Mavi Özgürlük...

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Memleketin üç tarafı denizlerle çevrili, kıyılarda milyonlar yaşıyor. Seçim dönemindeyiz.
Denizlerden konuşan var mı?
Partilerin programlarında, liderler ve adayların konuşmalarında denizcilikten hangi ölçüde söz ediliyor?
Koyların kirliliğinden, kıyıların yağmalanmasından, deniz ulaşımından, yatçılıktan, yelkenden, balıkçılıktan laf eden var mı?
Sorunlar ve çözüm önerileri sunuluyor mu?
Bir denizcilik bakanlığı bile yok.
Denizlere sırtımızı dönmüş bir ulusuz... Ne yazık!

***

Diğer liderlerde rastlamadım, bir tek Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla mitinginde denizden söz etti kısmen. “Koylar var, satıyorlar, peşkeş çekiyorlar, bunu düzeltmenin yolu 7 Haziran’dan geçiyor, sandıktan geçiyor. Çevre dostu, insan dostu tek parti var, CHP. O nedenle söylüyorum, destek verin” dedi.
En azından hassasiyettir, önemlidir...
Aslında çevre konusu, son yıllarda giderek daha politik bir alan oldu. Çünkü AKP, ülkenin doğasının canına okudu. Yandaşları kazansın diye güzelim koyları ihaleye çıkardı.
Denizler de nasibini aldı talandan!

***

Yazımı Göcek koylarından yazıyorum, 19 Mayıs kupası yelken yarışlarından.
Göcek koyları, olağanüstü güzellikte, benzeri yok. Ben demiyorum, her biriyle röportaj yaptığım, dünyayı yelkenli tekneleriyle gezen Türklerden Sadun Boro, Özkan Gülkaynak, Ekrem İnözü, Alim Sür, Cumhur Gökova, Haluk Karamanoğlu, Osman Atasoy ve Hakan Öge söylüyor.
Öyle de kıymeti biliniyor mu?
Bir avuç mavi sevdalısı, kurum ve kuruluş denizcilik için çabalıyor.
16 yıldır Göcek 10 Kasım ve 19 Mayıs yelkenli tekne yarışlarını düzenleyen Göcek Yat Kulübü Başkanı Göker Tuncay, bu sevdalılardan birisi.
Eşsiz koyların bozulmaması, yağmalanmaması, kirlenmemesi için mücadele ediyor.
Turizm ve bilinirlik açısından çok önemli bu ve benzer çabalar. Göcek kupaları artık uluslararası tanınıyor.
Onun uğraşısı salt yarış değil, sağlanan gelirlerle köylerdeki gençleri denizle buluşturmak, yelken dünyasına kazandırmak.
Denize yüzünü dönen bir toplum yaratma çabasında. Anlatıyor:
“Çevre köylerden çocukları mavi özgürlüklerle buluşturuyoruz. Yetiştirdiğimiz gençler, salt bir eğitim almıyor, miço oluyor, gemici ve ardından kaptan oluyor, geçimlerini sağlıyor. Başarılılar sporcu oluyor, milli takıma sporcu veriyoruz. Aynı zamanda bu gençler bu coğrafyanın çocukları, denizlerine, koylarına sahip çıkıyorlar. Doğanın değerini kavrıyorlar. Bu toprakların çocukları denizlerine sahip çıkıyor.”
Kutluyorum...
Eşsiz coğrafyamız, olağanüstü maviliklerimiz umudumuzdur...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015