‘Yanlış yaptık itirafı’

Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Orhan Sarıaltun, “Yıllardır en şikâyetçi olduğumuz konuların başında parsel bazlı planlama geliyor. Korkunç düzeyde. Parsel bazlı, rant odaklı, yoğunluk artırıcı, problem çıkaran plan değişiklikleri bunlar. Bunun söylenmesi itiraf” dedi.
Yayınlanma tarihi: 2 Şubat 2019 Cumartesi, 03:16

[Haber görseli]

Şehir Plancıları Odası Başkanı Orhan Sarıaltun, önceki gün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yerel seçim manifestosunu “bir itiraf” olarak değerlendirdi. Sarıaltun, “Ben bunu ‘evet biz yanlış yaptık’ olarak yorumluyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün, partisinin 31 Mart 2019 yerel seçim manifestosunu açıkladı. Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Orhan Sarıaltun, manifestoda yer alan bazı maddeleri değerlendirdi. Manifestonun ilk maddesinin “İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz” vaadini içerdiğini anımsatan Sarıaltun, “Yıllardır en şikâyetçi olduğumuz konuların başında parsel bazlı planlama geliyor. Sayısı binlerle ifade edilen davalara konu oldu. Biz de hukukla boğuşmaktan memnun değiliz. Maalesef durduramıyoruz. Belediye meclislerinin asli görevleri planları değiştirmek gibi yaklaşıyorlar. Her yerde yaygın ama Ankara, İstanbul ve Bursa bunun başında geliyor. Korkunç düzeyde. Parsel bazlı, rant odaklı, yoğunluk artırıcı, problem çıkaran plan değişiklikleri bunlar. AK Parti belediyelerinin yoğunlaştığını da görüyoruz. Bunun söylenmesi itiraf” dedi.

‘Yıllarca söyledik’

Sarıaltun, manifestoda “Altyapı ve ulaşım konusu çözülmeden şehirlerin gerçek anlamda şehir haline gelemeyeceğinin” vurgulandığını belirterek, “Toplu taşımanın öncelenmesi gerektiği söyleniyor. Bunu yıllardır biz söylüyoruz. Toplu taşıma öncelikli bir sistemin çözüm olduğunu söylüyoruz. Tam tersi özel aracı teşvik eden düzenlemeler yapılıyor. Tersi mevzuat düzenlemelerini yapıp sonra da bunu söylemek enteresan. Kentlerin merkezini otobanlaştırdılar, bu sorun getirdi, çözüm değil” ifadelerini kullandı.

Havalimanı hatırlatması

Bina bazlı kentsel dönüşümden ziyade alan bazlı kentsel dönüşümün teşvik edileceğinin belirtildiğini ifade eden Sarıaltun, “Özel ve güçlü bir Afet Yasası çıkarıldı. Ama bunu rant odaklı kullandık. Gerçekten afet riski altındaki alanları dönüştürmek için değil, tamamen rant uygulamaları ile karşı karşıya kaldık. Kentsel dönüşüme ilişkin yasalar çok kötü kullanıldı” dedi. Sarıaltun, “çevreye saygılı şehir” vaadi için de “Çevreye duyarlı kentler üreteceğiz diyorlarsa köprünün, havalimanının arkasında nasıl duracaklar” sorusunu yöneltti.

‘Yatayı, dikeyi yok’

Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği, ‘manifestoda’ da yerini bulan “yatay kentleşme” için de Sarıaltun, “Yatayı, dikeyi yoktur bu işin. Her kentin kendine özgü durumu vardır. Kentlerin bütününü düşünen planlama çalışması yapılır. Kentin belli yerlerinde yüksek yoğunlukla olabilir. Ama derme çatma bütünlüğünü görmeden gökdelenleşme bir o kadar yanlıştır” değerlendirmesini yaptı. Sarıaltun, “Benzersiz şehirler” vaadine de tepki göstererek, “TOKİ’nin, bulduğu her boşlukta, planda olmasa bile tek tip yapılaşmasına çok karşı çıkmıştık. Plan bütününde olmayan derme çatma yerlerde toplu konut projeleri yapıldı. Şimdi bunun da yanlış olduğunu itiraf ederek tek tipleşmeden uzaklaşacağız deniliyor. Bir taraftan bu itirafları duymak, olumlu. Yıllardır söylediğimiz doğruların dile getirilmesini de olumlu buluyorum. Ben bunu evet yanlış yaptık olarak yorumluyorum” dedi.

A+ A-