Türkiye’nin Hatası ‘Esad Karşıtlığı’

01 Nisan 2012 Pazar
\n

BM Bağımsız Suriye Komisyonu üyesi Ertürk:\n

\n\n\n

Beşşar Esadın gitmesini isteyenlerin bayraktarlığını yapan hükümet bugün kendisi gibi düşünenleri İstanbulda Suriyenin Dostlarıtoplantısında ağırlıyor. ABD ile Avrupa ve Arap ülkelerinden katılımcıların yer alacağı toplantıya Rusya ve Çin katılmıyor. Esad ise ülkesine müdahale planlarının konuşulacağı toplantı öncesinde büyük bir sürpriz yaparak BM Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annanın altı maddelik barış planını kabul etti. İstanbulda ise Annan planından çok,Suriye Ulusal Konseyi (SUK)adlı Esad muhaliflerine destek çıkılacak. Muhalifleri Suriye halkının tek meşru temsilcisigören bir pozisyona girilecek.\n

\n

Türkiyenin Suriye konusunda izlediği politika ne kadar sağlıklı? \n

\n

Soruyu, BM İnsan Hakları Konseyinin kurduğu Uluslararası Bağımsız Suriye Komisyonunun üç üyesinden biri olarak altı ay görev yapan Prof. Yakın Ertürke yönelttik. BM Kadına Yönelik Şiddet Raportörlüğü görevinin ardından Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi üyesi olan Ertürk, Eylül 2011den Mart 2012ye kadar Bağımsız Suriye Komisyonu üyesi olarak Suriyedeki çatışmaların mağdurları ile görüşmeler yaptı ve iki rapor kaleme aldı. Çatışma ortamından nasıl bir çıkış bulunması gerektiği ve Türkiyenin pozisyonu konusundaki saptamaları şöyle:\n

\n

İnsanlık suçu işleniyor: Çatışmaların mağdurları ile 369 görüşme yaptık. Sonuç: Orada bir insanlık suçu işleniyor. Yaşananların en büyük sorumlusu kuşkusuz Esad yönetimi. Rejimin uyguladığı şiddetin yanı sıra oranı çok az da olsa muhalif grupların şiddeti de söz konusu. \n

\n

Dayatma çözüm getirmez: Şu anda dünya ikiye ayrılmış durumda. Türkiye, Arap ülkeleri, ABD ve Avrupa ülkeleri Esad karşıtı. Bir de Esad yanlısı Rusya, Çin ve İran var. Bu tür koşullu yaklaşımlar çözümü güçleştiriyor. Denge böyle kaldığı sürece statüko korunur, orada insanlar ölmeye devam eder. Yapılması gereken çözüm dayatmak değil, bir an önce tüm tarafların -özellikle Esad güçlerinin- şiddete son vermesini sağlamak. \n

\n

ABD de Annanı destekliyor: Bunun için de eldeki tek seçenek Annan planı. Suriyeye müdahale politikaları yerine ideal olmasa da bu plana destek verilerek ileri sonuçlara ulaşılabilir. Görüştüğüm ABD yönetimi yetkilileri bile ideal görmemekle birlikte bunun tek seçenek olduğu görüşünde. \n

\n

Hedef Esad değil barış olmalı: Şiddetten kaçanlara kucak açmakla Türkiye doğru yaptı. Kamplara gittik. Çok insani koşullar yaratılmış. Ancak bence Türkiyenin temel yanlışı, başından beri gereksiz bir Esad karşıtlığı içinde olması. Annan planına olumsuz bakışlarında da bunun etkisi var. Çünkü plan Esad ile işbirliği ve diyalog gerektiriyor. Türkiye hedefini Esadın gitmesi olarak değil, şiddetin bitmesi ve insanların korunması olarak koymuş olsa bugün daha doğru bir noktada olurdu. \n

\n

Silah vermek Guatemalaya döndürür: Arapların önerdiği muhaliflerin silahlandırılması fikri tehlikeli. Suriyeyi oluşturan etnik ve dinsel halklar arasında çok ümit verici bir sosyal barış var. Silahlanmayla bu sosyal doku yok edilir. Hepsi militarize olur. Guatemala örneği ortada. Ders alınmalı. Tarafların silahlandırılarak birbirini kıymasına göz yumulunca ilk baştaki hedef olan barışçı arayışa ulaşılamıyor. Silahlar sussa bile şiddet sokakta hep var oluyor.\n

\n

***\n

\n

İstanbul toplantısı ve çıkacak kararları, tarafsız bir uluslararası gözlemcinin bu görüş ve uyarıları ışığında yeniden değerlendirmekte yarar var.\n

\n

\n\n\n

Muhalefet: Kürtler hariç tamamız\n

\n

\n\n\n

Ertürk, İstanbulda örgütlenen Esad muhalefetinin eksiklerine de dikkat çekerek Hıristiyanlar ve diğer azınlıklar değişimin getireceklerinden ve özellikle de radikal İslamcıların öne çıkmasından endişe duyuyorlar. Muhalefet de onların önüne güven veren çoğulcu, özgürlükçü ve demokratik vizyon koyabilmiş değil diyor. \n

\n

SUKun Türkiye Temsilcisi Halit Hoca, muhalefete yönelik bu kuşkuları giderme konusunda attıkları adımları şöyle sıraladı: \n

\n

Tüm muhalif grupları geçen hafta İstanbulda topladık. Ortak bir belge hazırladık. Sadece Barzaninin desteklediği Kürt partileri bağımsızlık isteklerini karşılamadık diye çekildi. Müslüman Kardeşlerin yönetimde ağırlığını azalttık. Hıristiyan azınlıkları, Nusayrileri, Türkmenleri aramıza aldık. Özgür Suriye Ordusu da bize tabi olacak. Demokratik, çoğulcu, sivil ve özgürlükçü bir Suriye kurma sözü veriyoruz.\n

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Büyü Bozuluyor 26 Ocak 2015
2014: 3Y Çöktü 29 Aralık 2014
Medyaya Çağrı 22 Aralık 2014
Barajın Arkasındakiler 8 Aralık 2014
Yasakla ve Yönet 1 Aralık 2014
Fakirliğin Fotoğrafı 24 Kasım 2014
Ağaç Meselesi 10 Kasım 2014