Kaynak vatandaşın cebinde yok..

03 Nisan 2020 Cuma

Başkan Erdoğan’ın önderliğini yaptığı yardım çağrısına gönüllü ya da dolaylı zorlamalı katkılar ne kadar değerli, ne kadar başarılı olursa olsun, sonuçta virüse karşı yürütülen savaşın gecikmesi ile katlanan bedelinin karşılanmasında açılmış gediğin kapatılabilmesinde yeterli olamayacak gibi gözüküyor..

Alarm veren ekonomik çarkların hareket ettirilebilmesinde, en yaşamsal ölçekte üretim sektörleri için programlandığı öne sürülen projeler ne kadar adil işletilirse işletilsin, tıkanan çarkların paslarını bile silmekte yeterli olamayacağını, çok edepli bir dille de olsa uzmanlık raporları ortaya koyuyor..

Üstüne üstlük virüse karşı savaşımın kamuoyuna dönük açıklanmış önlem paketlerinin akışında yüzleştiğimiz gerçekler, sonuç olarak kaynak yaratmada vatandaşın cebine el atma hesaplı kararların, peş peşe yürürlüğe sokulmakta olduklarını gösteriyor..

Gerçi birinci ağızdan Başkan Erdoğan’ın ardından ilgili, sorumlu bakanlar, yerel ölçekte yetkin kılınmış valiler, kaymakamlar, iktidarlarının yakini belediye başkanlıkları olmak üzere önlemler halkalarında, öne çıkarılan, yoksula, mağdura, çaresize dönük önlemler hâlâ ağızlardan bal akıtacak izlenimleriyle birbirinden renkli sunumlarla reklam kampanyalarına dönüştürülmüş oluyor..

Vatandaşı ne kadarı ile umutlandırıyor, sevindiriyoru sorgulayan anketler, izlenimler tam tersi sonuçların kaynağını oluşturuyorlar.. Virüsü kapmamak adına evine kapanabilen aileler için katlanan elektrik, su, doğalgaz, en yaşamsal ürünlerdeki günlük dudak uçuklatan fiyat artışları yüze çarpılmış tokatlar şiddetinde..

***

Virüsten, yüksek oranlı daha da artacağı öngörülen önlemler, hastanelerde yaşanan, daha da ağırları yaşanacak çaresizlikler karşısında, gün gün bilim kurullarının onayından geçirildiği ilan edilen önlemler, salgının önlenmesinde kuşkusuz yararlı işlevler, sonuçlar üretecekler.. Ancak gerçek boyutları saklanan, siyasi yarar hesaplarıyla göz yumulmuş kararların ürünü bir dizi, sadece virüsün yayılmasında patlama sonuçlarını üretenleriyle ile de sınırlı değil, ekonomik, toplumsal, sosyal sonuçları olan, bilimin gerçeklerine aykırı kararlar da var ki..

Şimdiden, nerede ise günübirlik çarpıcı rakamlarla sigortalı, sigortasız işten çıkarmalar, işsiz kalanlar sayılarında dudak uçuklatıcı patlamalar yaşanıyor.. Yeniden iş bulabilme umutları, kuşkusuz çok daha olumsuz koşullara rıza gösterseler de yakın tarihlere dönük umutsuz ölçeklerde..

Hal ve gidişatın resmen sözde kayıtlı, gerçekte çok daha yüksek oranlarda kayıtsız çalıştırılanlar, taşeronlaştırma, zincirleme halkalarda oluşturulan yöntemlerle.. en iyi halleriyle asgari ücretten çoğunluk çalıştırılanlara gelince.. Sıkıysa virüs tehditli sağlık sorunları için bile olsa, izin istemek haklarını kullanabilsinler.. Başta inşaat atipik hızlandırılmış tekstil üretimi, dahası virüs savaşımında gereksinim duyulan maske, sağlık ürünleri üretimlerinde katlanan ağırlaştırılmış koşullardaki çalıştırılmaya ağızlarını açsınlar..

Kendisi de sağlıkçı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun Devrimci Sağlık İşçileri’nin çalışma hakları için greve gideceklerini duyurduğu haberi veren gazeteciler, gönülden hak veriyor olsalar bile virüslü günlerde grev kararına akılları basmamış olarak trajik komik cümleler kurup duruyorlardı..

Bu koşullarda bile sözleşme masasına oturmayı reddeden işçi düşmanı işveren mantığını sorgulamayı akıllarının ucundan getiremiyorlardı. Onların gazetecilik ömürleri içinde, sendikal hak ve özgürlükler üzerinden bir değer, kavram yoktu ki..

Ankara, İstanbul belediye başkanlarının, seçim sandığının hakkını vererek göreve gelmiş oldukları için açıklamalarının verilmesi zorunluluğu duyulmuş haberlerin kurgulanmasında çarpıklıklar uç boyutlarda.. Oysa yaşanan gerçeklikler birkaç cümleye sığacak çıplaklıkta.. Cemaatler, vakıflar, tarikatlar, tecavüzcü Ensar’cılar bile bağış toplayabiliyorlar. TÜRSEV, TÜGEV, AKP’li belediyeler, hele de Diyanet’in önleri açık. Dünya devletleri çaresiz virüs karşısında, salgının hedef tahtasındaki yoksullar, yoksunlar, yaşlılara dönük ölüm oranlarını düşürebilmek adına, devletin para basma yöntemlerini de açmış olarak yardım musluklarını açma yolunu seçmek zorunda kalmışlarken.. Bir Şahsın sonuna kadar devlet adına bağış toplamada önü, sonuna kadar açık. Bir tek muhalefetten seçilmiş belediye başkanlarına bağış toplama yasağı getiriliyor..


Yazarın Son Yazıları

İnanmasanız da olur.. 12 Mayıs 2020
Büyüklere masallar.. 21 Nisan 2020