Yılmaz Şipal

Olaylar ve Yorumlar: ‘Çocuk Sömürüsü’

06 Ağustos 2012 Pazartesi
\n

\n

OLAY (1) Eşi, kayınpederi ve kayınvalidesinin uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddete dayanamayan, tuvalette felç ve akli dengesini yitirmiş halde bulunan Melek, hayata veda etti. Daha 16 yaşında evlendirilen çocuk gelin, 18 yaşına geldiğinde buz gibi havada bebeğini ölü olarak kucağına alan, yaşadığı şiddete ve yaşam şartlarına dayanamayan, tuvalete bağlanmış ve akli dengesini kaybetmiş bir şekilde bulunan Melek K. hayatını kaybetti.(www.haberdesin.com)

\n

OLAY (2) “(…) Dünyada, her sene ortalama 1 milyon çocuk seks ticaretine kurban gitmektedir, parayla alınıp satılarak veya kaçırılarak seks turizminin, pornografinin ve fuhşun bir parçası haline getirilmektedirler. 5 yıl öncesine kadar çocuk seks turizminin yaşandığı yerler Tayland, Kamboçya, Hindistan ve Filipinler iken, çocuk seks turizmi şimdi Kostarika, Brezilya, Meksika ve Orta Amerikada da yaygınlaşmıştır. Araştırmalara ve tahminlere göre Kamboçyadaki 800 bin fahişenin üçte birini çocuklar oluşturuyor. Çocuk fahişelerin sayısı Taylandda 800 bin, Endonezyada 400 bin, Hindistan ve Filipinler’de 100 bin, Brezilyada ise 500 bin gibi korkunç sayılarla ifade ediliyor.

\n

Çocuk seks ticaretini, dünyadaki çatışmalardan, savaşlardan ve insan kaçakçılığından ayrı düşünmek mümkün değildir. Örneğin Kosova Savaşından sonra, çeteler ailelerden 1000 Amerikan Dolarına aldıkları çocukları Yunanistan ve İtalyada iki katına satmışlardır.

\n

Araştırmalara göre, çocuk seks ticareti gittikçe artarken istismara uğrayan çocukların yaşları da gittikçe azalmaktadır. Hindistanda fuhuş yapan çocukların yaşları 14-16 arasındayken, günümüzde 10-14e kadar düşmüştür. Kamboçyada köylerde 7-8 yaşındaki kızlar çocuk İngilizceleriyle oral seks ve cinsel ilişki pazarlığı yapmakta, Sri Lankadaki genelevlerde 6 yaşındaki çocuklara rastlanmaktadır.

\n

Bu ülkelerin hepsi kulağa çok uzak geliyor; peki ya ülkemizde, yanı başımızda, belki bir cadde ötemizdeki otelde ya da arka sokağımızdaki evde yaşananlar?...(UNICEF Çocuk Hakları Danışmanı - Prof.Dr.Oğuz Polat)

\n

OLAY (3) Daha çocuk yaştaki kızların, (…) İç Anadolu kentlerinde evlenemeyen veya dul kalan erkeklere 1000 ile 5 bin lira arasında satıldığı belirtildi. (…) İç Anadolu kentlerinde binlerce kişinin bu yolla küçük yaştaki kızlarla evlendiği belirtildi.

\n

Bu yolla evlenen, adının açıklanmasını istemeyen bir kişi şunları anlatıyor: Yaşadığımız ilde Güneydoğuyu bilen kişiler var. Bunlarla bir kente gidiyorsun ve burada bu işleri ticaret gibi gören kişiler var. Onlar hangi evde nasıl kız var biliyor. Mesela köye gidiyorsun, tüm köy kızları sıraya diziliyor. Sen içlerinden birini seçiyorsun. Sonra kızlar gidiyor. Bu kişiler size soruyor, hangisini beğendin diye. Sen de karar veriyorsun. Sonra fiyatları söyleniyor. Fiyatlar ise 1 ile 5 bin TL arasında değişiyor. Uygun olanı alıp geliyorsun. Kızların itiraz etme şansı hiç yok. Kimi zaman ailesi de sizinle geliyor. (Cumhuriyet: Seyfettin Mete, 16 Ağustos 2011)

\n

YORUM (1): Benim Güneydoğu Anadoludan gelen 3 eşli 25 çocuklu hastam var. Çocuklarının adını bilmiyor. Gelişmekte olan bölgelerden göç edenler arasında en az çocuk sahibi olanın 6-7 çocuğu var. Sağlık Bakanının bile 6 çocuğu var. 25 çocuk, 10 veya 6 çocuk, olacak iş değil. Büyük kentlere göç 40 yıl öncesinde de bugün de önemli sorun.

\n

Türkiyede sağlıklı olmayan sanayileşme insanın insanca yaşamasının, toplumsal doyuma ulaşmasının da önündeki en büyük engellerden biri. O zamanki sanayileşme projeleri takip edilseydi, bugünkü durum yaşanmazdı…” (Cumhuriyet 8 Temmuz 2009: Şule Köktürkün Prof. Dr. Özcan Köknel ile söyleşisi)

\n

YORUM (2): Eski İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav, tecavüz ve cinsel taciz suçlarından aldığı 7 yıl hapis cezasını çekmek üzere cezaevine girdi. (Cumhuriyet, 8 Aralık 2011)

\n

YORUM (3): Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren belgeyi görmeden bir evlenme için dinsel tören yapan kimse hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir. (Türk Ceza Kanunu, Madde 230/6)

\n\n

Yazarın Son Yazıları

‘Bedava’ Yaşamak 22 Ekim 2012