Herkese 'kral' dedirtti: 'Bedri bir dönüşüm içinde'

“Aile”ye bu sezon katılan Adana ahalisinden Bedri, dizinin en dikkat çeken isimlerinden. Karakteri başarılı bir biçimde yorumlayan Alper Çankaya ile hem karakterini analiz ettik hem de kariyerini konuştuk.

Yayınlanma: 17.12.2023 - 11:32
Herkese 'kral' dedirtti: 'Bedri bir dönüşüm içinde'
Abone Ol google-news

“Aile”nin isyankâr ve hırslı Bedri’sine yaşam veren Alper Çankaya hem sahnede hem de beyazperdede kendini kanıtlamış bir isim. Ancak televizyon ekranı başka bir dünya. Bir söz, bir nüans bile ekrandan kitlelere yansıyınca yüz binlerce çift göz üzerinize çevrilebilir. Diziye bu sezon katılan Çankaya da çoğu zaman, yerini almak istediği Aslan’a (Kıvanç Tatlıtuğ) karşı kullandığı “kral” deyişiyle böyle bir ilgi gördü. Başarılı oyuncuyu daha yakından tanımak için buyrun sohbete...

- “Aile”ye ikinci sezonda dahil oldunuz. Öncesinde diziyle ilgili görüşleriniz nasıldı? "Bu hikâyeye ben çok iyi giderim" diye düşünüyor muydunuz?

Çok iyi bir kadroyu bir araya getirdiği için ilgiyle takip ettiğim bir diziydi zaten. Ancak kendimi bir yerinde düşünmemiştim hikâyenin. Öte yandan Adana kolu çok organik bir şekilde dahil oldu hikâyeye ve böylece bize de bir alan açıldı. Şu anki halinden ve hikâyeye böyle dahil olmuş olmaktan mutluyum.

- Dizide Bedri'yle ilgili genel görüş, çok hırslı olduğu ve başta Aslan olmak üzere rakiplerinin önüne geçmek için her yolu deneyebileceği yönünde. Siz bu genel görüşe katılıyor musunuz? Yoksa Bedri'nin açısından olaylara bakan daha derin bir analiziniz var mı?

Benim başından beri bu karakterin en sevdiğim yönü derinlikli olmasıydı zaten. Yüzeyde hırslı gözüken, bencil bir karakter gibi duruyor ancak bunun kendince sebepleri var. Karton bir kötü karakter figürü değil. Farklı insanlarla farklı hikâyeleri var ve aslında bir dönüşüm içinde Bedri. Bu dönüşümü nasıl yaşayacağı da benim çok ilgimi çekti.

- Sizinle birlikte "Kraaal" (Hatta Graaal) sözü sosyal medyada bir fenomen oldu. Bu söz senaryoda mı vardı, siz mi buldunuz? Nüansı nasıl ortaya çıkardınız?

Evet senaryoda geçiyordu ilk bölümlerde de. Benim de ağzıma oturan bir laf. Sanırım sahnelerde de işledi ki Bedri’nin sık kullandığı bir hitap şekli haline geldi. Sette de sürekli birbirimize “Kral” demeye başladık istemsiz. Oynarken nüans kendiliğinden geldi, açıkçası çok düşünüp taşınmadım üzerine.

- Şive için Adanalı birilerinden destek aldınız mı?

Evet bir diyalekt koçumuz vardı Doğaç. O da oyuncu ve dizide Horoz karakterini canlandırıyor şimdi. Sete başlamadan önce onunla çalıştık bir süre şiveye. Sonrasında da hikâyede benimle birlikte olması hem beni mutlu etti hem de rahatlattı. Arada hâlâ bir şeye dilim dönmediğinde ona danışıyorum.

- Dizideki karakterlerin hemen hepsinin ortak özelliği anne-babalarıyla sorunlu bir geçmişe sahip olmaları ve bu geçmişin yaşamlarını yönlendirmesi. Bedri de annesiyle patolojik açıdan sorunlu bir iletişim içinde. Bu sorunlar da sizin ve Ayda Aksel'in kusursuz oyunculuğuyla izleyiciye geçiyor. Kendisiyle karakterlerinizin ilişkisi hakkında konuştunuz mu?

Konuştuk tabii ki. Zaten anne oğul oynuyoruz ve çok sıkı bağlarla birbirine bağlı iki karakter. Bizim de çok güzel bir ilişkimiz var Ayda ablayla. Burdan önce “Baba” dizisinde de birlikte oynama fırsatımız olmuştu ve beraber çalışmaya alışığız ama burada daha derin bir ilişkimiz oldu. Sahnelere birlikte çalışırken, üzerine fikir yürütürken çok keyif alıyorum ve çok şey öğreniyorum ondan.

- Sizce "Aile" daha çok bir mafya dizisi mi yoksa aile dizisi mi?

Bence aile tarafı daha ağır basan bir dizi. Çünkü hikâyemiz hep aile teması ve ailelerin hayatlarımızı nasıl yönlendirdiği üzerinden ilerliyor. Mafyalık da bu ailenin geleneğinde var.

FESTİVALİN EN İYİSİ OYDU

- “Cam Perde” filmiyle İstanbul Film Festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülü aldınız. Biraz filmden, rolünüzden ve bu ödülün sizin için anlamından söz eder misiniz?

Film boşanmış, çocuklu bir kadının başta eski eşi olmak üzere erkek egemen toplum düzeniyle başa çıkmaya çalışması ve bir yandan da kendi yaşamını sürdürmeye çalışması üzerine toplumsal gerçekçi bir öykü, bir kesit aslında. Görünürde bir şiddet olmasa da kadınların nasıl baskılara ve ayrımcılığa uğradığını neredeyse psikolojik bir gerilime dönüşen bir üslupla anlatıyor. Ben de ana karakter olan Nesrin’in eski kocası Ömer’i canlandırıyorum. Çok değerli ve anlatılması gereken bir hikâye olduğunu düşünüyorum. Başından beri filmin süreciyle ilgili çok heyecanlıydım. Bu filmle ödül almış olmak da ayrıca gurur verici oldu benim için.

YAZA YENİ OYUN GELİYOR

- Tiyatro için ilk göz ağrınız diyebilirim sanırım. Sahneye yönelik yeni projeleriniz var mı?

Evet, diyebiliriz. Çok seviyorum sahnede olmayı. Bu sezon bir oyunda oynayamıyorum maalesef. “Sahne 367” adında bir tiyatro kumpanyamız var. Sürekli projeler düşünüyoruz ama hayata geçirmek biraz zor oluyor tabii. Önümüzdeki yaza yeni bir oyun yapmayı düşünüyoruz. Umarım önümüzdeki sezonda onun haberini paylaşıyor olurum sizinle.


Cumhuriyet Tatil Otel Rezervasyon