Yılmaz Şipal

‘Kaynayan Bir Cadı Kazanı’: Ortadoğu

30 Temmuz 2012 Pazartesi
\n\n\n

Günümüzde, geri kalmış ülkelerin eğitim sistemi, eğitimsiz çoğunlukoluşturmaya programlanmış durumda.

\n

Gelişmiş ülkeler ise, eğitim sistemlerini, eğitimli ve nitelikli bireyleryetiştirmeye yönlendirmiş.

\n

Geri kalmış ülkelerin yöneticileri, bu yüzden eğitim sistemlerini, dinsel kavramların ve kuralların önünü açıp”, bilimselliğin, felsefenin ve sanatın önünü kapayıpeğitimsiz kalabalıklar yetiştirilmesine dönük olarak düzenlemekte.

\n

Eğitimsiz kalabalıkların yönetilmesinin, eğitimli bireylerden oluşan nitelikli azınlıklarıyönetmekten çok daha kolay olduğu herkesçe bilinmekte...

\n

2005 yılında yapılan bir araştırmada, Darwinin evrim kuramının doğru olduğunu kabul edenlerin oranı en düşük ülkelerin, İslam ülkeleri olduğu aktarılmakta.

\n

İslam ülkelerinden sonra ikinci sıraya, yüzde 40 oranı ile,akıllı tasarımakımının ortaya çıktığı ABD yerleşmiş durumda.

\n

(**) Akıllı tasarım argümanı, tüm canlı organizmaların aşağı yukarı günümüzdeki halleri ile bir akıllı tasarımcı tarafından tasarlandığını görüşünü benimser. Akıllı tasarım kuramını benimseyenler, çoğunlukla bu tasarımın kimin tarafından yapıldığını açıklamaktan özenle kaçınır, herhangi bir tektanrılı dinin tanrısının ismini telaffuz etmezler. () Bunun nedeni kısmen, Akıllı Tasarımın okullarda evrim teorisine bilimsel bir alternatif olarak okutulmasını sağlamaktır. Akıllı Tasarımın önderliğinin yapıldığı ABDde din reklamının yapılması ve dinin yaygınlaştırılmaya çalışılması anayasaya aykırıdır. Gelişmiş Avrupa devletlerinde evrimin doğru kabul edilme oranları Türkiyeden ve Amerikadan çok daha yüksektir. İzlandada halkın yüzde 80inden fazlası; Danimarka, Fransa, İngiltere, Japonyada yaklaşık yüzde 80i evrimi kesin olarak doğru kabul etmektedir (…)”

\n

Charles Darwinin 200. doğum yıldönümü anısına 2009 yılı, UNESCO tarafından Darwin yılıilan edildi.

\n

Çağdaş eğitimi dışlayan ve Darwin kuramını da tümüyle tartışmasız yok sayan bazı İslam ülkeleri, bunun karşılığını, 1948’de kurulan İsraile karşı girdikleri savaşlarda başarısız kalarak almıştır.

\n

14 Mayıs 1948de, Ben Gurionun başkanlık ettiği Yahudi Milli Konseyi, Tel Aviv kentinde, İsrail devletinin kurulduğunu dünyaya duyurur.

\n

İsrail devletini içine sindiremeyen, Arap dünyası”, (Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak) birlik olup İsrailin üzerine saldırır.

\n

1967’de, İsraille, Arap ülkelerinden Mısır, Ürdün ve Suriye arasında savaş yeniden başlar. Bu üçüncü savaşa, Irak, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas ve Cezayir de asker ve silah yardımıyla katılır.

\n

Başlamasıyla bitmesi bir olan Üçüncü Arap-İsrail Savaşına, Altı Gün Savaşı adı verilir. 6 gün süren bu savaş,dünyanın en kısa süren savaşıolur ve İsrailin üstünlüğü ile son bulur.

\n

Arap ülkeleri içinde Mısırın en güçlü ve en güvenilir orduya sahip olduğu sanılmaktadır. Ancak savaşta en ağır yenilgiye uğrayan Arap ülkesi, Mısır olur. İsrail ordusu karşısında, Arap devletlerinin askeri gücünün yenik duruma düşmesi, Arap dünyasında milliyetçilikduygusunu uyandırmış ve Arap milliyetçiliği hareketini başlatmıştır.

\n

Aslında, Altı Gün Savaşları, çağdaş eğitimle yetişmiş eğitimli azınlıkile çağdaş olmayan eğitimle yetişmiş eğitimsiz çoğunluk arasında geçen bir savaştır.

\n

Bugün de kaynayan bir cadı kazanıkonumunda olan Ortadoğu”, yeni bir bölge haritası hazırlığı içinde olduğu görüntüsünü vermekte.

\n

(**) Kaynak: Vikipedi

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

‘Bedava’ Yaşamak 22 Ekim 2012