Zikzaklama ustası Erdoğan

01 Aralık 2021 Çarşamba

Faiz ile ilgili bir soruya yanıt verirken kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak söz ederek konuştu:

Tayyip Erdoğan’ın böyle zikzakları yok. Tayyip Erdoğan, zaten en başından beri düşük faizden bahsediyor ve ‘Bu faiz inecek’ diyor. Ben hiçbir zaman faizin yükseltilmesini savunmadım, savunmuyorum ve savunmayacağım.”

Bu zikzak meselesine takıldım. Çünkü bence siyasi tarihimizin en çok zikzaklayan politikacılarından biri kendisi. Bence diyorum ama bu sadece benim düşüncem olamayacak kadar açık.

Anımsayalım.

29 Ocak 2009’da Dünya Ekonomik Forumu’nda İsrail Cumhurbaşkanı Perez’e “One minute!” diye bağırdı ve ona bakarak konuştu: 

“Sayın Perez, benden çok yaşlısın, sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak. Bunu da böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Benim için de Davos bitmiştir. Daha da Davos’a gelmem!” 

Ancak bir saat sonra düzenlediği basın toplantısında “Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne İsrail Cumhurbaşkanı Perez’i ne de Musevi halkını hedef aldım. Benim buradaki tavrım moderatöre olmuştur” dedi.

2010’da İsrail’in “Mavi Marmara” adlı Türk gemisine yaptığı saldırıda 10 Türk vatandaşı can verdiğinde, Erdoğan, kameraların karşısında kükredi: 

“İsrail’in Mavi Marmara’dan dolayı bu yardım teşkilatına kini var. Pensilvanya’nın da aynı sebeple bu kuruluşa kini var. Ne diyordu? Otoriteden izin almalılardı. Otorite kim? Güneydeki sevdikleri mi yoksa biz mi? Eğer otorite Türkiye’de bizsek zaten izni verdik!”

İki yıl sonra ise dönüşü inanılmazdı: “İsrail’le de Mavi Marmara gemisi saldırısından bu yana sorunlu olan ilişkimizi düzeltme yolunda önemli adımlar attık. Yalnız buradan bir açıklama yapmak durumundayım. Siz kalkıp da Türkiye’den böyle bir insani yardım götürmek için günün Başbakan’ına mı sordunuz?” dedi...

***

14 Kasım 2015’te bir Rus uçağının hava ihlalinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldüğü günleri hatırlayalım. Erdoğan, bu olayın Rusya ile Türkiye arasındaki ticarete darbe vurması karşısında meydan okudu.

26 Kasım 2015’te Rusya lideri Putin’in “Türkiye özür dilemeli” çağrısına Erdoğan’dan yanıt geldi: “Özür dilemeyeceğiz, hava sahamızı ihlal edenler dilesin!”

Fakat yaklaşık yedi ay sonra Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Erdoğan özür diledi” açıklamasını yaptı. 27 Haziran 2016 tarihli gazetelerde de bu haber yer aldı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’e gönderdiği mektupta, Rus askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili derin üzüntü duyduğunu belirttiği bildirildi.”

Ocak 2018’de Rahip Brunson hakkında “Kusura bakma sen bizden herhangi bir teröristi istediğin zaman bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsın” diyerek Trump’a kafa tuttu ama dokuz ay sonra Rahip Brunson serbest bırakıldı ve bir uçağa binip Amerika’ya uçtu!

2017’de “Siyasi hayatımda ne aldanan ne de aldatan oldum. Bundan sonra da ne aldanan olacağız ne de aldatan” diye iddialı konuştu.

Ama 8 Haziran 2018’de FETÖ hakkında, “Bizim zamanımızda büyüdüğünü reddetmem. Doğrudur. Biz bunların bir tür ihanet içerisinde olmalarını gerçekten başta şahsım olmak üzere hiç düşünmedik ama meğerse bunlar büyük bir ihanet şebekesiymiş. Aldatıldık” itirafında bulundu.

***

Zikzaklar bunlarla sınırlı değil tabii. 2010’da Esad kardeşim”den 2014’te “Zalim Esed”e geçiş…

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, 2016’da “FETÖ’nün finansörü ve 15 Temmuz darbe girişiminin destekçisi” iken bugün Türkiye’de 10 milyar dolarlık yatırım yapmak üzere fon ayırdığı için el sıkışılan ülke konumuna gelmesi de unutulmaz!

Kesin olan bir şey var ki Erdoğan, siyasette bir zikzaklama ustası. O kadar ki zikzakları olmadığını söylerken de zikzaklıyor. 

Bu konuda en büyük rakibi de, birbirlerine 15 Temmuz öncesinde karşılıklı olarak “alçak, adi, şerefsiz” diye seslendikleri Bahçeli!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları