Biz bu filmi çok gördük..

02 Şubat 2021 Salı

Anılara kazınmış kimi sloganlarda “bir gerçek, bir yalan” taze olsa da.. Gerçekler üzerinden ayakta kalabilme yolu zorlaştıkça, sorunlar çığ gibi büyür olunca, yalana dayalı kurgularda artışın sınırı fren tutmaz olur..

Hepimiz için yaşamsal ilgi odağı içinde olan aşıya ilişkin gelişmeler, bir yanı ile bıkkınlık verici haber ağırlıklı olsalar da kulaklarımızı tıkayamaz haldeyiz.. Geçen haftanın ilk gününe aşı taşıyan bir uçağın daha inmiş olduğu haberi ile uyanmıştık. Geldikten sonra kullanılabilmesi, aşılamanın yapılabilmesine ilişkin deneyimlerimiz bir iki hafta gelen aşıların denetimden geçirilmesi, aşılamanın ülke çapında öncelikli kullanılacaklar sıralamasında uygulanabilmesi derken bir aya sarkan bir süreç daha demekti.

Ancak hazır olanların en acil durumlar için bekletilmiş olduğu, gelenlerin güvencesi ile aşılamanın hızlandırıldığı gibi bir rüzgâr estirildi. Geçen haftanın salı, çarşamba günleri iki yakın sevgili dostun 90 üstü yaş almış olmaları nedeniyle aşılanma sevinçlerini paylaşmış oldum. Perşembe-cuma günleri yetkili ağızlardan, Cumhurbaşkanı’nın müjdeli duyurmalarını da kapsar biçimde, 75 yaş üstü için aşılamanın başladığını öğrenmiş olduk.

Kişisel beni de ilgilendirdiği için dostlardan müjdeli başvurma önerilerini almışken, pazartesiyi, dünü beklemeyi yeğlemiştim. Aile hekimliğinde yaptırmak benim için daha kolay olacaktı. Bir yaş aşağı inme, hata yaş almışlara öncelik tanımadan farklı bir karara sevinsem de kolay olamayacağının bilincindeydim. Öngörülebileceği üzere çok daha büyük sayılarda yaş almışları kapsayacak bir tabloda, hazır stoklardan olsa bile aşılanmaya aday kitledeki hızlı iniş, büyük sayılar anlamına geldiğinden, randevular sorun olacaktı.

Telefonla ya da başvurarak aile hekimliklerinde de sıraya girilebilmesi daha kolay gibiydi. Şaşkınlıkla ilk telefonumla, bu kez duyurulmadan aile hekimliklerine başvuruların kaldırıldığını, randevuların bakanlık üzerinden alınacağını öğrenmiş oldum. Elbette öngördüğüm gibi yine acele yanlış müjdeleme oyunu ile gerçeğinde siyasal şov adına yalanı ile yüz yüzeydik. Yine de bakanlık kanalından randevu alma yollarını denemek zorundaydım. Dün kaç saatimi boşuna yaktığımı bilemiyorum bile.. Randevu alma aşamalarının birinci barajını aşsanız ikincisine; olmadı, üçüncüsüne takılıyordunuz. Sanki arayanların çokluğundan telefonların hepsinin meşgul olması gibi bir sorunla yüz yüzeydiniz.

Çaresiz gazetenin aracının evden alma sınır saatinde uğraşmaktan vazgeçip gazeteye geldiğimde, sabah okuyamadığım sayfamızdaki yayımlanmış haberle uyandım. Birileri işkembeden, hızlı yaş almışlar indirimi reklamının hevesinde, aslında inandırıcılıkta bindikleri dalı da kesmekte olduklarını görememişler.. Gerçeğin kokusu çabuk çıktı.. Geçen haftanın son günlerinde, 65 üstü yaştakiler bile bu haftaya dönük heveslenmişlerken, 74 yaş üstülerin aşılanmasının ne kadar uzun sürebileceği hakkında hiçbir fikrimizin olamadığı bir konuma gelmiş olduk..

***

Ne garabettir ki dünün gün boyu haberlerinde bu çok bilinen siyaset uğruna pembe yalan ya da hesapsız şovların ayıbını ortaya koyabilecek tek cümlelik bilgi, haber yayımlanmadı. Dün gün boyu haberlerinin abartısız büyük çoğunluğunda canlı yayın saatleri, zorunluluk gibi kabul gören bir uygulamaya teslim edilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, pardon bizdeki dünyada eşi benzeri olmayan siyasi parti başkanı kimliği ile AKP Başkanı Erdoğan’a, arka arkaya getirilmiş, birisinden diğerine tüm yayın akışları kaldırılarak gerçekleştirilen sıçramalarla, il il AKP kongrelerinden gövde gösterisi yayın akışlarına teslim edilmişti..

Sizin yaşınız tutmayabilir, ama benim çocukluk yaşlarımdan, Demokrat Parti’nin iktidarının ikinci yarısından sonraki süreçte giderek hızlandırılmış, DP’ye yeni katılımlar törenlerine çok ama çok benziyordu.. Her il kongresinden yapılan canlı yayınların ön sunumlarında, yeni kuşaklar ağırlıklı AKP’ye yeni katılımların sayılarının müjdelenmesi ile başlanıyordu.. Merkezde AKP Başkanı Erdoğan, isimlerini okuyarak seçilmiş parti başkanları, kadın kolları, gençlik kolları.. başkanlarına adları ile sesleniyor, önce rabia işareti ile ellerini havaya kaldırmaları, tarihten çok ünlü “tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet” andını seslendirmelerini istiyordu..

Daha önceki haftalarda hiç değilse bu türden kongre canlı yayınlarının toplu yapılanlarını izlemiştik. Günün çoğunluk yayın saatlerine el konulmamıştı.. Biz bu filmi çok görmedik mi? Aynı cümlelerle isimler, yeni üye sayıları, il adları değiştirilerek gün boyu yayınların ele geçirilmesi ne anlam taşıyor? Üstüne üstlük ülkemizin karabasanı deprem tehdidi, binaların yıkımı ile başımıza gelebileceklerin alarmı sayılabilecek İzmir artçı depremleri oldukça yüksek büyüklükte yinelenmeleriyle korkularımızı tazelemişken.. Bu ülkenin 80 milyon üstü vatandaşı için kaçınılmaz yoksulluk, yoksunluğa ilişkin, karabasan yeni gelişmelerde dur durak yaşanamazken..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları