‘Biat’ Kültürü…

20 Ekim 2011 Perşembe
\n

\n

Yeter artık yeniden ve yeniden bu konuyu yazmayayım diyorum, ama olmuyor! Her gün dozu artan şiddet, yaygınlaşan kadın cinayetleri

\n

Tamam kadın sorunlarına odaklanan STKler didiniyor, bu konudan sorumlu Bakan Fatma Şahin uğraşıyor, ama korkarım ki o büyük fotoğraf gözden kaçıyor

\n

O büyük fotoğrafta benim gördüğüm, yüzyıllardır süregelen etkenlerin yanı sıra biat kültürünün egemenliği var

\n

Adalet ve vicdan sınıfta kaldı

\n

Gençler bilmeyebilir: Biat (Arapçadan gelen bir sözcük) tartışmasız, şartsız koşulsuz, baştaki gücün emrinde olmak, buyrukları yerine getirmeyi içerir. Ancak toplumsal anlamda daha geniş bir alanı kapsar:

\n

Azgelişmiş toplumlarda güce güç katmanın yoludur. Padişahım çok yaşa ya da kraldan çok kralcılık uygulamalarının, çıkar ilişkilerinde oynadığı role göre azalır ya da çoğalır. Bizde bunun çoğaldığını görüyoruz.

\n

Biat kültürünün olduğu yerde adalete de vicdana da yer yoktur. Haklılık haksızlık aranmaz. Tartışma, sorgulama, eleştiri kabul etmez. Örnek: Ya taraf olursun ya bitaraf söylemi

\n

Bugün iktidar güçleri biat kültürünü daha da yaygınlaştırmak için ellerinden her geleni yapmaktadır.

\n

Saz çalmak ‘suç’ olursa

\n

Rizede genç bir kadın öğrenci saz çaldığı, bağlama kursuna gittiği için; Rize Üniversitesinin sosyal etkinliklerine katıldığı için; Rize Gençlik ve Spor Müdürlüğüne bağlı gençlik merkezinde Türk halk müziği dalında solistlik yaptığı için eğer suçlu sayılıyor ve yurda kaydı yaptırılmıyorsa Biat kültürünün alıp başını yürümesinden, toplumun iliklerine işlemesindendir!

\n

Antalya Altın Portakalda Kadın Zirvesi’nde, konunun uzmanları şiddet üzerine devlet politikaları ve önlemler üzerine kafa yorarken kentin bir başka ucunda bir lise müdürü kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine bir metreden daha çok yaklaşmamaları için talimat yayınlıyordu. \t

\n

Görün, biat kültürü adamı nerelere itiyor!

\n

Doğal ve yan etkiler

\n

Hastalanırsınız. Doktor görür. Teşhisi koyar. İlaç yazar. Eczaneden ilacı alır, içinden çıkan ona katlanmış minicik yazılı bilgi kâğıdı okumaya çalışırsınız. Öyle bir yan etkiler sıralanmıştır ki ilacı içmeye korkarsınız

\n

İşte yaşadığımız, artarak yaşamakta olduğumuz kadına yönelik şiddet, özellikle son yıllarda biat kültürünün hızla yaygınlaşmasının hem doğal nedeni, hem de yan etkileridir.

\n

Siz bugüne dek kadına yönelik şiddet karşısında Cumhurbaşkanı ya da Başbakanın herhangi bir söylemini, eylemini gördünüz mü, duydunuz mu?

\n

Ben hatırlamıyorum da

\n

Başka bir köprü mümkün

\n

Anımsayacaksınız: Haliç Metro Geçiş Köprüsünü bu sayfalarda defalarca ele aldık. O eşsiz silueti nasıl bozacağını; daha da öte rezil rüsva edeceğini herkes biliyor artık!

\n

Bakın zaten gökdelenler bozdu diye Toptaş bile çok üzülüyor. İnşaat iznini 27 binden 70 bin metre kareye çıkaran; yükseklik iznini kaldıran o, ama olsun yine de çok üzülüyor

\n

Gelin bu kez iş işten geçtikten sonra üzülmeyelimİstanbul SOS Girişimi Başka Bir Köprü Mümkün başlığıyla şu çağrıyı yapıyor. Haydi siz de katılın:

\n

Aşağıda imzası bulunan bizler,

\n

- İstanbulun ulaşım sorunlarının, kentin yüzyıllar içinde oluşmuş kültürel mirasına sahip çıkılarak ve tarihi dokusuna zarar verilmeden, bilim ve çağdaş teknolojiler ışığında çözümlenmesini,

\n

- Haliç Metro Geçiş Köprüsü tasarımının, Türkiyenin de taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve köprünün Haliç siluetini bozacağını yıllardır dile getiren bilim ve meslek insanları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınarak, en kısa sürede değiştirilmesini, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili tüm kurumlardan talep ediyoruz.

\n

İmzanız için www.istanbulsos.org ya da [email protected] adreslerini kullanabilirsiniz.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

İki kadın 21 Ocak 2021
Sanat, umuttur 3 Ocak 2021
Yıl sonu ağacı... 31 Aralık 2020
Başarı öyküleri 27 Aralık 2020
Ruh sağlığını koruma 20 Aralık 2020
Görsel manifestolar 6 Aralık 2020