Yılmaz Şipal

“GDO’lar ve ‘Pandora’nın Kervanı”

03 Eylül 2012 Pazartesi
\n

Zeus kendisinden ateşi çalıp insanoğluna veren Prometheusu cezalandırmak için, Prometheusun kardeşine balçıktan yapılmış tanrısal güzellik ve zekâya sahip Pandorayı eş olarak gönderir. Pandoranın yanına da bütün kötülükleri doldurduğu bir kutu verir. Bu düğün armağanı asla açılmamalıdır. Pandora, merakını yenemez ve kutuyu açar. Kutu açılınca içindeki bütün kötülükler yeryüzüne dağılır. İş işten geçtikten sonra, Pandora kutuyu kapatır, ancak çok geç kalmıştır. Kutu kapandığında içinde bir tek umutkalmıştır.

\n

20. yüzyıl savaşlarla yüklü mirasını, yanına petrol kuyuları ile nükleer enerji santrallarını da ekleyip çok daha zenginleştirerek, 21. yüzyıla devretmiş durumda.

\n

21. yüzyılın daha başında 2010un nisan ayında, Meksika Körfezinde bir petrol platformu çöktü ve denize sızan petrol bir çevre felaketi yarattı. Uzmanlar, 130 mil uzunluk ve 70 mil genişliğindeki deniz kirliliğinin Louisiana, Alabama, Mississippi, Florida sahillerine bıraktığı etkinin tamamen arındırılmasının yıllarca süreceğini, belki de asla temizlenemeyeceğini söylüyor.

\n

Günümüzde, petrol hemen her yerde yanı başımızdadır.

\n

Petrol, pek çok alanda çok büyük yararlar sağlamasına karşın, doğal ortamı kemiren küresel afet konumuna gelmiştir.

\n

Bazı petrol ürünlerinin artık kanser de ürettiği anlaşılmıştır. Bugün petrol kuyuları kötülüklerin kutusuolarak da bilinen Pandoranın kutusunun yerini almış görünmekte.

\n

Ne zaman bir petrol kuyusundaki at başlıbir petrol pompası görsem, aklıma hep Pandora ve kötülüklerinin kutusu gelir. Bu at başı pompayı, yeraltına gizlenmiş, kötülükleri yeryüzüne pompalamak için başını bir aşağı, bir yukarıdurmaksızın sallar görmekteyim.

\n

2010’un nisan ayında, Meksika Körfezinde çöken petrol kuyusu felaketinin üzerinden daha bir yıl geçmeden bir felaket haberi de Japonyadan geldi.

\n

8.9 büyüklüğünde bir deprem ve onun oluşturduğu dev dalgalar (tsunami) Fukuşima kentindeki bir nükleer elektrik santralının patlamasına neden oldu. Gazeteler haberi büyük başlıklarla verdiler

\n

Dehşet senaryosu gerçek oldu: Fukuşima Nükleer Santralı patladı.”

\n

Şimdilerde ise GDOlar (genetiği değiştirilmiş organizmalar) gündeme gelmiş bulunmakta.

\n

Uzmanların tartıştıkları GDO konusunu Cumhuriyet, 28 Ağustos 2012 günüGDOcular insanları kobay yerine mi koyuyor?başlığıyla aktarmakta.

\n

Ekonomi Servisi - Son zamanlarda GDOlu ürünler konusu yeniden gündeme gelirken bazı haber ve yorumlarda kamuoyuna yanlış bilgiler verildiğini belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, yayımladığı bir bildiri ile Karşı çıktıkları noktanın tüm insanlığın ve doğanın kobay olarak kullanılmasıolduğunu bildirdi.

\n

Bildiride özetle şu görüşler yer alıyor:

\n

(…) İtirazımız GDOlu tarım ürünlerinin abartılı ve gerçekle bağdaşmayan bir şekilde reklamının yapılması, olumsuzlukların görmezden gelinerek tüm insanlığın ve doğanın kobay olarak kullanılmasınadır. () GDOlu ürünün açlığa çare olacağı yanlış bilgi. Dünyada açlık tarımsal üretim yetersizliğinden değil, üretilenin adil paylaşılmamasından kaynaklanıyor (FAO/2002). (…)

\n

GDOnun tarım ilacı kullanımını ortadan kaldıracağı bilgisi doğru değildir. Zira, GDOlu tohumları üreten çokuluslu şirketler aynı zamanda dünyanın en önde gelen tarım ilacı üreticileri ve kazançlarının en önemli bölümünü de tarım ilacı satışları oluşturuyor.

\n

Ben de kendime:Acaba GDOlar da petrolü ve nükleer enerjiyi yanına alıp, Pandoranın kötülüklerinin kervanına mı katılacak diye sormaktayım.

\n

Yazarın Son Yazıları

‘Bedava’ Yaşamak 22 Ekim 2012