Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Ege Bölgesi için rapor hazırladı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı olan Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şubesi, 1 yıl boyunca İzmir ile Ege Bölgesi’ndeki çevre konularını gözlemleyip rapor haline getirdi.

11 Temmuz 2019 Perşembe, 23:51

Çevre Günü nedeniyle hazırlanan raporda, “Ülkemizin su kaynakları, tarım toprakları, havası kirletilmiş, doğal varlıkları, orman alanları talan, tarihi zenginliklerimiz tahrip edilmiş, kentsel dönüşüm süreçleriyle kent yoksulları yerlerinden edilmiştir. Doğanın ve emeğin sömürülmesi süreçleri bu dönemde tüm yıkıcı etkileri ile karşımızda durmaktadır.” denildi.

ALİAĞA’DA KİRLİLİK DEVAM EDİYOR

Aliağa’da Kömürlü Termik Santral yatırımlarının ilçeyi kirlettiği belirtilen raporda, “Ağır sanayi bölgesinin yarattığı kirlilik, bölgede kontrolsüz cüruf alanları, gemi söküm tesislerinde KUITO ve ETHANE örnekleri ile yaşadığımız çevresel riskleri artırırken, kontrolsüz gemi geri dönüşüm çalışmaları kentin kirlenmesine neden oluyor” denildi.

ALTIN MADENLERİ TEHDİT EDİYOR

Raporda, altın madenlerinin çevreye verdiği kirliliğin bilim insanları tarafından raporlanmasına rağmen çalışmaların devam ettiği belirtilerek “Efemçukuru altın madeninin İzmir’in su kaynağı olan Çamlı Barajı Havzası’nda, Gördes nikel madeninin İzmir ve Manisa’nın su kaynağı olan Gördes Havzası’nda, Çaldağ’da işletilmesi planlanan nikel madeninin Gediz Havzası’nda, Çukuralan altın madeninin Balıkesir’in su kaynağı olan Madra Barajı Havzası’nda, Kışladağ altın madeninin ve Murat Dağı’nda 8 Mayısta ÇED olumlu belgesi verilen altın madeni işletmesinin Uşak’ta yarattığı çevresel riskleri, yaşam alanlarımızı tehdit etmeye devam ediyor. Gaziemir’de ortaya çıkan nükleer atıklar, nehirlerimizde yaşanan kirlilikler, B. Menderes’te yaşanan toplu balık ölümleri, Uşak OSB de kontrolsüz şekilde arazide depolanan arıtma çamurlarının yarattığı çevresel kirlilik örnekleri; denetim acil müdahale süreçlerinin işletilemediği açıktır. Çevre felaketi, ülkemizde çevrenin denetlenemediği gerçeğini yüzümüze çarpmaya devam ediyor” denildi. İzmir’de tarım alanları, orman alanları, doğal sit alanlarının, yapılan mevzuat değişiklikleri ile, yapılaşma, kontrolsüz plansız RES’lerle, taşocakları ile elden çıktığı vurgulanan raporda, “Kentsel dönüşüm adı altında kontrolsüz yapılaşmalar, gökdelenler, AVM’ler ile altyapı eksiklikleri, trafik gürültü ile boğuşan ‘Egenin İncisi’ olmaktan çok uzakta bir geleceğe doğru hızla yol alıyor. ÇED adı altında içi boşaltılmış onay belgeleri ile yürütülen çalışmalara ilişkin açılan davalar, bilirkişi raporları ile ÇED süreçlerinin yetersizliğinin ispatlanması, kazanılan davalar ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu süreçler hiç yaşanmamışçasına aynı projelere yeniden ÇED belgeleri düzenlenmesi artık alıştığımız yöntemler. İyileşme görmek bir yana tüm sorunların çözülmeden büyüyerek devam ettiğini görüyoruz” ifadeleri yer aldı.