‘Yetmez Ama KHK!..’

06 Eylül 2011 Salı
\n

Son dönemlerde haftalık yazılarımı, bir sonrakine terörle başlamama umuduyla noktalıyorum.

\n

Gel gör ki, değişen bir şey yok; ölümün kutsandığı bir kan gölünde yaşıyoruz sanki.

\n

Yine ölümler, yine ölümler...

\n

Oysa hangi haklı gerekçeölümlerin üstüne yükselebilir ki?

\n

İktidarın teröre karşı polisi öne çıkarmaya çalıştığı bir dönemde, ardı ardına gelen şehit polis cenazeleri...

\n

Futbol oynarken alçak bir kurşunla son nefesini vermek!

\n

Askeriyeden yine şehit haberleri...

\n

Küresel güçlerin himayesinde varlığını sürdüren bir örgüt, kana doymuyor.

\n

Bu nasıl bir yapıdır ki silah alacak mali gücü bir türlü tükenmiyor?

\n

Bu değirmenin suyu nereden geliyor?

\n

Destekçilerinin hangi yüzü varsa, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliklerine katılıyor,provokasyon yapıyor.

\n

Siz hiç terör örgütü ve yandaşlarının sömürüye, yoksulluğa, açlığa, Doğu ve Güneydoğudaki yarı feodal düzene, ağa ve töre baskısına karşı çıktığını gördünüz mü?

\n

Öte yandan geçtim öncekileri, dünya gücü olma yolunda ilerlediğini söyleyen bu iktidar, on yıldır ne yapıyor?

\n

Terör örgütünü belirli ölçülerde legalleştiren açılım politikalarıyla bugünlere gelmedik mi?

\n

***

\n

ABDnin stratejik ortağı güçlü iktidar!, BM raporunun ardından her dönem ABDnin kanatları altında yaşayan İsraile posta attı, yaptırımları gündeme getirdi!

\n

Bu arada İsrailin güvenliğini yaşamsal derecede ilgilendiren NATO füze kalkanının Türkiyeye konuşlanacağını açıkladı, ne tesadüf!

\n

Koparılan gürültünün altında, cambaza bak oyunu...

\n

İsraile ateş püskürenler, onun can güvenliğini birinci elden sağlıyor.

\n

Füze değil, salt radar olacakmış kurulacak sistem!

\n

Bu durumda sözgelimi, İranın İsraile atacağı, Türkiyenin tespit edeceği olası nükleer ya da kimyasal bir bomba, gökyüzünün neresinde imha edilecek acaba?

\n

Kabak başımızda patlamasın sakın!

\n

***

\n

Ancak tek parti, tek adam sisteminde görülecek düzenlemelerin adım adım gerçekleştiği bir süreç yaşıyoruz.

\n

Kanun hükmündeki kararnameler (KHK) yoluyla Meclis, dolayısıyla muhalefet devre dışı.

\n

KHKlerle çıkarılan birçok yasa, ana muhalefet eliyle Anayasa Mahkemesine götürülüyor.

\n

Kuvvetler ayrılığının bozulduğu bir dönem.

\n

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışılıyor.

\n

Bağımsız, özerk ve yarı özerk her kurum güdümlü oluyor.

\n

Özellikle kıyı bölgelerde, ormanlarda, meralarda, sulak alanlarda, doğal ve arkeolojik SİT alanlarında inşaat dahil her türlü kullanımı önleyen yasal mevzuat, AKPnin elinde yeniden düzenleniyor. Görülmemiş bir rantın, yağmanın önü açılıyor.

\n

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu arazileri, arsalar, binalar pazara çıkarılıyor.

\n

Çevre ve doğal yapıyı iyi kötü bugüne kadar koruyan hukuksal düzenlemeler ve kurumlar, devre dışı bırakılıyor.

\n

Ve bütün bunların gerçekleşmesine çanak tutan, iktidarın bu güce ulaşmasına destek veren, katkı koyan 12 Eylül Referandumunun yetmez ama evetçi sahte çevrecileri, hâlâ çevre koruma panellerinde, etkinliklerinde yer alma becerisini gösteriyor!

\n

Hâlâ CHPli bazı yerel yönetimler, neoliberal uygulamalara omuz veren bu tür çevrecilerden ve çevrelerden doğru politika bekliyor!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015