Tıkır Tıkır!..

30 Haziran 2011 Perşembe
\n

Eminim anında anımsayacaksınız...

\n

Tam da ekonomik krizin üzerimize çullandığı, ancak “teğet geçtiği!”nin dikte edildiği sıralarda ekranlarda bir Patronlar Reklamı” vardı; ekonominin ne kadar da iyi durumda olduğunu kafamıza sokmak için koca koca işadamları, işkadınları ekranda birbirinden cilveli, coşku dolu bir sesle aynı iki sözcüğü tekrar ederlerdi:

\n

- Tıkır tıkır!..

\n

Yüksek Seçim Kurulu’nun, Hatip Dicle’nin milletvekilliğini düşürmesi, Özel Yetkili Mahkemelerin tutuklu milletvekillerinin tahliyesini reddetmesiyle şekillenen ve dün TBMM’de yemin krizi ile artık bir başka aşamaya zıplayan “bilinçli kaosortamını izlerken ben de aynı duyguya kapıldım!.. Senaryo aynı mantıkla kurgulanıyor, oyun aynı düzenle oynanıyordu:

\n

- Tıkır tıkır!..

\n

***

\n

Çok ama çok basit bir soruyla başlayalım:

\n

- Seçimden büyük bir zaferle çıkmış, ortamın huzurlu olmasını en çok istemesi gereken iktidar partisi böylesine içinden çıkılmaz bir başlangıcı niçin tercih etti?..

\n

Tayyip Bey daha seçimin birkaç gün öncesinde işaret fişeğini çakmış, tutuklu milletvekili adayları için, “Durun bakalım bir de mahkemelerin kararı var” demişti. Seçim sonrasında, ne denli haklı olduğunu hep birlikte gördük!.. Tahliyelerin art arda reddedilmesinin üzerine Tayyip Bey, Türk siyasi hayatına geçecek iki cümle daha sarf etti:

\n

- Böyle olacağını bilmiyorlar mıydı?.. Başka adam bulamadılar mı?..

\n

Tam burada, “Peki, siz nereden biliyordunuz?” ya da, “2002’de siyasi hayatınızı kurtaran CHP, aynı soruyu AKP’ye sormayı aklından bile geçirmemişti” demek de var ama biz nezaketimizi koruyup işin püf noktasına” dönelim.. Yaratılan “bilinçli kaosun” bir iç bir de dış hedefi var. Önce içeriye bakalım:

\n

- Sanki sözleşmişçesine, önce Mehmet Ali Birand’ın yazısıyla başlayan, ardından Cengiz Çandar’ın TESEV Raporuile devam eden ve Hasan Cemal’in Kandil’de Murat Karayılan ile yaptığı “söyleşi!” ile kabak gibi ortaya çıkan duruma göre iktidar Abdullah Öcalan’la üç ayrı protokol üzerine anlaştı!.. Buna göre demokratik bir anayasa”, “adil bir barış için ilkeler” ve acil eylem planıbaşlıklı bu üç protokolün acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Olmazsa ne olacak?.. Açıkça söylendi: “devrimci halk savaşı yani isyan!.. İktidar böylesine bir “açılımı (!)” elbette tek başına yapamaz. Öyle bir numara, öyle birkaosgerekiyor ki, muhalefet, en azından biri bir şeylere razı olsun!.. TSK’nin neredeyse yarı komuta kademesinin içeri tıkılması, tutuklu milletvekillerinin salıverilmemesi, Hatip Dicle olayı, hepsi planın parçalarını oluşturuyor... Sonuç: Ergenekon, Kandil dahil genel af, Öcalan’ın ev hapsi ve yine Öcalan’ın dikte ettiği demokratik anayasa..

\n

- Dışarıya, asıl büyük resme bakacak olursak; önce ABD Dışişleri Bakanı Clinton’ın açıklamasını görelim: Türkiye-Suriye arasında çatışma çıkabilir!..” Obama ile Erdoğan arasında Suriye hava sahasının NATO marifetiyle kapatılması” görüşmesini anımsayalım... İran’ın, NATO Suriye’ye müdahale ederse, Türkiye’deki NATO üslerini hedef alacağına ilişkin açıklamasını ekleyelim. Ardından son MGK toplantısının ardından BOP önemlidirmealindeki açıklamayı üstüne koyalım... 21. yüzyılı “Amerikan yüzyılı” yapabilmek için BOP haritasını mutlaka tamamlamak zorunda olan ABD’nin Türk ordusu marifetiyle önce Suriye’yi, ardından İran’ı halletme planını da tümünün üstüne katalım... Uzun yıllardır, Türkiye’yi paramparça edecek böyle bir plana karşı çıkan TSK’nin niçin yeniden biçimlendirilmek istendiği sorusunu da bir “tüy” misali tepesine dikelim... Şimdi siz karar verin.

\n

- Artık tıkır tıkır mı olur, şıkır şıkır mı!..

\n

Bir Yurtsevere Mektup (114)

\n

Sevgili kardeşim Balbay’a ve içerdeki, dışardaki tüm yurtseverlere seslenişimdir: Yıllardır kaleme aldığım mektuplarımı burada noktalıyorum. Adaletin olmadığı, ülkenin hukuksuzluğa, karanlığa, savaşa ve parçalanmaya sürüklendiği böylesine bir ortamda artık yazdığımız her yazı bir mektup niteliğindedir..

\n

Direnen, dik duran tüm yurtseverleri olanca gücüm, sıcaklığım ve kararlılığımla kucaklıyorum...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Ülkemizi Geri Almak 3 Ekim 2013
Ülkemizi Geri Almak 11 Temmuz 2013
İhanet!.. 4 Temmuz 2013
Destan... 27 Haziran 2013
Kibir ve Bitiş! 20 Haziran 2013
Tarih Babanın Defteri 13 Haziran 2013
Hürriyet Kavgası 6 Haziran 2013
'Fıkradan da Öte' 30 Mayıs 2013
Vallahi Pes!.. 9 Mayıs 2013
İyi Uykular!.. 2 Mayıs 2013
Milli Direniş!.. 25 Nisan 2013
Say Say Bitmez!.. 18 Nisan 2013
Ayağa Kalkanlar... 11 Nisan 2013