Gül’den Taraflara 5 Mesaj

25 Aralık 2013 Çarşamba

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması ile ilgili gözler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dün yapacağı açıklamaya çevrilmişti. Operasyon ve yolsuzluk iddiaları, bakanların çocukları ve bürokratları ile doğrudan hükümete uzanırken aynı zamanda yargı ve emniyette de alaşılmadık kriz görüntüleri verirken Gül’ün yapacağı açıklama çok önem kazanmıştı. Cumhurbaşkanı olarak devlet organlarının uyumlu çalışmasından ve işlemlerin anayasaya uygunluğundan da sorumlu olan Gül, bir haftalık sessizliğin ardından konuştu. Sürecin içindeki tarafların hiçbirini doğrudan karşısına almamaya özen gösteren Abdullah Gül, bir yandan yolsuzluk iddialarının üstünün örtülemeyeceği ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kabine değişikliği yapacağı mesajını verdi. Diğer yandan da Gülen Hareketi’ne ilişkin “paralel devlet” iddiaları konusunda da “Devlette, kanunlar dışında bir otorite ya da dayanışmaya göre iş yapılmaz” mesajı verdi.
Çankaya Köşkü’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nin ardından gazetecilerle bir araya gelen Gül, “Bu bir basın toplantısı değil. Karşılıklı soru yanıt olmaz. Siz varsa sorularınızı söyleyin” diyerek önce akıllardaki soruları topladı. “Yolsuzluk operasyonu”, “emniyette görevden almalar”, “devlette paralel yapılanma”, “bakanların görevden alınıp alınmayacağı”, “gelişmelerin uluslararası ilişkilere etkisi”, “hükümetin soruşturma metotlarına itirazları” gibi başlıklar altında gelen soruları aldıktan sonra da, “Bunların hepsine tek tek nokta nokta cevap verme yerine bunların hepsini kapsayacak biçimde ilkesel olarak cevap vermek isterim” dedi. Gül daha sonra şu açıklamaları yaptı:
Üstü kapanmaz, kapanamaz
“Türkiye son 10 sene içerisinde köklü reformlar yaptı. Siyasi alanda, hukuk alanında, şeffaflaşma ve tüm alanlarda yapılan reformların yapıldığı bir ülkede herhangi bir yolsuzluk ya da yanlışlık söz konusu olursa bunların üstü falan kapanmaz. Kapanamaz. Türkiye bundan 15-20 sene evvelki Türkiye değil. 10 sene içinde bu ülkede olağanüstü reformlar yapıldı. O bakımdan bunda herkesin rahat olması gerekir.”
Yargı bağımsız ve tarafsız
“İkinci olarak söyleyeceğim şey şu. Bu iddia edilen yolsuzluk konuları mahkemeye taşındı. Yargı sürecine taşındı. Türkiye’de hepimiz biliyoruz ki yargı hem bağımsız hem de tarafsız bir yargı. Demokratik hukuk sistemi içerisinde böyle. Mahkemeye ulaşan bu şeyleri mahkeme gayet titiz biçimde değerlendirecek. Herhangi bir soru işareti bırakmayacak şekilde bütün bahsi geçen tartışmalarla ilgili nihai kararını verecektir. Şu anda yargı sürecinin çalışmasını ve neticede meselenin aslı neyse ortaya çıkmasını beklemek gerekir. İnanıyorum ki mahkeme bunu en doğru şekilde neticeye ulaştıracaktır. Mahkemeler bağımsızdır. Doğru neyse hepimiz adına bu kararı vereceklerdir.”
Devlette kanun dışı otorite olmaz
“Başka söyleyeceğim bir nokta da şu. Siz de sordunuz. Devletin içinde yapılanmalar. Şunun altını çizmek isterim. Demokratik hukuk devletinde, devlet kurumlarında çalışan Silahlı Kuvvetler, emniyet, yargı ya da başka kurumlarda çalışanların hepsinin bireysel olarak farklı düşünceleri, ideolojileri olabilir. Farklı siyasi akımlara bağlı olabilirler. Ama bunların hepsi devlet işleri ve kamu işleri dışında meşrudur. Ama devlet işleri söz konusu olduğunda, devlet otoritesi ve anayasa-kanunlar ve çalıştıkları kurumların kuralları bağlar. Bunun dışında hiçbir otoride söz konusu olamaz. Ve hiçbir dayanışma söz konusu olamaz. Bu bütün demokratik hukuk devletlerinde bu böyledir. Bugün için de, dün için de bundan sonrası için de temel ilkedir.”
Yasa yetmez uygulama önemli
“Diğer taraftan şikâyet ediyoruz bazı şeylere. Yargı süreci diyoruz. Dün de olurdu bu tip şeyler. Ben başından beri bu tip yanlışlara dikkat çektim. Ama bütün bunlar demokratik hukuk devleti ilkelerinin en gelişmiş ülkelerdeki gibi olması lazım. Türkiye, AB ile müzakere yapan bir ülke. Çıkarttığımız kanunları bu paralelde çıkarttık. Dolayısıyla bunların uygulanmasına her dönem dikkat edilmesi gerekir.”
Başbakan’la düşüncemi paylaştım
“Hükümetle ilgili, bakanlarla ilgili sordunuz. Sayın Başbakan ile konuştuk geniş bir şekilde. Kendisinin çeşitli düşünceleri var. Ben de düşüncelerimi paylaştım. Hazırlıklarını, değerlendirmelerini yapıyor. Yurtdışına gitti. Gelince kendisiyle zaten görüşeceğiz. O zaman duyacaksınız.”
İlke belli: Hukuk devleti
Gül konuşmasını, “Yapılacak şey sakin bir biçimde, şeffaf bir ülkede işler nasıl oluyorsa bu şekilde olmasını hep beraber takip etmek. Tabii ki düşünceler, görüşler yazılır, çizilir. Bunlara ne kadar ilkeli bakılırsa o kadar yararlı olur. İlke demek şu: Demokratik hukuk devletinde standartlar nasıl olursa öyle olacaktır” diyerek tamamladı.
Kendisi yanıt vermeyeceğini baştan söylese de açıklamasının ardından son bir deneme olarak, “Emniyette görevde almaları ve buna karşın bakanların görevine devam etmesini nasıl görüyorsunuz” sorusu yöneltildi. Gül yukarıdaki açıklamasına gönderme yaparak, “Hepsi var onun içinde” dedi.
Bir deneme daha yapıldı, “Adı iddialara karışan bakanlar yeni kabine listesinde önünüze gelirse onay verir misiniz?” sorusu yöneltildi. Gül bu soruya da, “Başbakan ile görüştükten sonra o açıklar. O zaman göreceksiniz” yanıtını verdi.  

Muammer Güler rahatsızlığı
İddialarda kendisinin ve oğlunun adı geçen İçişleri Bakanı Muammer Güler de ödül törenindeydi. Güler tören sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı ve iddiaların asılsız olduğunu savundu. Güler’in resepsiyonu kendisine ve oğluna ilişkin iddialara yanıt verme platformu gibi kullanması Gül’ün kurmaylarını rahatsız etti. Danışmanlar önce gazetecileri sonra da Bakan Güler’e, Cumhurbaşkanı Gül’ün yan salonda gazetecilere açıklama yapacağını anımsatma ihtiyacı duydular.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Büyü Bozuluyor 26 Ocak 2015