Yılmaz Şipal

Aydınlığa ve Uygarlığa Açılan ‘Pencere’: İlhan Selçuk

25 Haziran 2012 Pazartesi
\n

\n

Ben, İlhan Selçuku (İlhan Abi), Turhan Selçuk ile birlikte 1950li yıllarda çıkardığı, Dolmuş, Kırkbirbuçuk, Taş isimli mizah dergilerinin bir okuru olarak tanıdım.

\n

Bu mizah dergileri, Türk mizahına evrensellik, derinlik ve zenginlik getirmiş, Türk karikatür sanatını dünyaya taşımış ve tanıtmıştır.

\n

Bu dergiler, Nasrettin Hocanın torunlarınıdünya mizahının tanımasına aracı olur.

\n

İlhan Selçukla yüz yüze gelip tanışmam, 1962 yılı Nisan ayında Cumhuriyette oldu. O gün bugündür İlhan Selçuk, benim için İlhan Abiolmuştur.

\n

İlhan Selçuk, Cumhuriyet gazetesinin sahibi Nadir Nadinin ısrarlı davetini kıramaz ve saygın bir gazetedeki (Vatan gazetesi) köşesini bırakıp Nisan 1962de Cumhuriyette aydınlığa ve uygarlığa bir Pencereaçar.

\n

Gönüllerde açılan Pencere”, İlhan Selçukun 21 Haziran 2010 günü sonsuzluğa uğurlanmasına karşın kapanmaz.

\n

İlhan Abi, bir bilgeydi, aydınlanmanın bilgesiydi”.

\n

İlhan Selçuk bana, bu dünyadan değilmiş de bir efsaneden çıkıp yeryüzüne inmiş gibi gelir.

\n

Yunus Nadi, Mustafa Kemal Atatürkün isteği ve görevlendirmesiyle, 7 Mayıs 1924te Cumhuriyet gazetesini kurar.

\n

O gün bugündür, Cumhuriyet gazetesi, kurumlara, partilere, iktidarlara ve kişilere ilkelerinden ödün vermeden yoluna devam etmektedir..

\n

Bundan böyle de yoluna devam edeceğinden kuşkumuz da yoktur.

\n

Cumhuriyet, yalnızca bir gazete değildir. Cumhuriyet, çalışanlarına eğitim de veren bir okuldur. Bir akademidir... Bugün, diğer gazetelerde, televizyonlarda üst düzey yöneticilere kadar pek çok arkadaşımız, bu okulda eğitim almıştır. Cumhuriyet, okurları için açık öğretim üniversitesiolma görevini de üstlenmiştir. 88 yıldır, bu görevi de ödünsüz olarak başarıyla sürdürmektedir.

\n

Yunus Nadi, Atatürkün adını koyduğu Cumhuriyeti, bir gazete olmanın ötesinde bir üniversiteye, bir açık öğretim üniversitesinede dönüştürmüştür.

\n

Yunus Nadi, Cumhuriyetin sahibi ve başyazarı olmasının yanında bu açık öğretim üniversitesinin rektörlüğünü de üstlenmiş ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte bu görevi 1945e dek ödünsüz başarmıştır. Bu üniversitenin rektörü olarak, 1924ten 1945e kadar Türkiyenin önde gelen bilim insanlarına, sanatçılarına, yazar ve düşünürlerine, üniversitesinin kapılarını ardına kadar açık tutmuştur..

\n

1945’te Nadir Nadi, babasının ölümü üzerine, ondan devraldığı gazetenin başyazarlıkgörevinin yanında Yunus Nadinin kurduğu Türkiyenin ilk açık öğretim üniversitesinin rektörlük görevini de 1991e kadar eksiksiz ve ödünsüz yerine getirmiştir.

\n

Nadir Nadiden sonra Cumhuriyetin sahipliğini Nadir Nadinin vasiyeti ile Cumhuriyet Vakfı adınaİlhan Selçuk, omuzlarına alır. .

\n

İlhan Selçuk da Yunus Nadinin kurduğu bu üniversitenin rektörü olarak, Türkiyenin aydın, uygar, Cumhuriyetçi, değerli bilim ve sanat adamları ile yazar ve düşünürlerine üniversitenin kapılarını yine ardına kadar açık tutmuştur.

\n

İlhan Selçuk, aydınlanmanın bir bilgesi olmanın bedelini, yargılanarak, tutuklanarak ve işkence görerek ödeyen bir vatanseverdir.

\n

Ortaçağ karanlığının ortasında 60 yaşındaki Galileinin engizisyon mahkemesine yargılanmak üzere çıkarılmasını tarih bir insanlık suçuolarak görmüş ve yargılayanları bağışlamamıştır. Tarihin bir yüz karasıolan bu yargılamanın suçlusu Galilei, bugüne değin hiç unutulmadı. Gelecek çağlarda da unutulmayacak. Zamanın ve toplumların evrensel boyutları bu saygın bilim adamının korumalarıdır.

\n

Galilei gibi, İlhan Selçuk gibi, çağlarının önünde olanları, çağlarını gelecek yüzyıllara taşımak isteyenleri,karşıdevrimcilerher dönem yargılamıştır.

\n

Ancak, devrimcilerin yargılanması onların hem yazgısıdır, hem de gelecek zamanlarda alacakları büyük ödüllerin öncüleridir.

\n

21 Haziran 2010 günü aramızdan ayrılan sonsuzluğa uğurladığımızaydınlanmanın evrensel bilgesiİlhan Abi, seni özlemle arıyor ve saygıyla anıyorum.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

‘Bedava’ Yaşamak 22 Ekim 2012