Korku imparatorluğu

Türkiye, hemen hemen tüm toplumun dinlendiği kuşkusunun yaşandığı bir ülke haline geldi. Cep telefonları bilinenin aksine kapalı olsa bile bataryası çıkarılmadığı sürece dinlenebiliyor. Uzun telefon görüşmeleri ise yirminci dakikadan sonra dinleme kaydına alınıyor.

01 Ekim 2008 Çarşamba, 14:18

Bir dönem yasadışı telefon dinlemelere ilişkin tartışmaların odağında yer alan Türkiye, Ergenekon soruşturmasıyla birlikte, en sade yurttaştan en sorumlu yöneticiye kadar hemen hemen tüm toplumun dinlendiği kuşkusunun yaşandığı bir korku imparatorluğuna dönüştü. Cep telefonları bilinenin tersine kapalı olsa da bataryası çıkarılmadığı sürece dinlenebiliyor. Uzun telefon görüşmeleri ise yirminci dakikadan sonra otomatik olarak dinleme kaydına alınıyor.

Türkiyede telefon dinleme yetkisi, yasayla, üç kuruma veriliyor: Emniyet, Jandarma ve MİT. Bu kurumlar, ancak mahkeme kararıyla dinleme yoluna gidebiliyor. Telefon dinlemelerinin yasal dayanağını ise Polis Vazife ve Salahiyeti Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri oluşturuyor. Telefon dinlemesi yapılacak kişi hakkında, savcılık ve emniyet, mahkeme kararıyla 3 ay süreyle izin alıyor. 3 ay içinde kişinin daha fazla dinlenmesine gerek görülmezse elde edilen telefon dökümleri 10 gün içinde yetkili mercilerce yok ediliyor. Kişinin daha fazla dinlenmesine gerek görüldüğü durumlarda ise üç kereyi aşmamak üzere 3er aylık süre daha alınabiliyor. Telefon dinlemeleri en fazla 12 aya kadar çıkarılabiliyor. 1 yıl içerisinde suç unsuru bulunamazsa, kişinin tüm telefon dökümleri imha ediliyor. Terör konularında ise dinlemede bir süre sınırlaması bulunmuyor.

Telefon dinlemelerine ilişkin tartışmaların her geçen gün artması ve yasadışı dinleme yönünde bazı belirtilerin saptanması üzerine 2006 yılında yeni bir yapılanmaya gidildi. Telefon dinlemelerini düzenleyecek ve bir anlamda denetleyecek Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kuruldu. Dinleme yapılacak kişi ve telefonlara ilişkin mahkeme kararları İletişim Başkanlığına gönderiliyor, MİT, Emniyet ya da Jandarma, kurumun sağladığı bir hat üzerinden dinlemeye geçiyor.

 

54 bin telefon dinlendi 

Resmi rakamlara göre, AKPnin iktidarda olduğu 58. ve 59. hükümetler dönemini kapsayan 3 yılda 54 bin telefon dinlendi. Dinlenen telefon sayısı ilk AKP hükümetinin kurulduğu 2002 yılında, 7 bin 80i cep, 7 bin 794ü sabit olmak üzere 14 bin 874 telefon olarak kayda geçti. 2003 yılına gelindiğinde ise dinlenen abone sayısı 6 bin 92 oldu.

Sabit telefon yerine cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasına koşut olarak dinleme de bu yöne kaydı. 2004 yılında, dinlenen sabit telefon sayısı 3 bin 310 iken cep telefonu sayısı 19 bin 628e yükseldi. Yalnızca 3 yıl içerisinde, yasal olarak dinlenen toplam telefon sayısı 53 bin 830 olarak belirlendi.

Bu tarihten sonra kaç kişinin dinlendiğine ilişkin sorulara ise İçişleri Bakanı Beşir Atalay, gizlilik gerekçesiyle yanıt vermekten kaçındı. Atalayın sorularına yanıt vermediği CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü, Telefon konuşmaları gazetelerde yayımlanırken bakan kaç kişinin dinlendiğini gizlilik gerekçesiyle açıklamıyor. Bu yanıt ile aslında AKP döneminde ne kadar telefon dinlemesi yapıldığı gizlenmek, perdelenmek isteniyorsözleriyle tepki gösterdi.

 

Dinlemeye radyolu çözüm 

Telefon dinleme kuşkusu en tepedeki bürok-rattan en sade yurttaşa kadar tüm toplumda öne çıktı. Özellikle Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan ünlülerinkendilerini çırılçıplak hissettikleri vebir daha asla cep telefonu kullanmayacaklarıaçıklamaları toplumdaki kuşkuyu derinleştirdi.

Dinlemedeki artışla özellikle bürokrasi de dinlemeye karşı ilginç çözüm yöntemleri geliştirdi. Üst düzey bürokratlar makamlarında yaptıkları görüşmeler sırasında dinlenmemek için radyolarının sesini açıyorlar. Ancak uzmanlara göre bu da çözüm değil.

Çünkü gelişen teknolojiyle birlikte ses ayırt edilmesi de mümkün hale geldi. Dinleme ve izleme yapılırken belli sözcükler şifreleniyor. Bu yolla herhangi bir telefon görüşmesinde ya da yazışmasında şifrelenen sözcük geçtiği anda sistem devreye girerek kaydı yapıyor.

Dinlemelerin yasal dayanağını Polis Vazife ve Selahiyeti Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri oluşturuyor.