Kapat

Son Haberler

A+ A-

Milli Marş'ın 12 bestesi hayat bulacak

İstiklal Marşı'nın 12 bestesi, '1 Güfte 12 Beste Projesi' projesi kapsamında araştırmacı-yazar Mehmet Altun'un oluşturduğu araştırma ekibi tarafından bir araya getirildi. Projenin sponsorluğunu yapan Tekfen Vakfı'nın kurucusu Ali Nihat Gökyiğit, bu projeyi sosyal sorumluluk görevi olarak gördüklerini kaydetti. Proje kitabı, 24 Ekim'de piyasaya sunulacak.
Yayınlanma tarihi: 23 Eylül 2008 Salı, 13:46

İstiklal Marşı'nın 12 bestesi, Tekfen Vakfı sponsorluğunda araştırmacı-yazar Mehmet Altun'un oluşturduğu araştırma ekibi tarafından bir araya getirildi.

Tekfen Tower Konferans Salonu'nda '1 Güfte 12 Beste Projesi'nin tanıtımı amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Tekfen Vakfı kurucusu Ali Nihat Gökyiğit, ''Bu projeyle, milli duyguların en doruğa ulaştığı günlerde milli marşı tekrar gün yüzüne çıkarmayı, tekrar hatırlamayı sosyal sorumluluk görevi olarak gördük'' dedi.

Altun, araştırma sırasında bulduğu notaları okuyamama nedeniyle eksiklik duygusuna kapıldığını, bu nedenle de notaları bir müzisyenle paylaşmaya karar verdiğini, bu konuda Tekfen Vakfı'ndan sponsorluk desteği aldığını anlattı.

''Kurtuluş Savaşı'nın en şiddetli yaşandığı yıllarda Ankara hükümeti, ulusal birliği sağlayacak bir padişahın değil, ulusun varlığını öne çıkartacak bir milli marş istiyordu. Bu amaçla bir yarışma açıldı'' diyen Altun, yarışma için ülkenin dört bir yanından gönderilen yüzlerce besteden sadece 55 tanesinin değerlendirmeye tabi tutulduğunu ifade etti.

Cumhuriyet'in kurulmasından sonra 1924'te Encümen-i Musiki bünyesinde oluşturulan komisyonun Ali Rifat Çağatay'ın bestesini milli marş olarak kabul ettiğini hatırlatan Altun, şöyle konuştu:
''Ancak Ali Rifat Bey'in bestesinin batı müziği kalıplarına uymadığı yönündeki eleştiriler üzerine 1930 yılında milli marşın değişmesi gündeme geldi. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün bestesinin yeniden düzenlenmesiyle halen kullanılmakta olan Milli Marş ortaya çıktı.''

Araştırma sırasında İstanbul ve Ankara'da bulunan resmi kaynakların dışında kişisel arşiv ve kütüphanelerin yanında gazetelerden yararlanıldığını vurgulayan Altun, bilgi ve belgelerin saklanmamış, düzenli bir şekilde arşivlenmemiş olması, bilgi ve belgelere erişilememesi gibi nedenlerle kaynaklardan sadece 12 notaya, genel müzik bilgilerine ve fotoğraf gibi bilgi ve belgelere ulaşabildiklerini kaydetti.

'12 beste ilk kez biraraya getirildi'

Yapılan araştırmada sırasında 11 nota bulduklarını anlatan Altun, ''Yarışmaya katılan 11 nota ile birlikte, o dönemde çıkan tartışmalar nedeniyle güftesi ve bestesi Kazım Karabekir tarafından hazırlanan ancak yarışmaya katılmayan bir eser daha bulduk. Onu ayrı değil, bu proje içinde değerlendirdik'' dedi.

''Projenin benim için en heyecan verici anı, bulduğumuz notaları Hasan Uçarsu'nun eline alıp mırıldanmaya başladığı andı'' diye konuşan Altun, şunları kaydetti:
''Cumhuriyet'in 85. yılında tarihin tozlu sayfalarında unutulan milli marş bestelerinden 12'si ilk kez bir araya getirilerek, Tekfen Filarmoni Orkestrası tarafından '1 Güfte 12 Beste' özel konserinde dinleyicilerle buluşuyor. Resmi ve özel arşivlerde yürütülen çalışmalar sonucunda, yarışmaya katıldığı tespit edilen bestelerden bir bölümü, Tekfen Filarmoni Orkestrası tarafından 24 Ekimde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda Cumhuriyet konseriyle sanatseverlerle buluşacak. 1921'de bir ulusun yeniden dirilmesini sağlayan milli heyecan, Cumhuriyet'in 85. yılında müzik notalarının eşliğinde bir kez daha hayat bulacak.''

Altun, bu proje nedeniyle yapılan araştırmanın kitaplaştırılıp, 24 Ekim'de piyasaya sunulacağını sözlerine ekledi.

Türkiye'nin o yıllardaki renkleri

Besteci ve proje sanat danışmanı Doç. Dr. Hasan Uçarsu da arşivlerden bulunan 2 aynı notadan Osmanlıca yazılı notaların orijinal kabul edildiğini, bu marşların dönemin ruhuna göre farklı anlayışlarının olduğunu söyledi.

Uçarsu, ''Konserde bazı marşlar orkestrayla, bazıları orkestra eşliğinde sanatçıyla, bazılarında TRT İstanbul Radyosu Gençlik Korosu, bazıları ud, kanun, ney gibi geleneksel çalgılarla çalınacak. Yapılarına, karakterlerine ve içeriğine göre bunu ayırdık'' dedi.
Bu çalışmanın müzikososyal çalışma olduğunu belirten Uçarsu, ''Türkiye'de toplumun o yıllardaki renklerini, farklılıklarını, arayışlarını, o seslerden, ses dünyasından görmek, okumak mümkün bu marşlar üstünden giderek...''
dedi.

'12 kaşıkçı elmasımız oldu'

Yönetmen Yücel Erten de tarihin görseliyle, tınısıyla, duygusuyla, heyecanıyla yeniden görebilmek, ışık tutabilmek ve canlandırabilmenin insanın tüylerini ürperttiğini söyledi. Erten, şöyle konuştu:
''Orkestra, koro, solo ve bazı özel enstrümanlarla düzenlenmiş olması çok büyük bir emek ama çok büyük de bir kazanç. Yani bizim Kaşıkçı Elması çok kıymetlidir ama şimdi bizim 12 tane Kaşıkçı Elmasımız olmuş gibi geliyor.''

Bu notaların, toplumun yaşadığı sürece ışık tutacağını, bu nedenle çok değerli bir iş yapıldığını ifade eden Erten, ''İnsanın boğazına düğümlenecek derecede duyarlılık noktaları, yahut dokunaklı bazı şeyler var. Böyle bir konseri çerçeveleyecek birtakım bilgiler gerekli. Orada Türk tiyatrosunun ve sinemasının en değerli, önde gelen sanatçılarından Çetin Tekindor ile Arsen Gürzap'ın katkılarıyla bu gecenin bilgi kısmını yarı dramatize bir tarzda konserin etrafına sarmalamak görevi bana düştü'' dedi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler