Dünyanın enayisi kim?

30 Aralık 2018 Pazar

Bu hafta bir gece ansızın yanına eşi Melania’yı da alarak Irak’taki ABD üssünü ziyaret etti Donald Trump. Askerlere hitaben yaptığı konuşmada, herkesi şaşırtan Suriye’den çekilme kararını savundu. Konuşması sırasında ABD politikası hakkında söylediği birkaç cümle var ki üzerinde ayrıca durmak gerekiyor.
Şöyle demiş Trump: “Amerika dünya üstündeki her ulus için savaşmamalı; birçok durumda bunun bedeli de ödenmiyor. Savaşı bizim sürdürmemizi istiyorlarsa bedelini de ödemeliler. Bu bedel, bazen de parasaldır. Dünyanın enayisi biz değiliz. Bir ulus olarak tekrar saygı görüyoruz. Bazıları, bu bölgeden birileri gelip bize vatanımızda saldırırsa ne olacak diye soruyor. Bu olursa, bunu yapanlar sonuçlarına katlanır; daha önce hiç kimsenin çekmediği acıları çekerler.
ABD’nin Irak’ı işgal ettiği 2003 yılından bu yana, Ortadoğu’da şiddet ve hastalıklar nedeniyle ölen insan sayısı milyonları aştı. Afganistan, Yemen, Pakistan, Mali, Nijerya, Somali ve Filipinler’de yaşananları da düşününce, yaşamını kaybedenlerin sayısını tam olarak bilmek olanaksız.
Halkının canıyla bedel ödeyen ülkelerden söz ederken, “Savaşı bizim sürdürmemizi istiyorlarsa bedelini de ödemeliler” diyor Trump. “Çoğu kez de bedel ödenmiyor” diye yakınıyor. Bedel diye söz ettiği can değil, para!
Dünyanın enayisi biz değiliz” derken de şunu kastediyor: Suriye’ye geldik, savaştık, şimdi bölge harabeye döndü ama iş daha bitmedi; eller cebe, erler cepheye!

Düşman yarat, bölgeyi işgal et, ranta kon!
Emperyalizmin stratejisi belli: Önce kendileri bir düşman yaratıp bölgeyi karıştırıyorlar. Sonra kriz çıkıp ülke müdahaleye açık hale gelince, “küresel terörle savaş” gerekçesi gündeme geliyor. On binlerce askeri, tonlarca silah ve bombayı yığıp işgale başlıyorlar...
ABD politikasında bu noktadan sonra uygulanan strateji açısından Suriye’de bir farklılık söz konusu. Irak Savaşı’nda ülke yakılıp yıkılınca, yeniden yapılandırma sürecinde ABD’li inşaat, enerji ve güvenlik şirketleri milyonlarca dolarlık ihalelerden rant elde etmişti. Bush yönetimi, “askeri-endüstriyel kompleks”e uygun olarak Irak’ı Halliburton, Bechtel, Vinnell gibi şirketlere altın tabakta sunmuştu.
Halliburton, dönemin Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin göreve gelmeden önce yönetiminde söz sahibi olduğu bir şirket. Bechtel, Reagan döneminin Dışişleri Bakanı George Schultz’un yöneticisi olduğu köklü bir ABD şirketi. Vietnam Savaşı sırasında kurulan Vinnell’in ortakları arasında ise, Baba Bush, eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Reagan döneminin Savunma Bakanı Frank Carlucci, eski Dışişleri Bakanı James Baker vardı. Bunlar gibi o dönemde ihalelerden köşeyi dönen başka şirketler de oldu.

Trump-Putin gizli bağlantısı?
İnsan merak ediyor; parayı her şeyin önüne koyan Trump, niye Suriye’deki rantı beklemeden bölgeden çekiliyor? Belli ki oradaki durum, henüz ülkenin yeniden yapılandırma aşamasında şirketlere para akıtma safhasına gelmedi. Zaten Trump da, “Erdoğan, IŞİD’den geriye kalanları temizlemeyi kabul etti” diyerek bitmediğini ifade ediyor.
ABD’de Demokratlar arasında, Trump’ın Suriye’yi Rusya’ya bırakarak çekildiği yorumu yapılıyor... Ve bu da Trump’ın Putin ile olan “gizli bağlantısına” bir başka kanıt olarak değerlendiriliyor.
Bütün bu olanları düşünürsek, belli ki birileri yine hegemonya için politik oyunlar oynuyor. Ortaya çıkan manzarada dünyanın enayisinin 80 ülkede yaklaşık 800 askeri üssü olan ve 138 bin askeri konuşlanan ABD olmadığı açık... “Dünyanın Ağası” olmak için ABD ile yarışan Rusya da değil...
O zaman sormak gerekiyor:
Dünyanın enayisi kim?
Emperyalizme geçit veren...
Bağımsızlıktan ödün veren herkes, enayinin daniskasıdır! 


Yazarın Son Yazıları

Beklediğimiz o lider 3 Ocak 2021
Yasalar kimi koruyor? 15 Aralık 2020
Yeni nesil jurnal 8 Aralık 2020