AB’ye Üyelik ÜlküsündenOrtadoğululuk Ülküsüne

02 Ekim 2012 Salı
\n

\n

Hafta sonu yaşadığımız üzerinden yapılan, yapılacak tartışmalar nerelere çekilirse çekilsin, ne anlamlar yüklenirse yüklensin, özeti; AKP iktidarları sürecinde, Türkiyenin AB üyelik ülküsünden yola çıkarılmış gibi yapılıp, Ortadoğululuk ülküsüne taşınması olgusu değil mi? AKPnin, bir siyasi partinin kongresinden çok, Erdoğanın tek seçici, karar verici lider kimliğiyle, iktidarlarının, Türkiyenin 2071lere uzanan rejimi, yönetimini, halkın yaşam koşullarının, örgütlenme biçimlerinin düzenlenmesini, padişah fetvası edasıyla; liderin söylemiyle salonda dağıtılan kitapçık çerçevesinde belirlendiği sınırlar içine alınması, bir büyük şovla kamuoyu oluşturulmasının medyatik dayatmasıydı...

\n

ABye üyelik yolunun açıldığı müjdesinin büyük gösteriler, havai fişek şovları ile AKP iktidar ve liderlik başarısı olarak karşılandığı tarihlerde, dişe dokunur üyelik güvencesinin olmaması olgusu bir yana, kişisel takıntım, AB kriterleri üzerinden yola çıkılıyormuş gibi yapılıp, Türkiyeye dayatılan üyelik koşulları metinlerinde gerçek insan hakları, demokrasi, sosyal devlet kriterlerinden sapmalar, çifte standart uygulamalarıydı... Zengin kuzey dünyası, AB merkez ülkeler çıkarlarından yola çıkılarak bize dayatılan resmi metinlerde çok sırıtan ikiyüzlülüğün savunulmazlığı, Türkiyenin siyaseten aldatılıyor, oyalanıyor olması bir yana... AB üyelik umudu, daha doğrusu uygar Batı insan hakları, demokrasi, hukuk devleti kriterlerinin ülkü olarak algılanmasının, bize, insanımıza yönelik olumlu, dinamik katkıları söz konusuydu.

\n

***

\n

Kimi aydınlanmacı uzman, siyasetçinin AB bizi üyeliğe almak istemese de ABnin uygarlık, insanlık, demokrasi, hukuk devleti düzeni kriterlerini kendi düzenimize taşıma, uyum çabalarının bize katkıları olumludur. Sonuçta üyelikten daha önemli olanı, bu evrensel kriterlerin gerekirse Ankara kriterleri olarak kendi yaşamımıza taşınması, içselleştirilmesidir..değerlendirmelerine karşı çıkacak halimiz yoktu ya... Çok öznel koşullarda, hiç de halkımız yararına gerçekleştirildiği inancını taşıyamasak da... Türkiyeye Irak işgalinde biçilen rolü ile bağlantılı gökten zembille inmiş gibi kurulan AKPnin çoğunluk iktidarını oluşturmasından, uzun soluklu iktidar icraatları, iktidarda büyüme süreçlerinde yaşadıklarımızla bu ülkede yaşanan çok keskin cepheleşmelerde yaşadığımız tartışmalara giremeden...

\n

AKP kongresi olarak adlandırılan bu büyük şov, dönemeç noktasındaki toplumu çok daha keskin bir dönüşüme sürüklemeyi hedef almış, ABye üyelik ülküsünden tornistan, Ortadoğululuk ülküsüne sarılmanın anlamı üzerinde durmak zorundayız. Gerçi kongreye çağrılan konukların özenle seçimi ile de vitrinlenen iktidarlarının Ortadoğululuk ülküsünde, sıradan bir Ortadoğu ülkesi olma değil, Ortadoğunun lideri, çekim merkezi, lokomotifi, sonuç olarak emperyal düzen içinde büyük nimetlerinden yararlanma düşleri var. Bir biçimde Özalizmin böğründe kalan büyük rüyası, nasıl olacaksa güç, paranın piyasal düzeni, mucize çekim merkezi İstanbul, ülkesi Türkiye olacak...

\n

***

\n

Ülkü Ortadoğululuk kimliği üzerinden örgütlenme, yapılanma olunca da evrensel insan hakları, demokrasi, hukuk devleti kriterlerinin ince ince aranmasına da gerek kalmıyor. Anayasal hukuk devleti düzeni, ülke vatandaşları için insan hakları kriterlerinin evrensel tartışılmazlar olarak belirlenmesinin önemi, olmazlığı koşulları da gündemden düşüyor. Siyasi partiler, sivil toplum örgütlenmelerinin demokratik işlerliğinin ölçümlenmesi rafta, hukuk devleti düzeni, olmazsa olmaz koşulu yargı bağımsızlığı... Demokrasilerde güçler ayrılığı olmazlarının umursanmaması... Tek kriter sandık, seçimin yapılıyor olmasının alınması, hileler, hukuksuzluklarına, toplumun ırk ve din, mezhep ayrımcılığı, aşiretler, tarikatlar üzerinden örgütlenmeleri öne çıkarılarak şiddet, baskı altında esir alınmasına bakılmaması... İran, Irak.. seçimleri, Arap baharları sonrası bütün bu ülkelerde ortaya çıkan seçim sonuçları.. çok çarpıcı örnekler... Ortadoğululuk kriterleri değil mi?

\n

Türkiyenin AB üyelik düşü de görmeden, kendi Ankara kriterleri ile çağdaş insan hakları, demokrasi, hukuk devleti düzenine doğru yürümek yerine, Ortadoğululuk ülküsüne saplanıp kalması ne getirir, neleri götürür? İktidarları, büyüklere masallar ile halkın içinden çıkmış, halka en yakın, halka hizmet veren.. çok başarılı iktidar imajı ile en uzun soluklu iktidarda büyüme, seçmenin yarısının oyunu almış olsalar da... Dini en çok bir mezhep üzerinden bayrak yapıp, yoksul halkın içinden çıkmış Türkiyenin kaderini değiştirecek çoğunluk iktidar düşleri... Cumhuriyeti yaratan Kurtuluş Savaşı destanının hafife alınarak Cumhuriyet, Atatürk devrimleri, laiklik ilkelerinin üzerine basa basa yürünmesi... geleceğimizi karartan tehditler. Ortadoğunun lideri olma rüyası ile halkı uyutma boyutunun yanında, halkımızı Ortadoğu bataklığına çekmesi büyük tehdidi de çabası...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Hitler faşisti gibi.. 26 Eylül 2020
Ruhi Su’yu anma.. 22 Eylül 2020
Batan geminin malları.. 19 Eylül 2020
Yalancının mumu.. 15 Eylül 2020