Doğu’ya, Doğu’ya!!

11 Şubat 2013 Pazartesi

Son günlerin önemli tartışma konularından biri Türkiye’nin uluslararası düzlemde nerede yer alacağıdır. Konu, AB-Avrupa Birliği ile ŞİÖ-Şanghay İşbirliği Örgütü arasında gelgitler biçiminde ele alınıyor.
Türkiye’nin AB ile başlangıcı 1959 yazına giden çok
uzun bir nişanlılık dönemi geçirmekte olduğu biliniyor. Bu sırada hem AB, hem Türkiye hem de dünya büyük değişimler geçirdi.
On yıl önce işbaşına gelen AKP iktidarı, başlangıçta büyük bir coşku ile AB’ye sarıldığı
görüntüsünü verdi; ilişkiler tam üyelik görüşmeleri sürecini başlatacak bir noktaya taşındı. Ancak sonrası getirilmedi, ülke AB’den adım adım uzaklaştırıldı.
Bu uzaklaşmada, hiç kuşkusuz, AB’nin
sağcı iktidarlarının ve bağnaz çevrelerinin sergilediği Türkiye karşıtı davranışlarının ve yaşanan ağır ekonomik bunalımın da büyük etkisi var.

\n

***

\n

İlerleme raporlarına ve AİHM kararlarına yansıdığı gibi AB ile AKP iktidarının uyuşmazlık noktaları aslında çok derindir.
AKP iktidarı bilinçli bir biçimde
hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, özgür basın, özerk üniversite, çağdaş bilim ve eğitim, sendikal haklar, katılımcı siyasi partiler ve seçim düzenlemesi, özgür sanat, korunan çevre ve bağımsız kurumlar konularında olumlu adımlar atmıyor. Türkiye’yi AB’den uzaklaştıran gerçek neden budur.
Oysa, bu değerler, yalnızca AB’nin savunduğu değerler değildir, tüm insanlığın ulaşmak istediği
ortak değerlerdir. Gerçekte AKP ülkeyi AB’den değil bu değerlerden uzaklaştırıyor.

\n

***

\n

Başbakan son günlerde ŞİÖ’ye girilmesini gündeme getirdi. ŞİÖ; Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ülkelerinden oluşuyor.
Oysa, kimilerine göre Orta Asya’dan yani Ergenekon’dan yola çıkılmasından bu yana; kimilerine göre de 1071’den sonra -ki bu konuda iktidar ve muhalefet görüş birliği içindeler- kimilerine göre Tanzimat sonrasında, kimilerince de asıl cumhuriyet ile
yönümüz hep Batı’ya çevrilmişti.
AKP iktidarı, şimdilerde
Doğu diyor.
Ülke, ŞİÖ içinde yer alırsa ne olur?
Demokrasisi güçlenir mi?
Bu soruların yanıtını tartışmak bir tarafa, iki örgütün genel sekreterlerinin
adlarına bakın ve kararı siz verin: AB Genel Sekreteri Javier Solana; ŞİÖ Genel Sekreteri Muratbek İmanaliyev.
Sizce, ŞİÖ seçeneğini ortaya atan Türkiye’nin bugünkü Başbakanı -gelecekte başkanı olma heveslisi- bunların
hangisini kendisine daha yakın bulur?

\n

***

\n

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin düşünceleriyle ilginç kişilerinden Sakallı Celal (Yalınız; 1886-1962) yıllar önce şöyle diyor:
“Türkiye’de aydın geçinenler Doğu’ya doğru seyreden bir geminin güvertesinde Batı yönünde koşturarak Batılılaştıklarını sanırlar.
Sakallı, Batı’da geçerli
evrensel insanlık değerlerini savunmanın Türkiye’de suç sayıldığı bugünleri görseydi, sanırım aydın geçinenler el ele Doğu’ya doğru koşuyor derdi. İnsan haklarının da onun da ruhu şad olsun!

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yerelde yeşermeli 25 Mart 2019
Yıkımı durdurmak! 18 Mart 2019