Öztin Akgüç

Basit Bir Seçim Aritmetiği

03 Mayıs 2015 Pazar

Aritmetiği Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin verilere ve bazı gözlemlere dayanarak basit bir seçim sonucu aritmetiği yapabiliriz.
Bazı yorumlarda Sayın RTE’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oy oranı esas alınarak tahminler yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 14.5 milyon vatandaş oy sandığına gitmedi, iştirak oranı yüzde 74.1’de kaldı. Sayın RTE seçmenin değil geçerli oyun yüzde 51.8’ini aldı. Seçmen sayısına oranlandığında Sayın RTE’nin oy oranı yüzde 37.1 düzeyindedir. Seçime katılım düşük olduğu için, baz etkisiyle paydanın değerinin küçük olması nedeniyle Sayın RTE’nin oy oranı yüksek gözüküyor, hesaplanıyor.
Milletvekili seçiminde katılım oranının yükselmesi, AKP’nin oy sayısı salt olarak azalmasa bile payda, baz büyüdüğü için oy oranının düşmesi aritmetiğin gereğidir. Sayın RTE’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı salt oy sayısı, AKP açısından üst sınırı oluşturur. Ortak adayın doğurduğu tepki veya düş kırıklığı nedeniyle, AKP dışında diğer siyasal partilerden de Sayın RTE lehine oy kayması olduğu düşünülebilir. Dolayısıyla AKP’nin salt oy sayısının Sayın RTE’nin oy oranının birkaç puan gerisinde kalması olağandır.
Seçime Saadet Partisi-BBP ittifakı dahil 20’si yasal parti ile 165 bağımsız aday katılıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki verileri de dikkate alarak, AKP’nin oy oranı, anket yapmadan da kalıntı yoluyla şöyle hesaplanabilir.
Barajı aşması beklenmeyen Saadet Partisi-BBP ittifakı, diğer 15 siyasal parti ile bağımsız adayların toplam olarak yüzde 7- 8 dolayında oy alması beklenir. Gerçi Saadet Partisi-BBP ittifakı dışındaki baraj altında kalacak on beş siyasal partinin ve bağımsız adayların oy oranları yüzdelerle değil, bindelerle ifade edilebilir ama toplam olarak alınan oylar belli bir yüzdeye ulaşır.
HDP barajı aşabilir mi? Kesin yanıt verilemez, ama HDP’nin önceki milletvekili seçimine göre oy oranını belirgin şekilde artıracağı kesin. Bu savın dayandığı birkaç neden ve gözlem var. HDP, belli illerde bağımsız adaylarla değil, tüm ülke düzeyinde seçime katılıyor. Katılım alanının genişlemesinin oy sayısını artıracak olması aritmetik kesinlik. Ayrıca çeşitli güdülerle HDP’nin seçim barajını aşmasını isteyen bir seçmen kitlesi de var, tepki oylarının bir bölümünün HDP’ye yönelmesi de doğal.
Tüm bu beklentilere, aritmetiğe karşın HDP’nin barajı aşacağı kesinlikle söylenemese bile, HDP’nin oy oranının yüzde 9’un altında kalmayacağı kesin.
MHP’nin sürpriz yapacağı, oy oranını yüzde 20 dolayında olduğu söylentileri yaygın. Yüzde 20 oy beklentisi iyimser, abartılı bulunabilir, ancak MHP’nin oy oranının günümüz koşullarında yüzde 17- yüzde 16 sınırının altına düşmesi sürpriz olur.
CHP’li seçmenin bu seçimde CHP yönetimini, aday listesini beğenmeyerek küsme, oya gitmeme, CHP yönetimine ders vermeye kalkışmak gibi bir lüksü yok. Ben ve yakın çevrem CHP’ye oy veririz, partinin yönetimi, aday listesi geri planlarda kalır, oyumuzu etkilemez. CHP’nin, bu denli defolu bir iktidara karşı yüzde 28’in altında oy oranı çok ciddi başarısızlık olur. CHP’nin oy oranı yüzde 28 olarak kabul edilebilir.
AKP dışı partilerin, beklenen hatta asgari oy oranları toplandığında AKP’ye kalan bakiye oy yüzde 37-38 düzeyini aşmıyor. Seçmende alışkın elin seçim sandığında nerelere kadar uzanacağı kaygısı var. Şaibeli bir seçim Türkiye’yi hepten kaosa, krize sokar; sivil itaatsizliğe yol açar. Devlet otoritesi dahi tümüyle kaybolabilir, hatta iç çatışmalara dahi neden olabilir.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sol ve CHP kimliği 21 Temmuz 2021
Çözüm arayışı 23 Haziran 2021