Patentli başkanlık; hani demokrasi?

09 Ocak 2016 Cumartesi

Cumhurbaşkanı gönlündeki başkanlık model dayatmasında, her hafta karşısına aldığı muhtarlara alkışlatarak bir yeni boyut daha katıyor... Türkiye’nin bugün geldiğimiz bilimsel, insani gelişmişlik düzeylerinde onurlanabileceğimiz, dişimizi kırmaya hazır olduğumuz bir tek başarımızdan, patent hakkımızdan söz edebilirmişiz gibi... “Niye başkanlık modelinde dünyadan kopya çekecekmişiz... Örneklere, uygulamalara bakarız, bizim için en yararlı taraflarından patenti bize ait olacak bir model çıkarırız... ” olarak özetlenebilecek bir öneri getirdiler. TGC, TGS’nin dün “10 Ocak çalışan gazetecilerin sorunları ve basın özgürlüğü” başlıklı etkinliği vardı...
TGC Başkanı Turgay Olcayto, çalışan gazetecilerin sorunlarının katlanması ile doğru orantılı olarak basın özgürlüğü, halkın bilgi alma haklarının nasıl gasp edildiğini ürkütücü boyutlarına ilişkin örnekler verdi. En çok işten atılan, en çok öldürülen, bağımsız gazetecilik yapma hakkı elinden alınan, cezaevlerinden tecritten, işkenceden geçirilen, sonuç olarak en kirlenmiş medya, halkın gerçekleri öğrenme hakkı katledilen; demokrasi, hukuk devleti düzeni, insan hakları ayaklar altında olan, insani gelişmişliğin her alanında hep gerilere düşmüş, rejimi hâlâ demokrasi gibi gösterilen ülkelerin başını çekiyoruz..
Kimlikli gazetecilik yapabilmenin aracı 212 sayılı yasanın kazanıldığı 1960’lı yılların başından 1990’lı yıllara holding medyalaşmasının kirliliği içinde sendikal hakları gasp edilmiş gazeteciler konumuna düşmüştük. Şimdi inanmayacaksınız ama TGS Genel Başkanı Uğur Güç’ün dün açıkladığı üzere, yandaş medyada çalıştırılan gazetecilere imzalatılan özel sözleşmelerde, “patronun istemediği haberi yapmayacağına ilişkin konulmuş, gazetecinin imzası da alınmış hükümler” var.. Bir tek AA’da geçerli bir toplusözleşme varmış gibi duruyor.
O da iktidarlarının iradesi ile yürürlüğe sokulmuş sahte belge niteliğinde..

*** 

Cumhurbaşkanı’nın başbakanlığı döneminde TGS uluslararası üst mesleki örgütün desteğinde 1. Silivri döneminin hukuksuz gazeteci tutuklamalarına, yargılamalara, baskılara, basın özgürlüğünün katledilmesine karşı çok fazla ses çıkardığı için İktidarları eliyle cezalandırılmış, bir kalemde yandaş gazetecilerin toplandığı AA’da yandaş bir sendika kurdurularak, TGS’nin sözleşmesi ortadan kaldırılarak geçerliliği olmayan bir sözleşme imzalatılmıştı... Halkın gerçekleri öğrenme, basın özgürlüğündeki Türkiye’nin dünyadaki en geri konumunu özetleyen bilimsel veriler dudak uçuklatıcı... Prof. Yaman Akdeniz’in bilimsel sunumundan bir veri; dünyada 1982 erişim engeli kararı içinde Türkiye 1820 yasağın uygulayıcısı olarak yüz kızartıcı rekorunu kırmış...
Sendikal haklar, güvenceleri unutun, siyasi iktidarın kulak fısıldamaları ile tek tek, bazen toptan atılanlarla, patronajların keyfiliğinde son yılların işten atılmış gazetecilerinin sayıları binlerle... Hani ismi önemli değil hükümetten bir bakan çıktı ya... Sözde 12 Eylül darbe anayasasından kurtulma, sivil demokratik anayasa yapma adına çalışmalara hız kazandırıldı ya.. “Olmazsa bir başkanlık bir de parlamenter sistemi içeren iki metin hazırlar, halkla ikisini birden oylatırız, hangisi daha çok oy alırsa..” diye ağzından bir bakla çıkardı ya...
Bağımsız hiçbir demokratik kurumun işletilemediği, en kaygı verici boyutları ile beğenilmeyen seçim sonuçlarından sonra hükümet kurdurulmayıp yeniden seçim yaptırılan, bağımsız yargı, hukuk devleti düzeninin işlemesi hak götüre, sivil diktatoryal, 21. yüzyıl fiili otoriterleşmiş düzeninde, kitlelerin baskı altında medyatik güdülendiği koşullarda... Hani demokrasi? Başkanlık patentli olsun...


Yazarın Son Yazıları

Öğretmen öğretir 24 Kasım 2020
Deprem.. 31 Ekim 2020