Yaşatma yalanıyla yok etme histerisi...

13 Şubat 2016 Cumartesi

Tek kutuplu dünya masallarıyla uyutulmaya başlamamızdan bu yana kaç yıl geçti? Genç kuşaklar için göreceli uzun bir geçmişi var sayılabilir. Bizim kuşaklar için topu topu bir insan ömrüne, dahası meslek ömrümüzün darağacına bile sığıveriyor... Aynı zamanda en ileri teknolojili silah pazarlamalarına da çok yaradığı bilinen havadan bombardımanlar, hedef alınan kentler, bölgelere çok insani gerekçelerle; bombalanan bölgelerde yaşayan “Halkların kurtarılması” ortak anlamla çerçevelendirilmiş olarak yürürlüğe sokuluyor... Birçoğu BM kararları ile desteklenmiş, en azından taraf ülke ya da ülkelerin ortak iradelerine dayandırılmış bombalar sözde o topraklarda yaşayan insanların kurtarılması uğruna insani sorumlulukla zorunlu patlatılıyor...
En çok kurtarılmaya çalışılan en çaresizlerden olmak üzere çok fazla kan akıyor. Çok canlar yanıyor. Ülkeler, hedef topraklar, gerekçelendirmeler çeşitlendikçe, insanlık için çok kısa bir zaman dilimi, bir ömür içinde çok sayıda ülke, bölgede, ölü sayıları yüz binleri, milyonları aşarken yaralanmalar birçok katı, açlığa, yoksulluğa çaresiz göçlere mahkûm olanların sayıları milyarlara çıkıyor... Bombardımanlar, iç savaşların ardından kameraların girebildiği bölgelerin enkaz görüntülerine altyazı konulmazsa nereden alındığının ayırımına varmak olanaksız... Dünyanın en anlamlı kültür, tarih mirası eserlerle dolu kentlerin görüntüleri ile yoksulları arasında farklılık kalmıyor...
Halep’in Halep olmaktan çıktığı yeniden yaratılması, umutlarını dibe vurduran harabe görüntülerin yanına eklemlenmiş Suriye’de 5 yıl içinde olmuşlara ilişkin araştırma raporu sonuçları daha da ürkütücü, tüyler ürpertici sonuçları insansız, sayılarla ortaya koyuyor... 5 yılda 470 bin Suriyeli öldürülmüş, 1 milyon 88 bin yaralı ile birlikte nüfusunun yüzde 11.5’ine varmış. Göçlerle birlikte yüzde 21 nüfus kaybına uğramış...

*** 

Ülkemizde sorunlarının altından kalkamadığımız 3 milyon üstü Suriyeli göçmen sorununun üzerine, kapıda bekleyen 100 bin göçmen adayı yeni çok büyük siyasal kirli çıkar hesapları, oyunlarının kilit noktalarından sadece bir tanesi... ABD-AB-BM ortak korosu sesleri, “kapıları açın” talimatı içeriği taşıyor... İktidarları “sınırın öte yakasındaki çadırlara zaten aynı hizmeti götürüyorum, kapıları kapatmıyorum. Kontrolsüz açarsam 5 yılık savaşın sınırsız bedellerinden kaçmak isteyen milyonlar çıkar... Ben de size geçecek kapıları açmak zorunda kalırım...” anlamına gelen tezlerle karşı duruyor. Bir yandan da Rusya-Esad ortak orepasyonlarında Suriye muhaliflerinin göçe zorlanmaları, nüfus değişimi hesapları olduğu savlanıyor.Özünde Esad karşıtlarını örgütlemiş, bizim İktidarlarını da öncü role iteklemiş, ABD-AB cephesinden ilginç strateji değişikliğinin ilanı açıklamalar geliyor...
Bombardımanlarla eski yandaş radikal İslami muhalefet örgütlenmeleri de içinde IŞİD’in egemenlik alanlarının, şimdilik dahi olsa Esad iktidarlarına teslim edilmesi yolunda Rusya’nın operasyonlarına itiraz söz konusu olmadığı gibi, karadan ortak desteklenen vurucu öncü güç, PYD egemenliğindeki cephe olarak ilan ediliyor. PYD-PKK geçişkenliğinin önemsenmeyip, IŞİD-El Nusra eski kendi oluşturmaya çalıştıkları Esad karşıtları Sünni İslam cephesinin hedef alınması, geçişkenliklerinin teşhirinin öne çıkarılması bundan. İktidarlarının Suudilerle oluşturmaya çalıştığı ittifak, yeni başka sorunların çıkmasına, bölge bataklığının, kaosun büyümesine yol açacak...
Irak, Libya en yakıcı deneyimleri, aslında tüm Arap Baharları düş kırıklıklarına bakıldığında yaşatmaya uzanan ellerin nasıl bir enkaz, çaresizlik bölge halkları için felaketler üretmekte olduğunun dersleri ne zaman alınabilecek? Size sonu çıplak yüzümüze çarpan bir bilmece sorusu... ABD radikal İslami terör travmasından kurtulmak üzere Afganistan-Irak’ı işgal etmiş, tüm çevre bölge ülkelerinin geleceğini karartan sonuçlara hizmet etmişti... Afganistan’da hâlâ ayakta durabilen bir devlet oluşturulamadı, Taliban kırsalda tüm gücüyle yaşıyor. Asıl yıkım komşu Pakistan’da... Irak-Suriye yola çıkış hesaplarıyla çark edişte sadece içlerinde değil, tüm bölgede yaşamlar paramparça...


Yazarın Son Yazıları

Hitler faşisti gibi.. 26 Eylül 2020
Ruhi Su’yu anma.. 22 Eylül 2020
Batan geminin malları.. 19 Eylül 2020
Yalancının mumu.. 15 Eylül 2020
Yaralar nasıl sarılacak? 28 Ağustos 2020