Yeşil değil kara!..

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Bu rantçı, sermayeci, insan ve doğa düşmanı zihniyet önce kıyıları yağmaladı.
Eşsiz koylar, benzersiz sahiller betona gömüldü.
Sonra dağlara, ormanlara saldırdı canavar dişli iş makineleri.
HES dediler, maden dediler, altın dediler, doğayı delik deşik ettiler.
Sermaye doymaz; şimdi sıra yaylalarda.
Eşsiz, benzersiz endemik ağaçlara, ormanlara, güzelliklere saldırıyorlar.
Kıyı yoluyla yıkıma uğrayan Karadeniz, HES yağmasından sonra yaylalarını da yitiriyor.
Sözüm ona kitle turizmi yapacaklarmış, yılda 5 milyar dolar gelir sağlanacakmış. Yalan söylüyorlar.
Yalancı bir iktidarın güdümündeki vali, kaymakam ve yandaşlar da yalancı...
Kitle turizmi dünyada gözden düştü oysa.

***

“Milletin a..na koyacağız” diyen yandaşın derdi para...
İktidar ona yol veriyor, nemalanıyor... Bürokrat kollayıp gözetiyor. Polis ve jandarma yaşama hakkını ve doğayı savunanları, direnenleri hedef almış.
Komandolar bile yaşlı teyzelerin, kadınların direnişini kaba güçle engellemeye çalışıyor
Milli iradeyi, devletin millet için olduğunu dillerinde persenk eden AKP iktidari, “Devlet kim! Devlet benim, halk” diye haykıran, iş makinelerinin önüne yatan Rabia Ana’nın üstüne güvenlik güçlerini sürüyor.
Yalancılıkları kadar çarpıtmaları, hileleri de var.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu, saçmalıyor, zırvalıyor; Rabia Ana’nın dış güçlerle çalıştığını söylüyor. “Karadeniz yaylalarını ağ gibi ören Yeşil Yol Projesi’ni dış güçler engellemeye çalışıyor” diyor.
Bir başka saçmalık yandaş gazeteden.
Rabia Ana, “Erdoğan’ın ilk girdiği seçimlerde kazanması için çok çalıştık. Kızım da AKP Kadın Kolları Başkanı’ydı. Seçimde biz kazandırdık onu. Erdoğan’a oy verdiğim için vicdan azabı çekiyorum” dedi ya, hemen onu doğa düşmanı ilan etti. Rabia Ana’nın derme çatma yayla evi kaçakmış.
Karadeniz yaylalarında yandaşlarının çok katlı kaçak beton binalarına seyirci kalan, yayları yağmalatan zihniyetin sesi bu kadar izansız, pervasız.
Hilekârlar aynı zamanda. ÇED raporundan kaçmak için 2 bin 600 kilometrelik yolu 20’şer kilometreye bölüp yandaşlarına ihale ettiler.

***

8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak Yeşil Yol, aslında kara bir projedir. Rantçıdır, yağmacıdır, halka karşıdır.
Bölgenin doğasını, yaşama kültürünü, tüm canlıların yaşam hakkını ihlal ediyor çünkü.
Yeşil Yol sorunu bir iki ağacın kesilmesi değildir, tıpkı Gezi Parkı’nda olduğu gibi.
Sorun, sömürgen zihniyetin bütün canlıların yaşam hakkına vahşi saldırısıdır.
Çözüm direnişten geçiyor, millete “koyanlar” sonuçta kaybedecek...  


Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015