CNBC'de '14 Mayıs' haberi: Erdoğan, şimdiye kadarki en zorlu sınavla karşı karşıya

ABD basını CNBC, Türkiye'de 14 Mayıs'ta gerçekleşecek cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerini "Türkiye'nin Erdoğan'ı, dünya için yüksek riskler taşıyan dönüm noktası niteliğindeki seçimlerde şimdiye kadarki en zorlu sınavla karşı karşıya" başlığı ile manşete taşıdı.

Yayınlanma: 12.05.2023 - 12:43
CNBC'de '14 Mayıs' haberi: Erdoğan, şimdiye kadarki en zorlu sınavla karşı karşıya
Abone Ol google-news

Yaklaşan cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri dünyada yankılanmaya devam ediyor. ABD basını CNBC, seçimlere ilişkin "Türkiye'nin Erdoğan'ı, dünya için yüksek riskler taşıyan dönüm noktası niteliğindeki seçimlerde şimdiye kadarki en zorlu sınavla karşı karşıya" başlığını attı.

"Türkiye'nin yıllardır süregelen bir ekonomik krizle karşı karşıya" olduğu yazılan haberde, seçimler için "85 milyonluk ülke için bundan daha kutuplaşmış bir dönem olamazdı" ifadeleri yer aldı.

Haberde, "Türkiye ile Batı arasındaki gerilimin sık sık tırmandığına" işaret edilerek, "Hem uluslararası hem de yerel sesler Türkiye demokrasisinin gün geçtikçe daha az demokratik göründüğüne dair alarm veriyor" denildi.

"KAYGININ YÜKSEK OLDUĞU BİR AN"

Washington'daki Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü'nde kıdemli uzman olarak görev yapan Hüseyin İbiş, CNBC'ye verdiği demeçte, "Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, makul, işleyen kurumlara ve nispeten etkili bir hukukun üstünlüğüne sahip bir devletin, önce bir iktidar partisinin ve nihayetinde tek bir kişinin iradesi altına nasıl girebileceğinin tartışmasız en canlı şablonunu sundu" dedi.

İbiş, "(Erdoğan'ın) el altından taktikler, hile ve hatta şiddet kullanabileceğinden çok endişeliyim. Tabii ki bu da diğer tarafın aşırı önlemler almasına neden olabilir. Bu yüzden kaygının yüksek olduğu bir an" ifadelerini kullandı.

İbiş ayrıca, Erdoğan'ın Türkiye'deki popülaritesinin, "kaybetse bile ulusal varlığı ve politika etkisinin ortadan kalkmayacağını" söyleyerek, "Erdoğan kazanırsa, elbette aynı şeylerin daha fazlasını bekleyebiliriz: Türkiye'nin NATO üyeliğinin ve Avrupa ve diğer Batılı devletlerle ilişkilerinin tedirgin edici koşullarda devam etmesi. Ama bu pek hoş olmayacak" dedi.

"İKTİDAR KAYBEDERSE BU TAMAMEN EKONOMİK GEREKÇELERLE OLACAK"

RANE'de kıdemli bir Orta Doğu ve Kuzey Afrika analisti olan Ryan Bohl ise "Bu kesinlikle Erdoğan'ın 2002'de iktidara gelmesinden bu yana karşılaştığı en yakın seçim yarışı olacak" diye konuştu.

Bohl, "Ekonomi sıradan Türklerin en önemli gündem maddesi ve hükümete olan desteğin zayıflamasının arkasındaki itici güç. Eğer Erdoğan ve AKP iktidarı kaybederse, bu neredeyse tamamen ekonomik gerekçelerle olacak" dedi.

"ERDOĞAN'IN EKONOMİ POLİTİKASI, YABANCI YATIRIMCILARIN KAÇMASINA NEDEN OLDU"

"Türkiye ekonomisinin son beş yıldır aşağı yönlü bir sarmal içinde" olduğu ve "bu süre zarfında Türk lirasının dolar karşısında %77 değer kaybettiği" belirtilen haberde şunlar kaydedildi:

"Erdoğan, balonlaşan enflasyona rağmen faiz oranlarını artırmayı büyük ölçüde reddetti ve tüm ekonomik ortodoksiye karşı faiz oranlarını artırmanın enflasyonu kötüleştirdiği konusunda ısrar etti. Bu durum, döviz rezervlerinin azalmasına yol açan lirayı destekleyici pahalı merkez bankası müdahaleleri ile birlikte, Türkiye'nin yabancı yatırımcılarının son birkaç yıldır tepelere kaçmasına neden oldu."

"MUHALEFET KAZANIRSA, YATIRIMLAR ARTABİLİR"

Control Risks'in kıdemli analistlerinden George Dyson, seçimlerin sorunsuz geçmesi halinde "Türkiye'ye yatırımların artacağını düşünüyorum. Bu durum özellikle muhalefetin kazanması halinde geçerli olacak ve Türkiye'nin demokratik kimliğini gösterecek ve hukukun üstünlüğü konusundaki endişeleri azaltacaktır" dedi.

Dyson, muhalefetin kazanması halinde ortaya çıkabilecek olası bir bölünmenin "ekonomide olumsuz bir ivme yaratabileceği" uyarısında bulundu. Dyson ayrıca, seçim sonuçlarına kaybeden tarafın "hile" iddialarıyla itiraz etmesi halinde, "ekonomiye duyulan güvenin dramatik bir şekilde azalacağını" belirtti.

Strategic Advisory Services'in genel müdürü Hakan Akbaş, "Enflasyonu daha yüksek faizlerle kontrol altına alma çabaları yakın vadede kur şoklarına neden olabileceğinden bir gecede mucizeler beklenmemeli. Ancak, güvenilir ve yetkin bir ekonomi ekibine sahip yeni bir siyasi liderlik yatırımcılardan daha fazla destek ve sabır görecektir" dedi.

Tahıl Anlaşmasına dikkat çekilen haberde, "Yine de Türkiye'nin, Ukrayna'nın hayati önem taşıyan gıda ihracatının ihtiyacı olan ülkelere ulaşmasına yardımcı olan ve BM'nin arabuluculuğunda yürütülen Karadeniz tahıl anlaşması müzakerelerine öncülük etmesi, iktidara kim gelirse gelsin devam edecek gibi görünüyor" denildi. 


İlgili Haberler

Cumhuriyet Tatil Otel Rezervasyon

En Çok Okunan Haberler