Öztin Akgüç

Krize Bahane Arama

09 Kasım 2012 Cuma

\n

Kapitalist düzen kriz yaratır. Ekonomik iniş çıkışlar, zaman zaman uzun süreli bunalımlara giriş kapitalist düzenin doğasında vardır. Ekonomi eğitimi almış herkes bu gerçeği öğrenir. Şimdilerde kapitalist sistemi aklamak için yaşanan ekonomik krize sözde nedenler, bahaneler aranmaktadır. Görüntüyü, tetikleyicileri, hızlandırıcı etkileri, asıl nedenden ayırmak, yerinde tedavi için olaya doğru tanı koymak gerekir.

\n

Kapitalist düzende üretim, yatırım kararları, girişimcilerin günümüzde büyük şirketlerin patronlarının ve/veya CEOlarının piyasayı algılamalarına, sezişlerine, beklentilerine, kâr hedeflerine, yönetim anlayışlarına, stratejilerine bırakılmıştır. Algılama yanılgıları, algılamada gecikmeler, kâr beklentileri, kâr artırma stratejileri, ekonomide iniş çıkışlara, zaman zaman da bunalımlara yol açar. Dengeleyici, düzeltici olarak öngörülen mal fiyatları, faiz oynamaları, reel ücret değişiklikleri de savunulduğu şekilde ekonomide otomatik dengenin, hatta dengenin kurulmasını sağlayamaz. Algılama yanılgıları, kısa sürede kârı ençoklamak hedefi, etik kuralların olmayışı, dengeleyici ve düzeltici olarak öngörülen araçların etkisiz kalışı krizlere ve krizlerin uzun süreli olmasına yol açar.

\n

Günümüzde kapitalist düzenin neoliberal olarak nitelendirilen politikaları, öğreti ve uygulamaya egemendir. Kapitalist düzen bu tür politikalarla, hegomanyasını sürdürmektedir. Sorun kapitalist düzenden kaynaklanıyorsa, çözüm kapitalist düzenin sürdürülmesine yönelik neoliberal politikalarda aranırsa, doğal olarak başarısızlık kaçınılmaz olur. Sorunun ana nedeni, sorunun çözüm önerisi olamaz. Nitekim parasal genişleme, faizlerin düşürülmesi, hatta negatif faiz uygulaması, finansal liberasyon, özelleştirme, finansal pazarların globalleşmesi, gelişmekte olan ülkelere zorlanan serbest ticaret, ticaretin serbestleşmesi çözüm olamıyor. 2008-09 yılından itibaren uygulanan, sistemin açıklanan felsefesine de aykırı, ne ölçüde ahlaki olduğu da tartışmalı kamu fonları ile banka, büyük şirket kurtarma girişimleri de krizden çıkmada etkisiz kalıyor veya çok sınırlı katkı sağlıyor.

\n

Sistem ve sistemin ürettiği neoliberal öğreti ve politikalar sorgulanacağına, krize sözde sebepler aranıyor. Kriz, bankacılık krizi, bankaların toksik varlıkları, ipotekli gayrimenkul kredileri (mortgage), gerçeğe uygun değer muhasebesi, CEOların aldıkları bonuslar, bilanço makyajı, borç krizi gibi sözcüklerle ifade edilen nedenlerle yaftalanıyor. Asıl sorunun kapitalist düzen ve neoliberal ekonomik politikalar olduğu gerçeği gizleniyor.

\n

Aslında kapitalist düzenin yetersizliklerini, eksikliklerini, otomatik dengeleyici olarak düşünülen araçların etkisizliğini yine kapitalist düzenin iktisatçıları görmüş ve öneriler de getirmişlerdir. Kapitalist düzenin işleyişi için ekonomiye devlet müdahalesi, para politikasının yanı sıra maliyet politikasının etkin biçimde kullanılması, sürekli yenilikçilik, yeni mal ve hizmet üretilmesi, sisteme etik değer ve kuralların eklemlenmesi, kısa sürede kâr ençoklaması yerine üretim, satış artışı hedeflenmesi, büyük şirketlerin toplumsal sorumlulukları gibi öneriler getirilmiştir. Bu bağlamda özellikle J. M. Keynes ve J. Schumpeter önemli ekonomistler olarak vurgulanmalıdır. Ancak kısa sürede sermayenin çıkarlarını korumak için geliştirilen Thatcherizm, Reganizm olarak adlandırılan akımlar, devleti küçültme, finansal pazarların globalleşmesi, ekonomik yaşamda kuralsızlaşma, parasalcı (monetarist) öğreti ve uygulamalar, krizleri süreğenleştiren, kısa aralıklarla yaşanmasına yol açan etkenler olmuştur.

\n

Asıl sorun ne bankalar, ne finansal pazarlar ne de kamu borçlanmasıdır. Banka krizi, finansal kriz, borç krizi gibi yaftaları, peçeleri kaldırıp kriz yaratmada asıl sorun olan kapitalist düzenin ve onun egemen politikası neoliberal politikaların sorgulanması gerekir.

\n

Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020