Öztin Akgüç

Konuşma Kolaycılığı

18 Eylül 2011 Pazar
\n

\n

Ülkemizin akil adamlarından biri yıllar önce bu günleri daha görmeden, bu ülkeyi çok laf batırdıtanısını koymuş. Sürekli her konuda konuşuyoruz. Ancak sözler, çoğu kez akıl, mantık süzgecinden dahi geçmiyor; bilgi vermiyor. İri iri laflar, gösteriş, hava atma, kendini beğenme; sözler iyi de alınan sonuç, yapılan işi pek araştırmıyoruz, irdelemiyoruz. Ziya Paşanın yıllar önceki ayinesi işter kişinin lafa bakılmazdeyişini unutuyoruz. Biz XXIinci yüzyılda dahi, lafa takılıp yapılana pek aldırmıyoruz.

\n

Konuşma düşkünlüğü yalnız politikacılarımızda, TV açık oturumlarına uzman (!) diye çağrılan, çoğu sesyayarlarda gözlemlenmiyor; spor alanındaki kulüp başkanları, idareciler, teknik kadrolar, teknik direktörler, sporcular sürekli konuşuyor.

\n

Bu alanda, medyada sporda geyik muhabbetidenilen yeni bir meslek, iş alanı gelişiyor. Kuşkusuz kamu ile iletişim kurmak için, zaman zaman konuşmak, açıklama yapmak gerekli. Her alanda suskun kalınamaz; ancak bunun bir ölçüsü, yararı olmalı. Sözlerin akıl, mantık süzgecinden geçmesi, bir görüşü aktarması, bilgiye dayanması, öngörüleri yansıtması gerekir. Özür dilerim, içeriği olmayan boş sözler, gereksiz polemikler, ucuz geyik muhabbeti, sadece zaman ve enerji kaybına yol açıyor. Galiba yapacak işi pek olmayan, zamanı bol, kendini göstermek isteyen kişiler daha çok uzun uzun, çoğu kez incir çekirdeğini dolduramayacak bilgilerle konuşuyorlar.

\n

***

\n

Bu köşede aralıklarla Montesquieunün şu tanısını aktarıyorum: İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.Ünlü düşünürün bu tanısı, gözlemi, toplumumuzun genel davranışını yansıtıyor. Aslında bu konuda bir halk deyişi de var: Çenesi çalışanın eli iş işlemez.Bu özdeyişe karşın, biz hâlâ çenesi çalışanlardan, iri iri laf edenlerden bir şeyler umuyoruz. Gerçekten çevreye de şöyle bir bakınız. Eli iş işleyen fazla konuşamıyor, konuşmaya vakit bulamıyor; iş işlemeyenler de her gün her vesile ile bol bol konuşuyor.

\n

Şeyh Edebalinin konuşma konusunda öğüdü çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma şeklindedir. Biz ise yalnız politikada değil, hemen her alanda, hem çok konuşuyoruz, hem boş konuşuyoruz, hem de zaman zaman kem konuşuyoruz. Bir iş yaparak, üreterek, başarı kazanarak değil, konuşarak toplumu etkilemeye, yönlendirmeye çalışıyoruz. Galiba bu taktikle kişisel amaca da ulaşılıyor. Genelde kimse ne yapıldı, sözler tutuldu mu, sonuç alındı mı, söylenenler ne denli gerçekçi diye sorgulamıyor. Meydanı boş bulan politikacı, medya gülü, konu uzmanları (!) sürekli konuşuyor, hem de her alanda bilgiç bir ifade ile özür dilerim, atıyor. Halkımızın bilgi eksikliğinden, sorgulama, irdeleme yetisinin gelişmemiş olmasından, okuma alışkanlığı olmamasından yararlanılıyor.

\n

***

\n

Son zamanlarda konuşma alanı yalnız konular itibarıyla değil, coğrafi olarak da genişliyor. Dış politika dolayısıyla yabancı aktörler, konuşmacılar da devreye giriyor. Halkımız açısından sahne belki daha renkleniyor, araya ulusal motifler de katılıyor. Atışmalar, uluslararası arenaya taşınıyor.

\n

Bir Fransız yazar, politikacıları ip cambazına benzetir. Politikacı da ip cambazının denge bulma kuralını uyguluyor. Söylediklerinin tamamen tersini yapmak yoluyla denge sağlıyor.

\n

Konuşmalar bir şekilde toplumu etkilediği, yönlendirdiği sürece, politikacı da, medya rüzgâr gülü de, sesyayar olarak kullanılan uzman da, sözde bilim adamı da, emperyalizmin yerli uzantıları da bu yöntemi, eğer yöntemse, kullanacaklardır.

\n

Konuşmanın, hele hele boş, kem, tahrikçi, bilgiden ve öngörüden yoksun, dedikodu, geyik muhabbeti türünden konuşmaların bir yararı yok. Konuşma yerine iş yapmaya, çene yerine el ve beyin çalışmasına yönelmemiz gerekiyor. Artık insanları çeneleriyle değil, beyinleriyle, üretkenlikleriyle, yaptıklarıyla değerlendirmemiz akılcı davranıştır. Az konuşarak, düşünmeye, okumaya, irdelemeye, üretken olmaya zaman ayırmamız; konuşma kolaycılığından kaçınmamız gerekiyor. Çenesi işleyenin eli iş tutmaz”; bu gerçeği göz ardı etmeyelim.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020