Süreç ve Suskunluk!

05 Mart 2013 Salı

Bir “süreçtir” gidiyor.
“Barış süreci...”
“Yeni anayasa süreci...”
“Aman süreç bozulmasın, kesintiye uğramasın...”
Süreci baltalamakla suçlananlar,
sözüm ona barış karşıtı.
Barışı, kan dökülmemesini, demokrasiyi kim istemez.
Dün
Habur ve Oslo süreçlerini eleştirenlere yapıldığı gibi, bugün İmralı görüşmeleri nedeniyle kaygı ve kuşkuları dillendirenlere, karşı duranlara aba altından sopa gösteriliyor...
Hangi süreç, neyin süreci bu?
Ulusal varlığı ve bütünlüğü sarsacak gelişmeler karşısında tepki göstermenin, eleştirmenin neresi barış karşıtlığı?
Başbakan, İmralı tutanaklarının yayımlanmasına bile
tahammül edemiyor, basına verip veriştiriyor.
Kılıçdaroğlu’nun “konuş” çağrısına, “Biz bu konuyla ilgili konuşmayacağız” yanıtını veriyor.
AKP’li yöneticilerin, milletvekili ve bakanların
“konuşması” neden yasak?..

\n

***

\n

Suskunluk neden?
Gizlenen, üstü örtülen ne?
Halktan, toplumdan ne
saklanıyor?
O tutanakların salt İmralı’daki buluşmaya ilişkin olduğunu, önceden hazırlanmadığını kim söyleyebilir?
İşin
özüne bakılmıyor, tutanakları kimin sızdırdığı tartışılıyor.
AKP mi, BDP mi, MİT mi?
Yok gazetecilik başarısıydı, değildi!
Kurgulanmış bir metin miydi, istihbarat operasyonu muydu?
İşin aslı önemli oysa...
Ulusal varlığı ortadan kaldırma niyetleri, yeni anayasa, terör örgütü liderinin başkanlık sistemine
onayı...
Küresel güçlerin çıkarlarını korumaya yönelik
pazarlıklar...
Bu arada Kandil havadan bombalanıyor bir kez daha.
Toplumun gazı mı alınıyor?

\n

***

\n

Başka bir suskunluk daha dikkat çekiyor bu arada.
Yunanistan Başbakanı
Samaras’ın dünkü ziyaretindeki “suskunluk...”
İstanbul’a gelmeden önce To Vima gazetesine verdiği demeçte, Ege’de kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge konusunda, “Yapılması gerekenleri planlı ve metotlu bir şekilde yapacağız” diyen Samaras’ın dünkü basın toplantısında aynı konuyla ilgili suskunluğu...
“Münhasır ekonomik bölge konusunda ilanda bulunacağınızı açıklamıştınız, görüşmelerde gündeme geldi mi” sorusunu, “Burada detay verecek bir zaman olduğunu sanmıyorum” diye yanıtlamakla yetindi Samaras.
Bu arada uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları olduğu vurgusunu yaptı.
Peki
Erdoğan ne dedi?
Münhasır bölge konusunda müşterek çalışmalar yapılacakmış,
kazan kazan politikaları doğrultusunda Doğu Akdeniz’de atılacak adımları konuşmuşlar!
Sanki Samaras, kıta sahanlığı konusunda
BM’ye başvuracaklarını açıklamamış gibi.
Sanki Yunan Başbakanı’nın,
“Türkiye bu bölgelerde petrol ve doğalgaz araştırması yapamaz” dediğini unutmuş gibi...
2010 yılı temmuz ayında
Meis Adası açıklarında bir ay boyunca sismik araştırma yapan Piri Reis’e, Dışişleri Bakanlığı tarafından çalışmanın tamamlanması için bir aylık ek süre verilmediğini anımsadım bu arada.
İşe bakın ki Yunan basınına göre dönemin Başbakanı
Papandreu, resmi olmayan bir başvuru yaparak, Piri Reis’in çalışmasının sona erdirilmesini rica etmiş ve Türkiye bunu kabul etmişti...
Suriye’ye şahin kesilenler Yunanistan’la
“kazan kazan” oynuyor, nasılsa!

\n

Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015