10 yıl önce 29 Ekim

28 Ekim 2018 Pazar

10yıl önce 29 Ekim için yazdığım “85” başlıklı yazıyı tekrar yayımlamamın anlamlı olacağını düşündüm. Zira havaalanı açılışı bahanesiyle 29 Ekim’i geri plana atma gayreti apaçık ortada! Yazımın son paragrafındaki soru da hâlâ geçerli: “85
Başlıktaki sayı ne anlatıyor?
Sokaktaki insanlara sorsak ne derler?
Üç gün sonra Cumhuriyet’in ilanının 85. yılını kutlayacağımızı anımsarlar mı?
Ya gençler? Onların bu konudaki tavrı nedir?
Atatürk’ün Cumhuriyet’i ve devrimleri emanet ettiği gençler, Cumhuriyet’in 85. yılında onu sahiplenme bilincine ulaşmış mıdır?
Bu soruya tereddütsüz ‘evet’ yanıtını vermek isterdim. Fakat ne yazık ki, 2008 Türkiyesi’nde Cumhuriyet’in ülkemize kazandırdıklarının bilincinde olmayanların sayısı giderek artı-yor...
‘Küreselleşen’ dünyada Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin desteğini alabilmek için ‘Ilımlı İslam’ modelinin denenmesinin yararlı olabileceğini düşünen gençler tanıyorum. Aklı ve bilimi temel alan Nutuk’taki fikirleri savunmayı Kuran’a inançla eş tutup, ikisine olan bağlılığı da bağnazlık olarak değerlendiren gençlerle karşılaşıyorum. Üstelik bu gençler, ülkenin en iyi üniversitelerinde eğitim görmüş...
Cumhuriyet rejimi ile yönetilen Türkiye’de doğup büyüyen bu gençlerin, 29 Ekim 1923’ün anlamını kavrayamamış olması gerçekten üzücüdür!

***

Nedir Cumhuriyet’in anlamı?
Emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşı sonrasında, Lozan Antlaşması sayesinde bağımsızlığın kazanılmasıyla, yeni kurulan devletin idare şeklinin Cumhuriyet olarak belirlendiği gündür 29 Ekim. Bunun anlamı, artık egemenliğin kaynağının ulusa ait olduğudur. Cumhuriyet’in kabul edilişi, Osmanlı’daki padişahlık sisteminin fiilen ve hukuken sonlandırılmasıdır. Bunun gereği olarak da devamında şeriat hukuku yerine medeni hukuka geçiş mümkün oldu. Kadın ve erkeğin yasalar önünde eşitliği düşüncesi, Cumhuriyet saye-sinde laik aydınlanma ile gelişti. Bu nedenle 29 Ekim, Türkiye için en gurur verici gündür ve en coşkulu şekilde kutlanmalıdır.
Öyleyse bu önemli günün 85. yıldönümünde hükümet cephesi neden sessiz? Kutlu Doğum Haftası’nı aylar öncesinden yapılan hazırlıklarla günlerce kutlayanlar bugün neden suskun?

***

Nedeni belli...
Laiklik karşıtı odak olduğu ülkenin en yüksek mahkemesince tespit edilen bir parti yönetiyor bugün Türkiye’yi. Takıyyeci AKP’nin 2002’de iktidara geldiği günden bu yana uyguladığı politikalar, laik Cumhuriyet’le sorunu olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Cumhuriyet’in yerine ABD patentli ‘Ilımlı İslam’ modelinin geçirilmesi; dinin, devlet işlerinde başlıca referans olarak kullanılması hedeflenmektedir.
İktidar partisi, Cumhuriyet devrimlerinin bu topluma kazandırdıklarını bir bir geri alma çabasındadır. Örnek mi? Sosyal hayata katılan kadını çalışma yaşamından uzaklaştırma girişimleri... Belediyeler kanalıyla kamuya açık yerlerde uygulanan içki yasakları... ‘Ulemaya soralım’ diyerek gönlünden geçeni dışa vuran bir Başbakan... Ülkenin en önemli kurumlarını yabancılara satma politikası...
Bu örneklerin sonu yok. En acısı da, bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün izinden gidip onun düşüncesini yaşatmak isteyenlere yapılan muameledir. Atatürkçüler, AKP medyasındaki İkinci Cumhuriyetçi ve dinci takım tarafından karalanıp susturulmaya çalışılmaktadır.
Bugün Türkiye’deki en önemli tehlike, emperyalizme teslimiyet yoluna sapmış olan iktidarın, Cumhuriyet Türkiyesi’ne karşı aldığı tavırdır. Bu hükümet, Cumhuriyet rejiminden ve Atatürk devrimlerinden rahatsızdır. Sözde ‘Ilımlı İslam’ modelini ülkemize yerleştirme hayalleri kurdukları bir gerçektir.
Bu durumda 29 Ekim 2008’de özellikle gençlere sorulacak soru şudur: Anadolu insanının yaşamı pahasına emperyalizme karşı savaşarak kurduğu, egemenliği padişahtan alıp halka veren ve çağdaş yaşamı hedefleyen laik Cumhuriyet’i sahiplenecek misiniz?


Yazarın Son Yazıları

Beklediğimiz o lider 3 Ocak 2021
Yasalar kimi koruyor? 15 Aralık 2020
Yeni nesil jurnal 8 Aralık 2020
Sanal sirkler 6 Aralık 2020