Terörü Besleyen Bataklık Büyürken...

10 Ocak 2015 Cumartesi

Dün gün boyu dünyaya yapılan canlı yayınlarda, Paris tetikçilerinin operasyon görüntüleri eşliğinde, verilen yeni bilgiler, tetikçi Şerif-Sair Kuaçi kardeşlere ilişkin özeli yansıtıyor olsalar da, çok bildik, bayat bir senaryodan kötü kopyalar duygusunu veriyorlar... Fransız-ABD-Yemen istihbarat örgütlerinin saptanmış verileri ile Paris’in çok zengin bir banliyosunun hemen bitişiğinde çok yoksul bir banliyoda büyümüş çocuklar... Her türden suçun işlendiği bir ortamda suç işlemişler, sabıkalı olmuşlar, uyuşturucuya bulaşmışlar... Radikal İslamcı terör örgütleriyle ilişkiye geçmişler. Bir gün önceki Suriye bağlantısının onaylanmış bilgisi henüz yoksa da Yemen El Kaidesi’nde birkaç aylık eğitimin bilgisi ABD istihbarat örgütü kayıtları ile sabit. Uçuşları yasaklanmışlar listesinde bile yer alıyorlar...
Bataklıkta çocuk olarak büyümenin koşullları ne kadar bildikse, profesyonel teröristlerin giderek şiddeti tırmandırma, toplumsal paniği katlama stratejilerinde, insanlık dışı vahşette gözlerini kırpmadan insan öldürebildiklerini, dünyaya canlı yayında göstermede o kadar acımasızlar... IŞİD’in canlı yayın, Batı dünyasından kimlikleri bilinen kaçırılmış gazetecilere yönelik kafa kesme görüntülerinin üstüne bir vahşet sahnesi çizilemez sanıyorduk... Dünya çapında çizgilerle insanlığa ulaşabilmiş çizerlerin, Fransa’nın, Paris’in göbeğinde,güpegündüz işyerlerinde bir bir vurulabilmeleri, aralarında katliamcılıkta güç yarışı gerçekse, El Kaide için besbelli militan toplayabilmede etkin araç olacaktı... İpin ucu öylesine kaçmıştı ki terörle savaşmak ve kazanmak zorunda olan devletler, düzen adına dün aynı saatlerde, canlı yayınlarda yapılan sorgulamalarda uzman görüşleri bir başka boyutta tüyler ürpertici...
Askeri güçlerden destek almış, binlerce polisin kuşatma altına aldığı teröristlerin kıstırılmış olduğu operasyon alanının yeri nedeniyle uçakların uçuşunu durdurmuş, çok sayıda rehinenin alınmış olması nedeniyle saatler süren beklemeler yaşanıyor... Fransız güvenlik ordusu, cinayetlerin vahşeti, yarattığı toplumsal şok nedeniyle, kuşatmaya karşın operasyonun hâlâ gerçekleşememiş, yeni yaralanmaların yaşanıyor olmasının, terör eylemleri, terör örgütleri adına reklam olabileceğinin kaygısında, şiddet kullanmayı da yeğeleyebilir... Ancak canlı yakalama örgüt bağlantıları anlamında yararlı bilgiler için anlamlı olabilir...

***

Terörün uzun zamandır çok korkulan merkez ülkeleri, evrensel insan hakları, demokrasiyi, insana ait kazanılmış ne kadar değer, düşünce varsa.. aklı, bilimi hedef alan boyutları... En donanımlı silahların cinnet boyutunda suça bulaşmış insanlar elinde, düşünen insanı, aklı, bilimi hedef alması, en çok da ezileni, insanlığı savunan, kalem tutan ellerin öldürülmelerindeki çelişki, çatışmanın dehşeti yaşanıyor... İnsan haklarına en duyarlı beyinlerin, insanlık, akıl-bilim adına hak savaşımlarına, sanat ürünleriyle toplumu yönlendirmelerine, terör örgütlerinden, tetikçilerinden gelen bu düşmanlık sizce bir raslantı olabilir mi? Teröristin kullandığı bıçak, Kalaşnikofun karşısında karanfil, kalem ile karşı durma eylemleri dünyanın nerelere geldiğinin göstergesi?

***

İçinde yaşadığımızı düşündüğümüz bilimsel teknolojik devrim çağında medya gücünün silahlı güçten daha etkin olduğunu ne zamandır söyleyip durmuyor muyuz? Bu saptama ne kadar gerçekse, tek kutuplu piyasalar düzenindeki küreselleşmede, emperyal, zengin kuzey dünyası, çokuluslu şirket çıkarları adına, çok haksız ve acımasızca insanları, dahası dünyayı tüketmekte olduğu da bir başka gerçek değil mi? Piyasaların, dini imanı olmayan paranın çıkarlarının egemenliğinde milyarlarca dünyalıya dayatılan düzen ne yönde işliyor? İnsanların hak algılama, bilinç, örgütlü hak arama davranışlarında medya gücü ne kadarıyla insandan yana kullanılabiliyor?
Paris’te, Ortadoğu’da insandan yana akıl-bilim-sanatın toplumları yönlendirme çabalarına,kaleme karşı, itilmiş kakılmışlar içinden çaresizlikte türetilmiş profesyonel, militan terörist, vahşi bıçaklı, Kalaşnikoflu katil olarak çıkarılırken... Dünün son verileriyle Suriye’de iç savaşın bataklığında 4 milyon mülteci, 200 bin ölü sayılırken... TSK’nin açıklamasında Suriye’ye geçişte hükümetin onayı ile 7 bini Batı dünyasından gelmiş 100 bin kişinin sınır kapısından geri çekildiği bilgisi yer alırken... Boko Haram’ın son Baga kasabası operasyonunda bir gecede 10 bin insanın ölümden çadırlara kaçtığı, ölü sayısının 2 bini bulabileceği duyurulmuşken... Hâlâ terörü besleyen bataklıkların büyümesine seyirci kalınarak, uygarlığın, insanlığın, dünyanın kurtarılabileceğini düşünebilir miyiz? Ortadoğu, İslam dünyası terörün kucağında, mezhepler, aşiretler, diktatörlükler, ırklar çatışmasında bir-birlerine kırdırılırken, New-York, Paris’te rahat nefes alınabilir mi?
Milyarlarca dünyalının insan haklarını, demokrasiyi işler kılacak, aklı-bilimi egemen kılacak, barış içinde birlikte yaşam koşullarını üretecek özgür düşünceye, kalem tutan ele, basın özgürlüğü, gazeteciye düşmanlığı doğru okumalıyız... Dün Uğur Mumcu, bugün Paris’te karikatürcülerin katledilmeleri...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları