Yüzde 99’a Karşı;Bizim Medya

18 Ekim 2011 Salı
\n

Yanlış anlaşılmasın, bizim medya Amerikada başlayan, geçen hafta sonu 80den fazla ülkede, kentlere yayılan kapitalist düzene isyan rengi taşıyan biz yüzde 99’uz eylemlerini yok sayamıyor. Renkli görüntüleri, çatışmalı sahneleri, tutuklamaları ile verilirken, halimize şükredelim..havası, tadında.. Arada bir katılanların görüşlerine mikrofon dayatılır, atılan sloganlar, yazılmış afişlere kamera tutulurken, büyük dünya krizinden çıkış reçetelerinde, zengin Kuzey dünyasında, ABD, AB ülkelerinde, piyasalar düzeni, bankalar, yüzde 1lik kaymak tabaka kurtarılmaya çalışılırken, yüzde 99un sırtına nasıl binildiği, kazanılmış haklarının nasıl gasp edildiği, ne ağır bedellerin ödetildiği de çok çıplak gerçekler olarak yüzümüze çarpıyor...

\n

Yola çıkış noktası çaresizlik olan patlama kıvılcımları, ideolojik örgütlülük söz konusu olmasa da varlığı ile ideolojik.. Marksizmin felsefesinde odağındaki; işçi sınıfının doğuştan, varlığı ile ideolojik olduğu gerçeği, bir kez daha, çok çaresiz, çok örgütsüz, bilinç ve örgütlülük boyutu ile ideolojiden uzak, ancak olup bitene, başına gelenlere isyan içerikli eylemlerle ortaya çıkıyor.. Sistemin sözcüsü dünya, ülkemiz medyasında, anlamı tam da algılanmaksızın; Küresel çöküş”, “Krizden bunalanların küresel çıkışı büyüyor”, “Kapitalizmin kalbine darbe”, “Kapitalizme karşı başkaldırı”.. başlıkları uçuşuyor. Aynı refleksle kapitalizmin vicdanı aranıyor”, “Türkiyede yokvurgulamaları sıraya giriyor.

\n

Dünya pastasından en büyük payı alan ABDde işsiz, en yoksulun elindeki lüks cep telefonu, işinin olmadığı, hastanede tedavi göremediği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı en bozuk ülke Türkiye, sonra Meksika, sonra ABD var. ABDnin en zengin yüzde 1i borçların ancak yüzde 5ini üstleniyor, en zengin yüzde 10, gelirin yüzde 85inin sahibi oluyor.. Bizde pasta hem çok küçük hem de gelir dağılımı çok daha bozuk iken, toplumsal öfke patlamasının bizde olmadığının sorgulanması daha da havada kalıyor..

\n

***

\n

Medyatik algılama çarpıklığı, sistem yandaşlığı, Benzer eylem bizde sadece 50 kişide kaldıvurgulamasını öne çıkarıyor.. Kemer sıkmaya alışığız”, “Sokağa çıkan yanar”, “Haksızlığa karşı çıkma refleksi geriledi”.. nedenlerine ilişkin saptamalar yok sayılamazsa da, bize özgü bilinç algılaması çarpıklıklarının ürünlerini oluşturuyorlar. Amerikanvari kopyalanmış eylem, sloganla örgütsüz toplanabilmedeki ilk çağrıya yanıtın olamayışını yansıtan 50 kişide kaldıvurgulaması, medyanın suç ortaklığı yaptığı iktidar, icraatları, düzen karşıtı... toplumsal tepkilerin yok sayılmasının tam da aynası.

\n

Bizim medya bu hafta sonu dünyaya yayılan Amerikadaki geçen haftanın aynı tarihteki Türkiyede yapılmış, çok daha örgütlü, güçlü aynı gündemli eylemi yoka saydığı, kelimenin tam anlamı ile sansürlediği için halkı yanıltmakla kalmıyor, kendi yorumcuları, habercilerini bile gerçeklerden habersiz, gerçekleri algılamaktan uzak tutmuş oluyor. 8 Ekim günü DİSK, KESK, TMMOB öncülüğünde, sendikal örgütlenmelerin destekledikleri tam da aynı gündemli, işsizlik, yoksulluk, yoksunlaşma, Erdoğan iktidarlarının krizden çıkış reçetelerinde halkı, çoğunluğu yok saymalarını, kazanılmış hakların gasp edilmesini, en büyük gelir dağılımı çarpıklığını dillendiren, örgütlü, yasal, barışçı, izinli gerçekleşmiş, katılımı da ABDdekilerden çok daha yüksek Ankaradaki eylemi tümü ile sansürleyeceksiniz.

\n

Aslında yıllardan bu yana iktidar, düzen karşıtı, örgütlü, örgütsüz, en haklı, muhalefet siyasi partilerinkiler, bilinen tüm demokratik örgütlenmeler, en insancıl gündemli, masum içerikliler de dahil, tüm toplumsal çıkış, eylem haberlerini, medyatik birkaç örnek saklı, yok sayacak, hep sansürleyecek en azından etkinlik içeriğini boşaltacaksınız.. Rejimi demorasi olan her ülkede var olan toplumsal gösterilerin, öğrenci protestolarının bedeli ülkemizde yıllar süren tutukluluk olarak yaşanıp algılanacak.. İktidar adına uygulanan antidemokratik güvenlik önlemleri, şiddet, antidemokratik icraatlar, hukuk dışılık, yargısız infazlar.. kitlelerin algılama alanının kapsamı dışında tutulacak.. Hiç utanıp sıkılmadan ileri demokrasiye doğru gidildiği imajının yayılmasına hizmet edilecek, üstüne üstük her tür aykırı ses, duruş çok kaba bir şekilde sansürlenecek. Kamuoyu, halk gerçeklerden habersiz kılınacak..

\n

Zaten vatandaşlık bilinci, biat etme kültürünün üstüne çıkmada zorlanan toplumsal yapının hep daha daha aşağıya çekilmesinin yolları arancak... Sorumsuzluğunda şımarık, yüzde 99a karşı bizim medya, yetersiz kalsalar da tümden yoka saydıklarını, gerçekten hiç yoklarmış gibi pazarlayarak, gerçeklere yabancılaşmamızda, haklarımızdan yana örgütlenme zaafiyetlerimizde.. yaramızın üzerine tuzla biber katacak..

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları