Tek adam, Saray yerine, Meclis’in, Cumhuriyetin demokratikleşmesi

28 Eylül 2021 Salı

Kim ne derse desin, “Cumhuriyet cephesi”, “Millet cephesi” adları altında keskinleştirilmek istenen savaş, çatışmacılıkta, yaşamın gerçekleri giderek, taşları yerli yerine oturtuyor.. Her geçen gün tek adam, Saray rejimini ayakta tutabilme adına fakirleşen halkı din ile yanında tutma siyasetinde verilmek zorunda kalınan ödünlerle gündeme sokulan Saray tekelindeki din sömürüsünde sınır tanımayan yeni yeni icraatlar ile ortaya çıkan sonuç, tablonun her yeni adımı, icraatı, kendi içindeki haksızlıklar, eşitsizlikler ile tepkilerini de katlayarak üretiyor..

Genellemeden en güncel gelişmelere, ilk sıralanabilecek örneklerin seçilmesine geçersek.. Anımsayacaksınız Amerika’ya giderken Saray’ın Cumhurbaşkanı, dönüşünde fiyatların patlamasından suçladığı büyük marketler zinciri ile hesaplaşma sözü vermişti. Yurt bulamadıkları için hak aramak isterken çok ağır polis şiddetine hedef olan öğrencileri ise yalancılıkla suçlamış, yurt açığı değil, büyük artışını sağlamakla sayılar da vererek övünmüştü.

Dün sabahın bizlere de ulaşan en taze bilgileri ile marketler zincirinin en büyüğünün patronundan gelen açıklamada, yüzde bir kâr ile çalıştıkları ilan edilmişti. Gerçi iktidarları süreci içindeki 16 kat büyümelerinin açıklaması olmuyordu ama öyle zannedildiği gibi de güncel fiyatlar üzerinde hesap mesap sorulamayacağı gerçeği de ortaya çıkmış oluyordu.

Yurtlara gelince, ilgili bakanlığın son resmi kayıtları ile 2020 yılında 698 bin 289 olan yurtların sayısı, 2021 yılında ancak 696 bin 966 öğrenci kapasiteli olabilmişti. Bir yıl içindeki artan genç nüfus, öğrenci sayısı, öğrencilerin yurt gereksinimleri ile kıyaslandığında sokakta kaldıkları için yurt isteyen öğrenciler mi, yoksa Saray adına yapılan açıklamalarda mı yalan söylenmiş oluyor?

Öğrenciler geçmişteki cemaat-tarikat yurtlarındaki siyasal İslamcı baskıları mumla aratan yeni yeni tarikatlar, cemaatler yurtlarına sığınmaya zorlanıyorlardı. FETÖ benzeri bir yapılanmada görev alan öğretmenin aylık maaşının, devletin resmi kurumlarındaki aynı görevlerde öğretmen maaşı alanların 9 katına çıkmış olduğu gerçeği neyin göstergesi?

***

Yeri gelmişken ismi önemli değil, gelen haberde ayrıntılı bilgilendirmede vekillik maaşı 13 bin 410, başkanlık ücreti karşılığı 14 bin 214, Orkel üyeliği 10 bin 20, Turkcell yönetim üyeliği 130 bin olmak üzere aylık 227 bin 614 liracıkmış. BETAM’ın son istihdam araştırması verileri ile istihdam 125 bin artışı gösterirken işsiz sayısı 506 binmiş. TÜİK’e göre ise 2021’in 2. çeyreğinden büyüme müjdesi var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün sabah tüm canlı yayınlar kesilmiş olarak Beştepe’den seslenişinde gündem hâkim ve savcıların kura töreni canlı yayını idi. Elbette Yargıtay, Danıştay başkanları, başsavcıların huzurunda yapılan kura çekimi ile “bağımsız” görev yapmaları beklenen her iki yargı kurumunun yeni kadro atamaları yapılıyordu. Çok önemli iki yargı kurumunun yargıç ve savcılarının bağımsızlığının önemi üzerinden sözlere, söz konusu kura çekimi ile inanmamız isteniyordu.

Doğal olarak ya da kaçınılmaz aynı zaman dilimi ile çakışan HDP’nin seçimlere ilişkin açıklamaları birkaç cümle ile verilebildi. Sonraki özetlerinden de öğrenebildiğimize göre HDP, ittifak adresi göstermedi. Sadece cumhurbaşkanı hükümet sisteminin kesin değiştirilmesini istedi. Cumhuriyetin demokratikleştirilmesi, barışçı çözüm yolları, insan haklarından yana Meclis’te çözüm aradığını ilan etti.

CHP, Kılıçdaroğlu’nun, “Kürt sorununun muhatabı kim” sorusuna yanıt arayan açıklamaları, güncel gündem tartışmalarının odağındaydı. Adres bildiğiniz üzere “Meclis çatısı altında araştırılması gerekir” olarak özetlenebilirdi. Kuşkusuz Erdoğan’ın Kürt sorunu diye bir sorunun kalmadığı ana görüşü ile çatışıyor, MHP’nin duruşu ile daha da bir karşı karşıya gelinmiş oluyordu. Ancak Meral Akşener’in cumhurbaşkanı değil, Meclis’te güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişten sonra İYİ Parti’den başbakan adayı olmak istediği açıklaması ile uyum içindeydi. Aslını ararsak yaptıkları açıklamalarla çoğunluk, Meclis’te ağırlıkları ile var olabilecek büyük partiler ortak görüşte buluşmuş oluyorlardı..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları