'Küresel kriz fırsata dönüştürülmeli'

Cumhurbaşkanı Gül, ''Bayramdan sonra Türkiye'nin gerçek gündemine eminim ki herkes sarılacaktır. Çoğulcu toplumlarda zaman zaman bunlar oluyor. Karşılıklı eleştiriler. Bunun dozajı çok önemli'' dedi. Gül, TBMM'nin yeni yasama yılının başlangıcı dolayısıyla verilen resepsiyonda; dünyadaki ekonomik krizden, Türkiye'de yaşanan işsizlik olaylarına kadar bir çok konuya değindi.

01 Ekim 2008 Çarşamba, 17:47

Gül, TBMM'nin 23. Dönem 3. Yasama Yılının açılışı dolaysıyla, Genel Kurulda milletvekillerine hitap etti.

"Türkiye'yi yatırım yapılacak güvenli bir ada haline getirebiliriz"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dışa açık ve dünyayla bütünleşmiş Türk ekonomisinin, son küresel gelişmelerden belli ölçüde etkilenmesinin doğal karşılanması gerektiğini belirterek, ''Dünya ekonomilerinin içinde bulunduğu krizi, ülkemiz için bir fırsata dönüştürmek suretiyle aşmamızın mümkün ve gerekli olduğuna inanıyorum. Türkiye'yi yatırım yapılacak güvenli bir ada haline getirebiliriz. Yeter ki evimizin içini reformlarla düzene koymaya devam edelim'' dedi.

Gül, güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dünyada yaşadıklarını belirterek, küresel işbirliği ve gelişme fırsatları ile gerginlikler ve krizlerin, aynı anda ortaya çıkabildiğini söyledi.

Uluslararası alanda, tanımlanmasında dahi güçlük çekilen belirsizliklerin ve buna bağlı bir güvensizlik duygusunun yaşandığı bir dönemden geçtiklerine dikkati çeken Gül, kronik bölgesel sorunlara ek olarak, Kafkasya'da yaşanan son ihtilaf, gıda ve enerji fiyatlarındaki ciddi dalgalanmalar ve uluslararası para piyasalarındaki son sarsıntıların, bu belirsizliğin yarattığı sonuçlardan sadece birkaçı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, yaşanan küresel ekonomik ve siyasi sıkıntıların, sosyal, kültürel ve dini aşırılıkların, çatışmaların uluslararası gündemde yer almaya devam etmesine yol açtığını ifade etti.

Geçen hafta katıldığı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda bulunan dünya liderlerinin zihinlerini, bu ve benzeri konuların yoğun biçimde meşgul ettiğini yakından gördüğünü anlatan Gül, BM'ye üye yaklaşık 200 ülkenin ve uluslararası kuruluşun temsilcileriyle yaptıkları toplantılarda, açlık, yoksulluk, salgın hastalık ve iklim değişikliği gibi sorunlara karşı acil kolektif önlemler alınması yönünde anlayış birliği içinde olduklarının ortaya çıktığını söyledi.


Belirsizliklerin giderilmesi

Türkiye'nin dünyada yaşanan krizi fırsata dönüştürebileceği önemli alanlardan birinin gıda güvenliği ve tarım sektörü olduğuna dikkati çeken Gül, gelecek dönemde, bu potansiyeli harekete geçirecek şekilde, uzun vadeli yapısal dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştırılmasının temel bir öncelik olması gerektiğini söyledi.

Enerji ve su kaynaklarının yönetimi gibi stratejik konularla bağlantılı gördüğü küresel ısınma sorununa da önem vermeleri gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
''Küresel ısınmanın ülkemizi ve insanlarımızı önümüzdeki dönemde ciddi şekilde etkilemesi beklenmektedir. İçinde bulunduğumuz coğrafya böyle bir riskle karşı karşıyadır. Bu durumla yaşamayı öğrenmemiz ve ihtiyaç duyulan önlemleri uluslararası işbirliği çerçevesinde almamız lazımdır. Gelecek yıllarda, Kyoto sonrası süreçte, gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında bu sorunun çözümü konusunda yaşanacak müzakerelere bütün ilgili kurumlarımızla hazırlanmalıyız.
Bu çerçevede, yurt sathındaki ağaçlandırma seferberliğine tüm kurumların daha fazla destek vermesini sağlamalı ve arazilerimizin yüzde 10'unun milli park olması hedefi esas alınmalıdır. Başta Çevre ve Orman Bakanlığı ve TSK olmak üzere kamu kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, TEMA, ÇEKÜL, Doğal Hayatı Koruma Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin, firma ve vatandaşların bu alandaki katkılarını takdirle not etmek isterim.''

Yeni yasama yılının başlangıcı dolayısıyla TBMM'de verilen resepsiyona katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resepsiyonda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin ''Son günlerde siyasette tartışma ve düellolar serisi devam ediyor'' sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Gül, ''Bayram geldi bunların üstüne... Herkesin de arzusu bu. Bayramdan sonra Türkiye'nin gerçek gündemine eminim ki herkes sarılacaktır. Zaman zaman çoğulcu toplumlarda bunlar oluyor. Bunlar vardır, karşılıklı eleştiriler... Bunun dozajı çok önemli. Bugün konuşmamda da söyledim; bunların ölçüsü çok kaçarsa o zaman zararı çok oluyor memleketimize. Bunun örnekleri var. Bazı dönemler var, bu örneklerin çok olduğu. Şimdi artık önümüzde büyük gündemler var. Hepimizin ona sarılması lazım'' dedi.


Cumhurbaşkanı Gül, bir başka gazetecinin, TBMM'deki açılış konuşmasında elindeki yazılı metnin dışına çıkarak Türkiye'de işsiz ve mesleksiz bir nüfus olduğuna işaret ettiğini hatırlatması ve bu konuda Hükümete ya da Başbakana özel bir tavsiyede bulunup bulunmadığını sorması üzerine, bu çağrıyı herkese yaptığını söyledi. Yapılan açıklamalarda ve ortaya çıkan raporlarda, mesleksiz gençler konusuna sürekli dikkat çekildiğini ifade eden Gül, şunları söyledi:
''Genç genç insanlar var ama bakıyorsunuz, ne duvar yapmaktan doğru dürüst anlıyor, ne inşaattan, ne otomobil tamirinden, ne elektrikten, ne kaloriferden anlıyor. Büyük bir nüfus var. Türkiye'deki büyük genç nüfus maalesef bir şey bilmiyor. Bu önemli bir şey'' diye konuştu.
Türkiye gibi büyük bir ülkedeki büyük bir nüfusun hiçbir meslek sahibi olmamasının üzerinde durulması gereken bir durum olduğuna dikkati çeken Gül, ''Her meslek kendi içerisinde onurludur. Her meslek iyi yapılınca çok değerlidir. Küçük-büyük meslek diye bir şey yoktur. Her mesleği eğer iyi yapıyorsanız... Nihayetinde nüfus, gençlik, insanlar meslek sahibi olurlarsa toplum kaliteli olmuş oluyor. O da bizim hayat standardımızı yükseltiyor. Her konudaki işler iyi yapılmış oluyor. O bakımdan dikkati çektim. Bu sadece Hükümetin değil, herkesin üzerinde çok durması gereken bir konu.''

 

''Türkiye'nin önünün görülebilir olduğunu göstermek lazım"

Küresel mali krizden Türkiye'nin yara almadan çıkıp çıkamayacağının sorulması üzerine de Gül, bu durumdan herkesin etkilendiğini ancak, son 5-6 senede yapılan köklü reformlar sayesinde dışardan ve içerden gelen şoklara karşı Türkiye'nin kendini koruduğunu ifade etti.
Ekonomik reform sürecinin güçlü bir şekilde devam etmesi gerektiğini vurgulayan Gül, 4-5 yıl sonra herhangi bir problemle karşılaşmamak için bunun büyük önem taşıdığını kaydetti.
Gül, ''Bugün için bir problem olmaz Türkiye'de, çünkü, gerçekten sağlam. İleriye bakmamız lazım. Güçlü bir şekilde devam etmemiz lazım. Ayrıca bir de bu krizi çıkara çevirebilmemiz için yine Türkiye'nin önünün görülebilir olduğunu göstermemiz lazım. Bu da nasıl olacak? Yine köklü bir reform sürecinin içinde olduğumuzu göstermekle. O bakımdan tabii ki Hükümete de çok iş düşüyor, mali disiplin başta olmak üzere. Bununla ilgili zaten herkes tedbirlerini alıyor'' dedi.

Yeni yasama yılının açış konuşmasında, bireysel temel hak ve özgürlüklere vurgu yaptığının belirtilmesi ve ''Yine türban bağlamında Anayasa değişiklik paketi geldiğinde sizce toplumsal gerginlik yaşanır mı?'' diye sorulması üzerine Gül, ''Polemiklere sokmayın beni şimdi. Söylediklerim bellidir'' yanıtını verdi.


Resepsiyonda, MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı ile de sohbet eden Cumhurbaşkanı Gül, MHP'li Bölükbaşı'nın ''Ermenistan ziyaretinizi doğru bulmadığımızı dile getiriyoruz'' sözleri üzerine, ''Çoğunluğun bir gereğidir'' karşılığını verdi.