Kanser olmak istemiyoruz

Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından Aydın merkezle birlikte 17 ilçede, 64’ü jeotermal enerji, 39’u mineralli su olmak üzere toplam 103 noktada arama yapılması için izin verildi ve ihale süreci başladı.
Yayınlanma tarihi: 9 Ağustos 2019 Cuma, 01:21

[Haber görseli]
Türkiye’nin hava kirliliği sıralamasında 8. sırada yer alan Aydın da yeni yapılmak istenen sahalara CHP milletvekillleri, STK’ler, barolar, çevreciler, meclis üyeleri, Tabipler Odası, belediye başkanları, meclis üyeleri tepki gösterdi.

Çürük yumurta kokusu
Aydın Ovası, Çukurova’dan sonraki en büyük ova niteliğiyle ülkenin en değerli birinci sınıf tarım arazileri, doğal koruma alanları ve arkeolojik sit alanlarını içeriyor. Şu ana kadar Aydın bölgesinde kurulmuş 27 JES, hayatı pek çok bakımdan olumsuz etkiledi.
Bölge, çok değerli tarım alanlarını tesis kurulumları ve kirlilik nedeniyle kaybediyor. Menderes nehrine boşaltılan jeotermal akışkanlar yer altı ve yer üstü sularını geri döndürülemez bir şekilde yok ediyor. Bir yandan da insan sağlığı ve günlük hayatın kalitesi bozulmaya başladı. Aydın şehir merkezi dahi çürük yumurta kokuyor.

Tepki gösterdiler
Aydın’ın 17 ilçesinde jeotermal enerji aranacak olması yurttaşların tepkilerine neden oldu. Kentin birçok yerinde eylemler yaparak, yeni sahaların açılmaması istendi. “Kanser olmaz istemiyoruz”,“Yeşilime, havama dokunma”,” Jeotermal istemiyoruz” diyen yurttaşlar imza kampanyası başlatarak, valiliğin kararından vazgeçmesini istedi. Aralarında çocuk ve yaşlıların bulunduğu eylemlciler ihalenin yapılacağı bölgeye giderek saatlerce eylem yaptı. Aydın’ın bütün ilçelerinde yurttaşların tepki göstermesi sonrası dün yapılan ihaleye hiç bir firma katılmadı.
Efeler Belediye Başkanı M. Fatih Atay, Efeler’de yaşayan nüfusun yoğunluğuna dikkat çekti, jeotermal yatırımların valilik binasının tam arkasında olmak üzere insanların yoğun yaşadığı alanlarda yapılmaya başlandığını söyledi. Başkan Atay, jeotermal enerji santralından en çok etkilenecek ilçenin Efeler ilçesi olduğunu da anımsattı, “Hepimiz tek bir şey istiyoruz, o da temiz bir çevre! Efeler ilçesinin batısında ve yanında olan Kızılcaköy’de jeotermal enerji santralı yapılması için Avrupa Bankası’ndan 350 milyon dolarlık kredi çıktı. Yani Efeler’in batısına bir JES yapacaklar. Valilik binasının bin metre kadar arkasında Kalfaköy’de 2 kuyu açtılar ve oraya da JES yapacaklar. Efeler ilçesinin doğusunda Yılmazköy’de ve İmamköy’de zaten 2 santral çalışıyor. Sorarım size peki, biz nasıl yaşayacağız?” dedi.

Atay şöyle devam etti: “Hepimiz bir tek şey istiyoruz. Temiz bir çevre istiyoruz. Siz jeotermal santralları yaparak çok kısa sürede para kazanacaksınız diye biz ölmek zorunda değiliz, direneceğiz. Bizler hep birlikte toprağını, havasını, suyunu kirletmeye çalışanlara engel olacağız” dedi.
Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP) Başkanı Mehmet Vergili’de yaşam haklarının ellerinden alındığını dile getirdi. Vergili, “Aydın’da zaten 35 adet santral toprağa ve doğaya zarar veriyor. İncir, zeytin, insan, nehir ve yeraltı suları bunlar yüzünden kirlendi. Eğer 110 santral daha gelirse, herkesin yaşam hakkı elinden alınacak. Aydın çoğrafyası yok olur. Bizler yeni sahaların açılmamasını, var olanların da denetlenmesini istiyoruz. Toprağı en fazla üreten memleket Aydın, ama böyle olursa toprak da biter, insan da biter. Daha önce de girişimler olmuştu ama biz bunların tepkilerimizle engelledik. Yeni sahaların açılmasını da engelleyeceğiz. Bizim tepkilerimiz nedeniyle hiç bir firma ihaleye girmedi. Umarım yeni ihale açmazlar’ dedi.

Sağlık sorunları arttı
Aydın’da bir çevre katliamı yapılmak istendiğini öne süren Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Hakan Karagözlü, “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan Aydın’ın çoraklaşmasına be bu bereketli toprakların yok olmasına asla izin vermeyeceğiz. Jeotermal enerji kaynaklarının çevreye ve doğaya olan etkilerinin yanı sıra insan sağlığına zararları var. Son dönemde yapılan araştırmalar, çeşitli sağlık sorunlarına bağlı vakalarda artış olduğunu gösteriyor. Jeotermal düşük maliyetli ve temiz bir enerji kaynağı olarak gösterilse de, Jeotermal Enerji Santralleri (JES) o kadar da masum değil. Bu yatırımların gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kapalı sistem ve tüm akışkanların tamamının enjekte edilmesi gerekiyor. Aydın’da ise tam aksine, akışkanların bir bölümünün Büyük Menderes Nehri’ne verilmesi nedeniyle olumsuz parametreler artış göstermektedir” dedi.

‘Çevre cehennemi’ yaşatır

Aydın’da jeotermal enerji santralları için 64 kuyunun daha kurulması için yayımlanan ihale duyurusuna, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tepki gösterdi. Çerçioğlu, “Aydın Ovası’nın ölmesine müsaade etmeyiz” dedi. Başkan Çerçioğlu, “Türkiye jeotermal kaynakları bakımından dünyada 7. sırada. Türkiye’de ise Aydın ili birinci sırada. Jeotermal kaynakları dünyanın her ülkesinde tercih sebebidir ve kullanılmaktadır. Zira çevreci ve iyi planlandığında daha ekonomiktir. Ancak en önemli konu, gaz salımı ölçümlerinin iyi yapılıp yapılmamasıdır. Bu konuda Avrupa’ya baktığımızda çok ciddi sıkı bir kontrol yapıldığını görüyoruz.Fakat ne yazık ki Aydın’a geldiğimizde kontrolsüz bir durum karşımıza çıkmaktadır. Bu zamana kadar gaz salınımı ile ilgili her hangi bir resmi bir ölçüm ne yazık ki yayınlanmamıştır” dedi.

Verimli toprakların zarar göreceğini özellikle belirten Çerçioğlu, “Aydın ovaları çok verimlidir. Özellikle incir ve zeytin bakımından. İnsanlar özellikle sabah saatlerinde, ‘çürük bir yumurta kokusuyla’ karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu da sizin neredeyse nefes almanızı zorlaştırır. Aslında Aydın bir jeotermal cenneti! Ama o cennetteki sorunların çözülmemesi bize ‘çevre cehennemi’ yaşatır hale gelmiştir. Aydın’da bu ölçümlerin bir an önce kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir. Çaresiziz, çünkü belediyenin burada hiç bir yetkisi yoktur. Bizim görevimiz; gelecek nesillere sağlıklı bir çevre de bırakmaktır. Ve halkımızın yaşadığı nefes alamayacak durumdaki koku sorununu da gidermektir. Bize yetki verildiği takdirde hemen gerekli çalışmalara başlarız.” diye konuştu.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Özlem Çerçioğlu, Fatih Atay