Yahya Arıkan

Kaçaktan vergi alınır ama gider kabul edilmez…

24 Eylül 2015 Perşembe

“Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.”
Vergiyle uğraşanlar bu cümleyi iyi bilirler. Vergi Usul Kanunu’nun 9. maddesi hükmüdür.
Bu hüküm, üstatlar tarafından da kısaca şöyle anlatılır: Örneğin, eroin kaçakçılığından bir kazanç elde edilmiş olsun, devlet tarafından da bu kaçakçılık tespit edilmiş olsun. İşte devlet o kazancın vergisini alır. Yani kaçak faaliyetten elde edilen kazançların da vergisi alınır. Tersi durum geçerli değildir. Kaçak faaliyet bir gider ya da maliyet oluşturursa bunu elde edilen kazançtan düşmek mümkün olmuyor.
Bu çerçevede verilen bir özelge ilgi çekici. Aslında vahim durumları ve sonuçları ifade eden bu olayı vergisel açıdan irdeleyelim.

Gider olamıyor!
Taşımacılık işi ile uğraşan bir mükellef ne yazık ki motorin yerine 10 numara yağ kullanmak zorunda kalmış. Faturasını almış, defterine kaydetmiş. Mükellef o kadar zor durumda ki, ekmek teknesinde akaryakıt olarak 10 numara yağ kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum tespit edilince kullanılan madeni yağa motorin muamelesi yapılıyor ve gerekli ÖTV tahsil ediliyor.
Buraya kadar sorun yok. Mükellef, fatura ile satın alıp taşıtında kullandığı 10 numara yağın gider ya da maliyet olarak kabul edilip edilmeyeceğini Gelir İdaresi’ne soruyor.
Gelir İdaresi cevabında, akaryakıt olarak kullanımı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilen 10 numara yağa ilişkin harcamaların, fatura karşılığı olsa dahi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesine göre ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını söylüyor. (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 19.12.2014 tarih ve 2695 sayılı özelgesi)

Hüküm yok!
Öncelikle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilen harcamaların gider olarak kabul edilmeyeceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine, bu madde, kazancın elde edilmesi ve devam ettirilmesi ile ilgili tüm harcamaların gider olarak kabul edileceğini net olarak söylemektedir.
Kaçaktan elde edilen kazançtan vergi alınacağını kanun söylemiş. Kaçakçılık suçu kapsamındaki harcamaların gider kabul edilmeyeceğini ise söylememiş. O halde bu özelgeye katılmak mümkün değil. Kimse, ekmek teknesinde 10 numara yağ kullanmak zorunda kalmasın. Böyle bir vergi sorunumuz da olmasın.
İyi bayramlar...

SOSYAL GÜVENLİK
Yıpranmaya tabi işlerde erken emeklilik?
SGK uygulamasında “yıpranmaya tabi işler” olarak tabir edilen ve fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki çalışması olan kişilere emeklilik açısından bazı avantajlar sağlanmaktadır.
Bu husus, 5510 sayılı kanunun 40. maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamdaki işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında işin niteliğine 60-90 veya 180 gün, fiili hizmet süresi zammı olarak eklenmektedir. 360 günden eksik sürelere ait fiili hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiili hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenmektedir. İşyerinin fiili hizmet zammı kapsamında olmasının yanı sıra çalışanın da fiilen bu işi yapması gerekmektedir. SGK, 17 Eylül 2015 tarihinde yaptığı duyuru ile fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalışan ve çalışmayan sigortalıların bildirimlerinde yapılan uygulama hatalarının önüne geçilebilmesi amacıyla, e-bildirge programlarında değişiklik yaparak konuya açıklık getirdi.
Bu anlamda SGK’nin e-bildirge programında yaptığı değişiklik ile SGK’de tescilli olan işyerlerinin iş kolu kodu tablodaki kodlara uygun olmaması halinde fiili hizmet zammı kapsamında bildirilmesi engellenmiş oldu.

NACE kodu!
İşverenlerden, işyerinde fiili hizmet zammına tabi faaliyetleri olmasına rağmen iş kolu kodları fiili hizmet zammına tabi bildirge vermeye elverişli olmayanlar, öncelikle bağlı bulundukları vergi dairelerinde mevcut olan NACE kodlarını fiili hizmet zammına uygun hale gelecek şekilde düzeltmeleri ve yapılan düzeltme sonucu SGK’ye müracaat ederek NACE kodu değişikliğini yaptırmaları gerekmektedir. Bu düzeltme sonrası gerekli bildirimler yapılmaya devam edecektir. Sigortalının fiili hizmet zammı kapsamında çalışmasına rağmen, işverenlerce bu durumu kanıtlayan belge sunulamaması durumunda işverenin talebi doğrultusunda konu SGK denetim elemanlarınca incelenerek, işyerinde fiili hizmet zammına tabi çalışma olup olmadığı ve kaç gün çalışıldığına dair tespit yapılıp tespit sonucu da sisteme tanımlama yapılabilecektir.
Şunu da belirtmekte yarar var ki; ağustos ayına ait bildirge verme süresi 28 Eylül 23.59’a kadar uzatılmış olmasına rağmen duyurunun 17 Eylül 2015 tarihinde yapılmış olması nedeniyle bu sorunu yaşayan işverenlerin sorunları zaman kısıdı ve idari izin nedeniyle çözüme kavuşturulamamaktadır.  


Yazarın Son Yazıları

Bu inat niye? 10 Eylül 2015