Şimdi Orwell okuma zamanı

22 Kasım 2020 Pazar

Çiftdüşün, insanın iki çelişik inancı zihninde aynı anda bulundurabilmesi ve ikisini de kabullenebilmesi anlamına gelir (...) İçtenlikle inanarak, bile bile yalan söylemek, artık uygun görülmeyen her tür gerçeği unutmak, sonra yeniden gerektiğinde de gerekli olduğu sürece yeniden anımsamak, nesnel gerçekliğin varlığını yadsımak ve bütün bunları yaparken  yadsıdığın gerçekliği göz önünde bulundurmak... Bunların hepsi de olmazsa olmaz şeylerdir...

Şu sıralar ha bire “demokrasi ve hukuk reformu” deniyor ya... Arınç, “Kavala ve Demirtaş tahliye edilmeli” diye fikir beyan etti ya... Erdoğan bile hukuksuzluktan yakınıyor ya... Bugün söylenenin tam tersini yarın söyleyip inanmamız bekleniyor ve aklımızla oynanıyor ya... İşte “çiftdüşün” böyle bir kavram!

Otoriter rejimler iktidarını sürdürmek için buna mecbur. Ancak yalan, gerçeğin bir adım ötesinde olursa ve ancak millet cahil ve toplumsal gelişmeden uzak yaşarsa sürüp gider... Ve iktidarlar tarihin akışını ancak böyle durdurmaya çalışır.

Bunları ben değil, George Orwell söylüyor “1984” adlı başyapıtında. Yukarıdaki alıntı da onun. Celal Üster’in enfes Türkçesiyle yeniden okuyorum. Okumuş olsanız bile mutlaka yeniden okumanızı öneriyorum. Tam da bugünü anlatıyor. 

Cumhuriyet’i yıldırma çabası 

1984”ü yeniden okumaya beni iten olaylar arasında sadece yukarıdakiler yok, Cumhuriyet’e kesilen ceza da bunlardan biri. 

Basın İlan Kurumu’nun gazetemize biçtiği 45 gün ilan kesme cezası geçen hafta içinde kesinleşti. Bu kurumun verdiği resmi ilanlar gazetelerin can damarıdır, gelir kaynağıdır. İktidar denetimi ele geçiremedi mi, muhalif her alanın soluk borusunu kesmeye çalışıyor. Açlığa mahkûm ediyor! 

Basın İlan Kurumu kime bağlı? Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a. Gazete aleyhine şikâyetçi olan kim? Ta kendisi, aynı kişi: Neden şikâyetçi olmuş? Gazetede ve cumhuriyet.com.tr’de yayımlanan yaklaşık 15 haber... Bakın bakalım o haberler neyle ilgiliymiş! Artık onu da bana söyletmeyin.

Özetle Basın İlan Kurumu hem şikâyetçi hem karar verici hem de cezayı uygulayan! Bundan iyi yargı reformu mu olurmuş!  

Hep 19 yaşında

68 Yılında 19 Yaşındaysan HEP 19 Yaşındasın”, Işıl Özgentürk’ün yeni çıkan anı kitabı (Cumhuriyet Kitapları). Tam da bu uzun başlığın hakkını verecek bir anılar demeti. Öyle baştan sona neden sonuç ilişkilerinin peşine düşülerek değil, seçilmiş anlar, sahneler; seçilmiş temalar çerçevesinde ve nokta vuruşlarıyla okuru kendine bağlayan bir anılar demeti...

Gencecik bir devrimcinin yaşamı boyunca ezilenden, sömürülenden, haksızlığa uğrayandan, zulüm görenden yana direne direne bugüne gelen bir emekçinin 70’lerden bu yana damıttıkları bir çırpıda okunuyor. Hele bütün o süreçleri yaşayıp bütün o duygulara ortaklık etmişseniz...

Direnmek ve içinde yaşanılan gerçekliğe, ilkelere, savunduğun doğrulara, ideallere ihanet etmemek... Kitabın ana temaları bunlar... O bir yazı ustası. Yaşamında içselleştirdiği mesleği, edebiyat, tiyatro, sinema tutkusunu, sayfalara dökerken Türkiye’nin hallerini ve gerçeklerini anlatıyor. Kâh acıları anımsıyor kâh yaşama hep gülen gözlerle bakan yazarın hınzır mizahıyla gülüyoruz... 

Işıl Özgentürk bir yazı ustası. Şiir, öykü, roman, oyun, senaryo... Hepsinde ürün verdi. Hepsinde ortak payda, insan yaşamına ve insan onuruna saygı. Kitabın her sayfasında işte o ortak paydanın peşinden gidiyoruz. Ve her sayfada 68 gençliğinin, 19 yaşın direnciyle! 


Yazarın Son Yazıları

AKP iktidarı ve Atatürk 12 Kasım 2020
İzmir farkı 5 Kasım 2020
Ah güzel İzmir! 1 Kasım 2020
Amadeus 25 Ekim 2020