Halkın gündeminden kopuk gazeteciliğe halktan başkaldırı..

11 Ocak 2022 Salı

Doğrusu benim için Cumhuriyet’te gazeteciliğe başladığım yıllardan bugünlere, hem habercilik hem de doğrudan sendikacılık görevlerim içindeki tanıklıklarımla 10 Ocak basın özgürlüğü, Gazeteciler Bayramı bağlantılı yaşanmışlıklarımızı paylaşmak belki de daha anlamlı, düşündürücü olabilirdi.. Meslek örgütlerimizin sendikalar ile Cemiyetlerimizin eski ile yeni yöneticileri, hafta sonu çakışmasını da gözeterek öylesine anlamlı durum saptaması üzerinden vurgular yaptılar ki.. vazgeçtim.

Dün sabah Saray’a en yakın yorumları ile öne çıkmış gazeteci arkadaşlarımız, güncel siyasal tartışmalar ağırlıklı soruları yanıtlarken yandaşlık açıklamaları içinde, haklı görünebilmek adına öylesine zorlandılar ki.. Haktan, haklıdan yana görünebilmek uğruna, kendi okurlarından aldıkları sitemleri paylaşmak gereğini duydular.. Hiç sevmedikleri, Millet Cephesi muhalefetinin kalabalık bir koro olarak, ağırlık verdikleri halkımızın içine düşürüldüğü ekonomik, yaşama dair sıkıntıların paylaşımını, hem de kendilerine sitem olarak gelen kendi seçmenlerinin uyarılarıyla paylaşmış oldular.

Gündemin içinde yer alan iki cephenin en önemli siyasal tartışmaları üzerinden yapılan görüş açıklamalarına itiraz uyarılarına, kendi seçmenlerinden gelen güncel fiyat artışlarına başkaldırı niteliğindeki benzin, ekmek, sebze fiyatlarından gelen günlük dudak uçuklatan zamların örneklerini okuyarak yandaş seçmenleriyle yakınlaşmayı seçtiler. Sandıktan çıkmış Meclis Başkanı’nın, zincirle kurumlara girişi engellenen CHP Genel Başkanı’ndan gelen tarafsızlığını koruyamama ağır suçlaması karşısında, Saray’dan yana taraf olması konumu ile düştükleri açıktan sıyrılmayı yeğlediler..

***

Saray odaklı, Cumhur Cephesi’nin en tepedeki liderlerinden kundaklanan çatışmacı siyasetlerin üslubunda, Millet Cephesi liderlerinin sinmek yerine aynı sertlikte yanıtlar yarışını kararlı sürdürmeleri ile giderek gerilen çatışmacılık ortamında ülkemiz, dünya gündemi üzerinden hangi konuya ilişkin tartışmaları kaçınılmaz güncel gündem içine almış olursanız olun, sağlıklı tartışmaların yapılabilmesinin tadı tuzu çoktan kaçmış bulunuyor.

Televizyonların habercilik ustalıkları içinde, en öne çıkmayı başaranlar da belki karşılıklı kayda alınmış sert söylemleri, üslupları, saldırgan küfürleşmede genel kültürleri çok yatkın halkımız içinde sınırlı ölçülerde de olsa hâlâ ilgi çekici, keyifli sayılabiliyor. Ancak hesap vermek zorunda olmayan Cumhur Cephesi liderlerinin öncülüğünde bu argo tırmandırma öylesine boyutlara vardırıldı ki.. Kendi siyasi kadrolarının duygularını gözetmek zorunda olan Millet Cephesi liderlerinin de susmamayı seçtikleri noktalara gelebildikleri gerçeği de ortaya çıkıyor.

Sözün özü seçimle gelmiş, tarafsız olması gereken Meclis Başkanı’nın “Tarafsız kalmak için sustuğu” savunmasının inandırıcılığı olamadığından, yandaş seçmen bile canını yakan doğalgaz, elektrik, ekmek, sebze meyve zamlarının konuşmasını ister oluyor..

***

Dünün öğleden sonrası saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gündemine “Mesleki, teknik eğitime öncelik” verileceği sözlerini alması, benim için kulaklarımın pasının silinmesi gibi bir şeydi.. Bildiğiniz üzere sanayi üretiminde kalabilmiş sınırlı sermayemizin yıllardır yalvarıp yakardığı bir öneriydi. Şimdilerde iktidarlarının hâlâ öncelik tanıdığı üretim inşaat sektörü olsa da onlar için de giderek artan sorun olarak “mesleki, teknik eğitim açığı” yaşamsal sorun oluverdi.

Yıllarla imam hatip okullarını, “mesleki teknik eğitim” paravanasında siyaseten şişirmeleri sonrası, imam hatip olarak açılmış okullara öğrenci bulunamaz gerçeğine gelinmesiyle, zorunlu içlerinde açılan eğitim çeşitlenmesi de yetmemiş, gerçek teknik eleman yetiştirme açığı zorunluluğu ile yüzleşilmişti. Çaresiz, seçimler öncesinde seçim vaadi olarak gündeme taşınması yaşamsal oluvermiş. Yıllarla eğitimcilerin uyarılarına tıkanan kulaklar zorunlu açılıvermiş. Sanki günübirlik demekle olabilirmiş gibi. Mesleki teknik eğitimin gelişebilmesi için öncelikle, çok pahalı olan uygulamalı eğitim koşullarının eğitimci kadroları ile teknoloji boyutunda pahalı yatırımlarının yapılması zorunluluk değilmiş gibi.

Görüldüğü üzere halkın başkaldırı gündemi, hayat pahalılığı, beslenme, açlıkla savaş üzerinden Ziraat Odaları Birliği’nin önümüzdeki çaresizlikleri özetleyen çok geniş raporundan en çarpıcı verileri alabilmek için bile yer kalmadı..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bayram benim neyime? 3 Mayıs 2022