3 Eylül 2010,
Son Güncelleme:
08:44
Aboneler İçin E-Gazete
|
Olaylar Görüşler
|
Okurun Seçimi
|
Belge Arşivi
|
Arama
|
Reklam
|
İletişim
|
English
Ana Sayfa
Siyaset
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Kültür-Sanat
Çizerler
Spor
Yaşam
Bilim-Teknik
Sağlık
Çevre
Eğitim
Gezi
Kitap
Dosyalar
Söyleşi
Otomobil
Piyasa
Çalışma Yaşamı
Tarım
TV Rehberi
Astroloji
Foto Galeri
ARAMA: Mustafa Şerif Onaran @ yazar
Bir Ankara prensi: Cemal Süreya
Cemal Süreya'nın ölümü üzerinden 20 yıl geçmesi, zamanın görece olduğunu düşündürüyor. Şiirleriyle, yazılarıyla güncelliğini koruduğu için ölümü yadırganıyor. Yirmi yılda onar yıllık iki kuşak değişti. Bu kuşakları bile etkileyen bir özelliği olması, onun güncelliğini sürdürmesi anlamına gelir.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 7 Ocak 2010 )
Yolunu yitirmek isteyen ozan: Cevat Çapan
Şiir, kendinden başka dile çevrilemeyen bir edebiyat dalı, diye de tanımlanabilir. Dil içi çeviriler bile özgün şiirin düzeyine erişemez. Ama özgün şiiri başka dile çevirirken, şiirin yapısını incelemek olanağını bulan ozan, o karmaşık dokuyu daha iyi tanır. Şiirin dokusundaki karmaşık yapıyı tanırken şiir yazmanın ne denli zorlu bir iş olduğunu da bilir. Kendi doğrultusunda derinleşen şiir bile belirsiz bir değişim içindedir. Hızlı değişimle karşılaştırılırsa, kendi doğrultusundaki şiirin değişmediği sanılır. Şiirdeki yavaş değişimin ayrımına varılamazsa, ozanın kendini yinelediği yanılgısına düşülür. Nasıl yaşamada değişmeyen gerçek değişimse, şiiri geliştiren gerçek de o belirsiz değişimdir.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 26 Şubat 2009 )
'Timsah'ın Karnı ya da 147'ler
Dostoyevski'nin yarım kalmış bir öyküsüdür 'Timsah'. Dostoyevski Günlüklerinde bu öyküyü Gogol'ün 'Burun' öyküsünden esinlenerek yazdığını söyler. Öyküde timsahın karnındaki İvan, Sibirya sürgünündeki nihilist (yoksayıcı, yokçu, hiççi) Çernişevski'yi mi simgelemektedir? Timsah'ın Karnı Sibirya mıdır?
(
Mustafa Şerif Onaran
- 29 Ocak 2009 )
Tarih bilinci
Her ulus köklerini bilmeli. Yaşama biçiminden gelen alışkanlıklarla göçebe toplumlar oluşturduğumuzu, tarım devriminden sonra yerleşik düzene geçtiğimizi biliriz. İslama inanıp Anadolu'yu yurt edindikten sonra, Akdeniz'i içine alan görkemli bir Osmanlı Devleti kurduğumuzu da unutmayız. Devletin yaşaması için oğlunu öldürmeyi yasa bilen acımasız bir anlayıştan geliyoruz. Buna karşın, sultanından çobanına ozan kişiliği olan ipek gibi insanlarız. Bu ikilem insanın kendinde gizlenmesine yol açıyor.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 18 Kasım 2008 )
38 Olayları
Rüştü Asyalı ile birlikte, Nâzım Hikmet üzerine 'Ben Bir İnsan' adıyla bir oyun düzenlemiştik. Nâzım Hikmet'in doğum günü 15 Ocak 1901 olarak benimsenmiştir. Doğumunun 100. yılında, 15 Ocak 2001'de, Ankara'da Şinasi Sahnesi'nde izleyicinin ilgisine sunulan oyun, üç yıl boyunca, Devlet Tiyatrosu'nun değişik sahnelerinde tam bir dolulukla oynandı. Rüştü Asyalı gibi bir karakter oyuncusu; bir yandan, masal kahramanı Keloğlan'la İsmail Dümbüllü ödülünü alırken, öte yandan, şiirlerini, yaşadığı dönemleri yorumlayarak Nâzım Hikmet'i yeniden yaşattı.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 9 Ekim 2008 )
Kitaba dönüşen tezler
Bir ozan ya da yazar üzerine hazırlanan tezler kitaba dönüşürken yeni bir düzenlemeye geçilir. Artık tezde aranan ölçütleri değiştirip kitabı daha bağımsız duruma getirmek, öğrenci kimliğinden kurtarmak gerekecektir. Usta yazar ayrıntıdan bütüne bakmayı bilir. Tasavvuf anlayışında bu gerçek 'damlada denizi görmek' diye yorumlanır.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 18 Eylül 2008 )
Öyküde yeni bir ses: L. Gülden Treske
Giderek, Anadolu'daki kitapçılar azalmaya başladı. 'Korsan Kitap' satışları da bir türlü önlenemedi. Bu durum yayıncıların işini daha da zorlaştırıyor. Gene de iyi kitabın kokusunu alan bir yayın danışmanı, adı yeni duyulan bir yazarı korumasına alıyor, bir de bakıyorsunuz, edebiyatta iz bırakacak yeni bir kitap gün ışığına çıkabiliyor.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 22 Ağustos 2008 )
Kültürün temeli dil
Latince Cultura'dan gelen, Fransızca söyleniş biçimine göre 'kültür' diye benimsediğimiz bu sözün ilk anlamı; 'toprağı sürme, tarla tarımı' olduğundan Dil Devrimi'nde 'Ekin' karşılığı önerilmiş, ama yaygınlık kazanmamıştır. Artık o ilk anlam önemini yitirmiştir. Çünkü gündelik alışkanlıklardan yaşamanın anlamını kavramaya doğru, kültür, öyle geniş boyutlar kazanmıştır ki, ortak bir tanıma varmak da kolay olmamıştır.
(
Mustafa Şerif Onaran
- 15 Ağustos 2008 )
Üye Girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi Unuttum
Yeni Üyelik
Portal ve Gazete Üyeliği Birlikte
Sadece Portal Üyeliği
Yeni Üyelik
Portal ve Gazete Üyeliği Birlikte
Sadece Portal Üyeliği
Manşetler
Ulusallar beşte beş yaptı
Kılıçdaroğlu Mersinli çiftçiyle buluştu
"Benim kazandığımdan daha temiz"
70 bin kişiye 'evet'li iftar
Vergi ve prim borçlarına kolaylık mı geliyor?
"Milli Eğitim Bakanlığı da mağdur oldu"
"12 Eylüllere hayır diyoruz"
AKP'li başkan 'hayır' dedi
Son Dakika
08:43
-
Çete üyeleri çatıştı: 25 ölü
En Çok Okunanlar
Amerikan rüyasının çöküşü
Sporun evrensel gücü
İspanya'da "Aşk-ı Memnu" rüzgarı
Piyasa
En Son
Değişim
IMKB 100
60,865.73
0.30
IMKB 50
60,493.39
0.31
IMKB 30
77,135.73
0.25
USD
1.5115
-0.26
EURO
1.9365
-0.05
Hava Durumu
Cumhuriyet'i Ana Sayfanız Yapın
|
Ana Sayfa
|
Siyaset
|
Türkiye
|
Dünya
|
Ekonomi
|
Kültür Sanat
|
Spor
|
Yaşam
|
Bilim Teknik
|
Sağlık
|
Eğitim
|
Çevre
|
Çalışma Yaşamı
|
Çizerler
|
Tarım
|
Kitap
|
Gezi
|
Dosyalar
|
Söyleşi
|
Otomobil
|
Olaylar Görüşler
|
Belge Arşiv
|
E-Gazete (aboneler için)
|
İletişim
|
Reklam Seçenekleri
© 1998-2010
Cumhuriyet
© 2005-2010
Bu sitenin
İçerik ve Haber Yönetim Sistemi
altyapısı
YÖRENET Teknoloji A.Ş.
tarafından geliştirilmiştir.
Kişisel İşlemler
Bilgilerim
Aboneliklerim
Şifre Değiştir