Yılmaz Şipal

‘Anayasalı Devlet’ ve ‘Anayasasız Demokrasi’

13 Ağustos 2012 Pazartesi
\n

Başvuru kaynaklarında anayasatanımı şöyle yapılmakta:

\n

Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar bütünüdür. Anayasa ile ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır. (*)

\n

Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Devletin temel kanunudur. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir.

\n

Türkiyenin de aralarında bulunduğu çoğu ülkede anayasa, yazılı ve bütünsel bir belgedir. Bu tip ülkeler şeklianlamda anayasaya sahiplerdir. Oysa İngilterede yazılı bir anayasa yoktur. Buna ise teamüli anayasadenmektedir. Bu ülkede temel kurumların işleyişi yüzlerce yıllık geleneklere, yasalara ve belgelere göre düzenlenir.

\n

Ayrıca anayasalı devletveanayasal devletayrımına gitmek gereklidir. Bu ayrımda ise şekli anlamda bir anayasası olan devlet bu belgede modern anayasanın gereklerini yerine getirmiyorsa, yani devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceği muğlak ve daha da önemlisi kişi temel hak ve özgürlükleri tam anlamıyla güvence altında değilse devlet anayasal bir devlet sayılmamakta sadece anayasa sahibi bir devlet anlamına gelen anayasalı devletsıfatını almaktadır. Buna karşın ister teamüli ister şekli anayasa sahibi olsun, eğer bir devlet temel hak ve özgürlükleri güvence altına almış ise bu devlet anayasal sayılmaktadır.

\n

Bugün İngiltere krallıkla (meşruti krallık) yönetilen bir ülke olmasına karşın, demokrat ülkelerin başında gelmektedir. Bunun nedenini de 13. yüzyılda, 1215 yılında İngilterede soyluların Magna Carta (Büyük Özgürlükler) adı verilen fermanı İngiltere Kralına kabul ettirip parlamento yönetimini oluşturarak hukukun ve özgürlüklerin kapısınıdünya ülkelerine de açmasıdır.

\n

Uzmanlar, Magna Cartanın günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin ilk ve en önemli basamağıolduğu görüşündedir.

\n

63 maddeden oluşan, 1215 yılında yürürlüğe konulan, Latincede Büyük Özgürlükler Sözleşmesi anlamına gelen Magna Carta Libertatumun bazı maddeleri günümüz hukukuna da yol göstericidir.

\n

(*) “Madde 38 - Bundan böyle hiçbir hâkim herhangi bir kimseyi ilgili olayda doğru ve güvenilir deliller ortaya koymadan dava edemez.

\n

Madde 39 - Kendi zümresinden olanlar ya da ülkenin ilgili yasalarına uygun olarak verilen bir karar olmadıkça hiçbir özgür kişi tutuklanamaz, hapse atılamaz, mal ve mülkü elinden alınamaz, sürgüne yollanamaz ya da herhangi bir biçimde kötü muameleye maruz bırakılamaz.

\n

Madde 40 - Kimseye hakkı ya da adaleti satmayacağız, men etmeyeceğiz ya da geciktirmeyeceğiz.

\n

Madde 45 - Krallığın yasalarını bilmeyen ve bu yasalara tümüyle uyacağına kanaat getirmediğimiz kişileri hâkim, vali, şerif ya da sınırlı yetkili hâkim olarak atamayacağız.

\n

İngiltereninileri demokrasiyiuygulayan ülkelerin başında yer almasını sağlayan, 1215 yılında imzalanan Magna Cartadır.

\n

Dünyanın uygar ülkeleri, hukukun ve özgürlüklerin kapısınıdünyaya açan,Magna Carta Libertatuma(Büyük Özgürlükler Sözleşmesi) çok şey borçludur.

\n

Bugün bazı ülkeler krallıkla (monarşi) yönetilmelerine karşın, kendisine demokratgörüntüsü vermeye çalışan, sözde demokratülkelere demokrasi dersi de vermektedir. Büyük Britanya (İngiltere) (meşruti krallık), Belçika (meşruti krallık), Danimarka (meşruti krallık), Hollanda (meşruti krallık), İsveç (meşruti krallık), Kanada (meşruti monarşi), Lüksemburg (meşruti monarşi), Norveç (meşruti krallık) bu ülkelerin başında gelmekte.

\n

Özet olarak: Günümüzde, İngilteredeki anayasasız demokrasinin”, hak ve özgürlükleri, Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlükler Sözleşmesi) ile birçok anayasalı devletlerdençok daha ileri düzeye taşıdığı açık ve seçik olarak görülmektedir.

\n

Kaynak: (*)Vikipedia

\n\n

Yazarın Son Yazıları

‘Bedava’ Yaşamak 22 Ekim 2012