Meral’e, Özlemle…

02 Aralık 2012 Pazar

Sevgili arkadaşım, sevgili Meral Okay,

\n

Bu pazar, seninle dertleşme günüm olacaktı Senin titiz araştırmandan, yeteneğinden, geceni gündüzüne katıp çalışmandan, emeğinden kaynaklanan Muhteşem Yüzyıl dizisini, Başbakan yargıya havale ettiğinden beri, dizinin izlenme oranının nasıl arttığından söz edecektim.

\n

Kurguyla belgesel arasındaki farkı bilmeyenlerin, savcıları imdada çağırması, yargıçlardan medet umması, ancak ve ancak yargının yozlaştığı, yargının siyasetin boyunduruğuna girdiği ülkelerde olurİnsanın bunu görmemesi, anlamaması için özürlü olması gerek!

\n

Anımsıyorum, Sevgili Meral, son zamanlarında ne çok hırpaladılar seni. Milletin değerleri”, “milli değerlerdiye diye aç kurtlar gibi üzerine saldırtılanlar, ölümünden sonra da boş durmadı

\n

Dünden anımsadıklarım ve bugün yaşadıklarım birleştiğinde özlemim de öfkem de büyüyor Sevgili Meral. Şöyle anlatmaya çalışayım:

\n

***

\n

Milli değerlerimiz cehaletse, bilgisizlikse, sanatsal yaratıcılığı yok saymaksa, çağdaş evrensel değerleri reddetmekse

\n

Akıl ve bilimin yerine, inancı ve dini yerleştirmek, atılacak her adımda, dini referans almaksa milli değerlerimiz

\n

Milli değerlerimiz yalan söylemekse, hırsızlıksa, yargıya müdahale etmekse

\n

Kadını günah kaynağı ya da meta olarak görüp zorbalığa, sömürüye devam etmekse... Her gün öldürülen kadınları, çocukları görmezden gelmek; onlar için parmağını bile kıpırdatmamaksa milli değerlerimiz”…

\n

Gücünü göstermek için öfkeye başvurmaksa

\n

Öfke az geldiğinde, şiddete yer açmaksaŞiddeti her daim körüklemekse

\n

Şiddetten tatmin olmayınca işkenceyi, zulmü sürdürmekse

\n

Ya bendensin / ya da düşmansındiyerek bölmek, ayırmak, kutuplaştırmaksaÖtekilerenefret kusup kin besleyip intikam ateşini yakmak ve yandaşları palazlamaksa

\n

Okullarda üniformayı kaldırıyoruz, serbestlik getiriyoruz diye kolsuz giysiyi yasaklamak, taytı yasaklamak, etek boyunu ölçmek, ilkokulda türbanın yolunu açmaksa

\n

İleri demokrasidiye diye zindanları, neyle suçlandığını bilmeyen insanlarla doldurmaksa

\n

Beğenmediği heykeli yıktırmak, beğenmediği diziyi yasaklatmak, beğenmediği gazeteciyi kovdurmaksa,milli değerlerimiz”… Yerin dibine batsın o değerler!

\n

***

\n

Sevgili Meral, dünkü gazetede Bekir Coşkunun o muhteşem yazısını okudum, saatlerce gözyaşlarımı dindiremedim:

\n

Biz gazeteciler Gecelerimiz sizin gecelerinize benzemez Günlerin marazi, hastalıklı, acılı, ölümlü, kanlı, azap verici olayları bizim parçamızdır Herkes uyurken yastığında, gecelerin karanlığında birer kâbus olup yapışırlar yakamıza...

\n

İşte canım arkadaşım, şu yukarıda saydıklarım da geceleri benim yakama yapışıyor! Bunları görmeyen, fark etmeyenlere de şaşıyorum, kahroluyorum

\n

Bekir Coşkunu dinliyorum: Tek derdimiz vardır bizim: Şu yıkım ve ihanet günlerinde kaderin sırtımıza yüklediği vebalin altında yıkılmadan ayakta durmak ve bize inanan insanlardan utanmamak…”

\n

İşte Sevgili Meral, hepsi bu Işık ve sevgiyle kal.

\n

Yazarın Son Yazıları

Adın yaşamak olsun! 1 Ekim 2020
Utanç duymak 27 Eylül 2020
Şizofreni! 10 Eylül 2020
Yaz bitti 6 Eylül 2020
30 Ağustos 30 Ağustos 2020