AB çıkış arıyor

Hollanda Hükümeti, AB üyesi ülkelerin, zor durumda kalan finansman kuruluşlarına gerektiğinde yardım amacıyla özel bir fon oluşturmasından yana olduğunu açıkladı. Fon oluşturma fikri AB'de görüş ayrılığına neden oldu. Almanya "ortak fon" fikrine şiddetle karşı çıkıyor. Bu arada Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet, faiz oranlarını düşürebilecekleri sinyalini verdi.

02 Ekim 2008 Perşembe, 10:32

Hollanda güç durumdaki finansman kuruluşları için özel fon istiyor. Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Wouter Bos, konuya ilişkin parlamentoda yaptığı açıklamada, her üye ülkenin yıllık toplam ulusal gelirinin yüzde 3'ünü bu fon için ayırabileceğini, bu anlamda Hollanda'nın 18 milyar avroluk bir bütçeyi hazır tutabileceğini söyledi.

Bu fondan finansman kuruluşlarına ne zaman ve nasıl yardım yapılacağının, karşılıklı görüşmelerle belirlenebileceğini anlatan  Bos, böyle bir fon kurulmasının, banka ve sigorta kuruluşlarına güven açısından çok önemli bir sinyal olacağını belirtti. “AB üyesi ülkeler kriz anında bir şey yapabileceğini bu şekilde göstermelidir" diyen Hollanda Maliye Bakanı Bos, hükümetinin düşündüğü bu planı, Başbakan Jan Peter Balkenende'nin, Paris'te bugün Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy ile yapacağı görüşmede masaya getireceğini bildirdi.

Avrupa Birliği Dönem Başkanı Nicolas Sarkozy ile Başbakan Jan Peter Balkenende'nin, uluslararası mali krize çözüm arayışları çerçevesinde Sarkozy'nin daveti üzerine dün Paris'te yapacakları görüşme, Balkenende'nin uçağının arızalanması üzerine bugüne ertelenmişti.

 

AB'de görüş ayrılığı

300 milyar avroluk ortak banka kurtarma fonu oluşturulması fikri Almanya'nın tepkisini çekti.
Küresel krize en dirençli ülkelerden biri olduğu kabul edilen Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, 700 milyar dolarlık kurtarma paketi hazırlayan krizin evsahibi ABD'nin AB tarafından taklit edilmesine karşı çıkarak, her ülkenin kendi çözümünü uygulamasını istedi.

Mevcut risk değerlendirmesi ışığında kurtarma paketine karşı olduklarını vurgulayan Alman Maliye Bakanlığı Sözcüsü Stefan Olbermann, ''Böyle bir fona ihtiyaç yok'' dedi.

Finansal krizin daha da yayılması halinde ''tek bir paketle çözüm fikrini uygulanabilir bulmadıkları ve bunun yeni devasa sorunlar yaratacağı'' uyarısında bulunan Olbermann, ''herkesin kendine uygun çözüm bulmasının doğru tercih olduğunu'' kaydetti.

Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt'a yaptığı açıklamada, Avrupa çapında ''kurtarma paketine banka iflası tehdidi altındaki küçük Avrupa ülkelerinin ihtiyaç duyduğunu'' belirtmişti.

Piyasa gözlemcileri, ABD'nin kurtarma paketinin onaylanmasında yaşanan güçlükler dikkate alınırsa, çıkar farklılaşması içindeki üyelerinin farklı ekonomi politikaları uyguladığı ve ortak bir merkez bankasının bulunmadığı AB'de finansal krize karşı ortak paket önerisini uygulanabilir bulmuyor.

Küresel finansal kriz, AB üyeleri arasında gerilimler yaşanmasına da neden oluyor. İngiltere, sadece kendi bankalarına yüzde 100 mevduat güvencesi veren İrlanda'yı kendi bankalarından müşteri kaparak haksız rekabete neden olmakla suçluyor.

İspanya'da AB'nin mevduat sahiplerine güvence vermemesi halinde tek başına hareket ederek halen 20 bin avroya kadar hesapları kapsayan mevduat güvencesini yükselteceğini duyurdu.
AB'de 20 bin avro sınırının üzerinde olması koşuluyla her ülke farklı mevduat güvencesi uyguluyor. İngiltere'de 35 bin paundu kapsayan mevduat güvencesi, İtalya'da 103 bin avroya kadar yükseliyor.

 

Faizler düşecek mi?

Bu arada Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet, faiz oranlarını düşürebilecekleri sinyalini verdi.

Mevcut faiz oranlarını değiştirmeyen Trichet, daha sonra yaptığı açıklamada, bundan sonraki süreçte, ekonomiyi canlandırmak için faiz oranlarını düşürebileceklerini kaydetti.
Trichet, enflasyonun talep yönlü baskısının da azalan ekonomik faaliyetler çerçevesinde gerilediğini vurguladı.

Avrupa Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürmesi, ABD dolarının, avroya karşı değer kazanmasında en önemli faktörlerden birini oluşturuyor.