor.. Çünkü yarattığımız medeniyet, çarklarını tüketim üzerinden döndürüyor. Korona sonrası dünya için de yeni teknolojiler bu düzeni koruma adına tüm güçleri ile devrede olacaklar. Şimdiden başladı “temassız turizm”, “uzaktan eğitim”, “kodla seyahat izni”, “takip sistemi”... Herkes hızla alışacak, yeni düzene ayak uyduracak.. Ve sonra unutacağız eskiyi.. Toplumsal belleğimizde 2020 yılı nasıl yer edecek göreceğiz...

Halbuki Covid-19 pandemisi aynı zamanda bir fırsat. Gerçekleri küçücük bir virüs getirdi ve burnumuzun ucuna dayadı. “Ben sizin eserinizim” diyerek.. “Ormanları kesip biçerek, vahşi hayvanların doğasını ele geçirerek, kontrolsüz büyüme hırsınız ile plansız kentleşmeniz ile beni siz kendi içinize aldınız.. Tüm yaşamın birbirine bağlı olduğu hayati sistemleri yani ekosistemleri siz bozdunuz.

Ve unutmayın benim gibi daha on binlerce virüs var.

Şunu da gösterdi Covid-19: Karantina döneminde yani insanın fazla ortalıkta dolaşmadığı şu ilginç dönemde karbondioksit salımları azaldı, denizler, nehirler temizlendi, her köşeden yeşil fışkırmaya başladı. Demek ki radikal kararlar küresel ölçekte alınırsa biz küresel ısınmayı durdurabiliriz. Var olan sistem karşımızda dikilirken pek kolay değil: Zira ekonomide, ulaştırmada, enerji sistemlerinde yapısal değişiklikler gerektiriyor.

Şimdi tam bir yol ayırımındayız: Virüs sayesinde aslında pekâlâ düzeltebileceğimizi gördüğümüz sistemi yeniden daha adil, daha çevreci, daha eşitlikçi şekilde yeniden kurgulamak mı yoksa kontrolsüz bir içe dönüklük mü? Zaten buna meyilli ülkeler için biçilmiş kaftan.. Bunun en kötü sonucu totaliter rejimlerin giderek artması olur. Zaten şimdilik olan tam da bu..

Ya Türkiye?

Türkiye’de her fırsatta muhalefete saldıran, kendi çizgisinde olmayan sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını engelleyen, baroların seçim sistemine müdahale eden, yandaş TV kanallarında muhalefete sövüp saymayı; katliam listesi hazırlamayı suç unsuru olarak görmeyip iktidara yönelik eleştirel yorumları hemen cezalandıran düzen alabildiğine sürüyor.

Zaten iktidar ve “tek adam” var oluşunu, siyasetini bu öfke, bu saldırı zemini üzerinden yürütüyor. Kendi dünya görüşü kendi ideolojisi üzerinden toplumu şekillendirmeyi sürdürüyor.


Yazarın Son Yazıları

Koronazizm 17 Nisan 2020
Merak bu ya... 14 Şubat 2020