Kapat

Son Haberler

A+ A-

Şimşek: Bu krize karşı bağışıklık yok

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz'ın gündem dışı konuşmasına yanıt veren Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, dünyanın çok büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu söyledi. Şimşek 'Şu an itibariyle gerek bankacılık sektöründe, gerek sigortacılık sektöründe Türkiye, bir çok ülkeye göre sapa sağlam yoluna devam ediyor'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 7 Ekim 2008 Salı, 14:32

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz'ın gündem dışı konuşmasına yanıt veren Şimşek, krizin, ''hiç kimsenin tahmin edemediği kadar derin ve büyük'' olduğunu ifade etti. Şimşek, hiçbir ülke, hiçbir firma ve hiçbir bireyin, dünyada yaşanan ve bu kadar yüksek boyutlu krize karşı bağışık olmadığını kaydetti.

Türkiye de dahil herkesin, bu krizden belli ölçüde etkileneceğini, bunu başından beri söylediklerini dile getiren Şimşek, krizin Türkiye'ye etkilerini en aza indirmek için gerekli olan bir çok şeyi yaptıklarını, yapmaya da devam ettiklerini bildirdi.

Şimşek, son 8 ay içinde uzun vadeli dinamik bir programın bütün unsurlarını ortaya koyduklarını ifade ederek, bu kapsamda istihdam reformu, enerji piyasası reformu ve sosyal güvenlik reformunu gerçekleştirdiklerini anlattı.

Sosyal Güvenlik Kurumu'na 2009 yılında, kesinleşmemekle birlikte 45 milyar YTL veya daha üstü kaynak aktarılacağını dile getiren Şimşek, ''Türkiye, genç nüfusu ile bu kadar yüksek açık veremez. Bu nedenle bütün taraflarla bir araya geldik ve sosyal güvenlik reformu yaptık'' dedi.

Türkiye'deki en büyük sorunlardan birinin de katma değeri düşük ürünlere yoğunlaşılması olduğuna dikkati çeken Şimşek, bunun için araştırma-geliştirme reformu yaptıkları söyledi.

Bu krize karşı bağışıklık yok

Türkiye'de reel sektöre desteğin artırılması gerektiğini, 2009 bütçesinde, esnafa olan faiz desteğini artıracaklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

''Bu krize karşı bağışıklık yok fakat, bu krizin etkilerini sınırlamak için başka daha ne yapmamız lazım? Her şeyden önce bu krize şu an tepki vermiyorsak, uzun süredir temellerini sağlamlaştırmaya yönelik adım attığımızdan dolayıdır. Bu sene, bütçe ve Hazinenin borçlanma gereği, hedefin altında oldu, bütçe açığı da hedefin altında olacak. Kamu sektörünün borç dinamikleri iyileşiyor. Bu nedenledir ki dünyada bu kadar büyük kriz yaşanırken, Türkiye'deki etkileri şu ana kadar son derece sınırlı oldu. Kamu borçlanma gereği son birkaç yıldır sıfıra yakın devam ediyor. 2009 yılı bütçesinde özellikle mali disiplini devam ettireceğiz. Ama bu arada tabii ki alt yapı yatırımlarını devam ettireceğiz.
Bütçe disiplini korunacak, öncelik yatırımlara verilecek. Ama tabii ki kaynaklar sınırlı. İnşallah önümüzdeki yıllarda sosyal güvenlikteki iyileşmelerle birlikte Türkiye, kaynağının daha fazlasını eğitime, alt yapıya aktaracak."

Finans sisteminin en önemli ayaklarından birini bankacılık sektörünün oluşturduğuna dikkati çeken Şimşek, ''Bankacılık sektörü, etrafımızdaki ve batıdaki bir çok ülkeye göre çok daha sağlam. Geçmişle kıyaslanamayacak kadar sağlam. Sermaye yeterlilik oranı yüksek, aktif kaynağı son derece yüksek. Yılın ilk yarısı itibariyle problemli kredilerin, toplam kredilere oranı yüzde 0.3'tür'' diye konuştu.

Şimşek, Türk bankalarının karlılık oranlarının da yüksek olduğunu belirterek, ''Bizim bankaların anlamlı bir miktarının ne açığı, ne de fazla döviz pozisyonu var'' dedi.

Özel sektörün uzun vadeli bir bir takım borçlanmalarının olduğunu hatırlatan Şimşek, bu kanaldan Türkiye'nin bir miktar etkilenebileceğini söyledi.

Şimşek, ''Bunun etkisini minimize etmek için önümüzdeki dönemde bir takım önlemler almamız gerekebilir. Şu an itibariyle gerek bankacılık sektöründe, gerek sigortacılık sektöründe Türkiye, bir çok ülkeye göre sapa sağlam devam ediyor. Türkiye'de rezervler yüksek'' diye konuştu.

Türkiye'de cari açığın yüksek olduğuna yönelik eleştirilere de değinen Şimşek, cari açığın en büyük nedeninin, enerjide dışa bağımlılık olduğunu söyledi.

Şimşek, 2002 yılında Türkiye'nin enerjiye 9 milyar dolar kaynak ayırdığını, bu yılki rakamın ise muhtemelen 50 milyar doların altında olmayacağını, Türkiye'deki cari açığın da bu miktara yakın olduğunu bildirdi.

Dalgalı kur politikası

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'deki rezervlerin son birkaç yılda 45-50 milyar dolar arttığını, şu anda altın rezervleri de dahil Türkiye'nin toplam rezervinin 79 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye'deki dalgalı kur sisteminin bu türden şokların etkisini azaltacak bir sistem olduğunu ifade eden Şimşek, ''Tabii ki dışarıda para kaybedenler, Türkiye'den bir miktar para çekmeye çalışacak. Biz, eğer sabit kur sisteminde olsak şimdi ucuz dolarlarla dışarı çıkma imkanı bulacaklardı. Dalgalı kurda, piyasası neyse ondan çıkmak zorundadır. Bir süre sonra da çıkamayacaklardır. Dalgalı kur sistemi, göreceksiniz esas fonksiyonunu burada gösterecektir'' diye konuştu.

Türkiye'nin kısa vadede büyümesinin etkileneceğini, çünkü, dünya ekonomisinin de yüzde 3 civarında büyüyeceğini anlatan Şimşek, orta ve uzun vadede Türkiye'nin bundan sonraki çıkışının temellerini hazırlamak üzere reformlar yapmaya devam edeceklerini ifade etti.

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz da Türkiye'nin küresel süreçten en yüksek cari açığı vererek, en zararlı çıkan ülke olduğunu söyledi. ''Eğer önlem alınmazsa bu defa küresel krizden de en çok kan kaybedecek ülke Türkiye olacaktır'' görüşünü dile getiren Korkmaz, Türkiye'de kriz maliyetinin derinleşeceğini gösteren unsurların bulunduğunu öne sürdü.

CHP'li Korkmaz, ''Bunların başında, Hükümetin beklentileri iyi yönetemiyor olması gelmektedir. Hükümet, küresel kriz önünde, yaşadığımız üretim ve istihdam sorunları karşısında bugüne kadar inandırıcı, ikna edici bir program ortaya koymadı'' diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler