Kapat

Son Haberler

A+ A-

Meclis'te 'Ergenekon' ve 'Deniz Feneri' tartışması

AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, başkanlığında toplanan TBMM Anayasa Komisyonu'nda, müzakerelerin ardından, Radyo ve Televizyonlar'ın Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın alt komisyona gönderilmesine karar verildi. Görüşmeler sırasında iktidar ile muhalefet partili milletvekilleri arasında "Ergenekon" ile "Deniz Feneri" davaları konusunda tartıştı.
Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2010 Çarşamba, 11:00

TBMM Anayasa Komisyonu'nda, RTÜK Yasa Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında iktidar ile muhalefet partili milletvekilleri arasında "Ergenekon" ile "Deniz Feneri" davaları tartışması yaşandı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Deniz Feneri Davası ve RTÜK eski Başkanı Zahid Akman'a yönelik muhalefetin suçlamalarına, "Benim RTÜK'te yetkim yok. Eğer böyle bir yetkim olsaydı, kurum lehine RTÜK Başkanı Zahid Akman'ı çok önceden görevden alırdım. Ama yetkim yok" karşılığını verdi.

TBMM Anayasa Komisyonu AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu Başkanlığı'nda, RTÜK Yasa Tasarısı'nı görüşmek üzere toplantı.

Komisyon'da yasanın geneli üzerindeki görüşmelerde iktidar ile muhalefet partili milletvekilleri arasında, "Deniz Feneri ve Ergenekon" davaları tartışıldı.

Muhalefet partili milletvekilleri Hükümetin Deniz Feneri ile ilgili suçluları ve belgeleri gizlidiği iddiasında bulunurken, İktidar partili milletvekilleri ise CHP'li milletvekillerini "Ergenekon" Davasının avukatlıklarını yapmakla suçladı.

Belgeleri ve suçluları himaye ediyorsunuz

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Deniz Feneri Davası'nda, belgelerin olmasına rağmen, Hükümet'in inceleme ve araştırma yapmak istemediğini öne sürerek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, "Kirli işlerden buraya gelen milletvekilleri var. Onun için araştırılmıyor. Sayın Bakanı da anlıyoruz" dedi.

Kart, Arınç'a, "Niye gereğini yapmıyorsunuz, niye belgeler olmasına rağmen araştırmıyorsunuz, Neyi himaye ediyorsunuz" diye sordu.

AKP Uşak Milletvekili Mustafa Çetin, Kart'ın sözlerine tepki göstererek, "Vicdanlı konuşmak gerekir. Bu komisyonda hangi yasa görüşülürse görüşülsün. Muhalefet ezberlediği söylemleri tekrar ediyor. Muhalefetin eleştirilerini kabul etmemiz mümkün değil" diye konuştu.

Kim hırsızlık yapmışsa Allah cezalarını versin

AKP Manisa Milletvekili İsmail Bilen de, Kart'ın eleştirilerine karşılık verirken, CHP'lilere, "Ergenekon'un" avukatlıklarını yapmakla suçladı.

Bilen şöyle dedi; "Devam eden iki dava var. Bir taraftan Ergenekon'un avukatlığını yapacaksın. Onların avukatlığına soyunarak suçsuzluklarını savunacaksınız. Başka bir davaya dönüp (Deniz Feneri) bunda da Ak Partilileri ilişkilendireceksin. Kim hırsızlık yapmışsa, kim suçluysa Allah cezalarını belalarını versin. Allah kahretsin. Herkesten çok biz suçluların cezalandırılmasını istiyoruz."

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da, RTÜK üyelerinin yurt dışı gezilerine değinerek, üyelerin bir yılda çok fazla yurt dışı gezilerine gittiği eleştirisini getirdi.

İçimizde bir yara

Muhalefet partili milletvekillerini soru ve eleştirilerini yanıtlayan Arınç, özellikle RTÜK eski Başkanı Zahid Akman'la ilgili sorulara cevap verdi. Arınç, eleştirileri, "Olaylara siyah-beyaz gözüyle bakmanın, mavi kuvvetler-kırmızı kuvvetler olarak sınıflamanın doğru olmadığını düşünüyorum" dedi.

Görsel medyada çocuk ve aile düzenine yönelik olumsuz yayınların fazla olduğuna yönelik eleştirilere Arınç şöyle yanıt verdi: "Bu içimizde bir yaradır. Radyo ve televizyon kurumu ve özellikle televizyon yayınlarından toplumun yaralandığı kanaatindeyim. Hem milli ve manevi değerlerimiz açısından hem maalesef aile düşüncesini, aile kurumuna yapılan saldırılar bakımından, çocukların pedagojik eğitimleri ve gelişmeleri sırasında yanlış örneklerle kafalarının zihinlerini bulandırıldığından ben de izleyici olarak fevkalade şikayetçiyim. Yani dinci yayın yapılsın mı diye herhalde kimsenin aklına gelmeyecektir, ama bütün dünyada çocuklara yönelik, aile bireylerine yönelik yaralayıcı, onların tahrik edici bir yayına herhalde izin verilmemesi gerekir. bu kullanılan silahtan çok daha etkileyicidir. Türk toplumu maalesef günde 5 saate yakın zamanını televizyon karşısında geçiriyor. Bugün gazetelerde okudum 10 fakirden 5'inin cep telefonu varmış. Toplumun böyle yanlış, ama ısrarla sürdürdüğü alışkanlıkları var."

Müstehcenlik

Arınç, TV yayınları ile ilgili konuşurken, "müstehcenlik" ifadesinin sadece "cinsellik" anlamında kullanılmadığına dikkat çekerek şöyle dedi:
"Yayın ilkeleri çerçevesinde müstehcenlik, Türk Ceza Kanunu'nda da var. Ama müstehcenlik kelimesine karşı çıkılıyor bu toplumda. Yani bu sadece cinsellik değildir. Ceza kanununa nasıl konmuşsa, müstehcenlik bir konuda pornografidir, bir konuda ahlaksızlıktır, bir konuda şudur ve budur. Bunu hepimizin kabullenmesi gerektiğini düşünüyorum ben. Ama 'bu iş görecelidir kardeşim, sana göre müstehcen olan bana göre müstehcen değildir' denilince bunlara müeyyide uygularken elimizin kolumuzun yanı başımıza düştüğünü görüyoruz."

Akman'ı görevden alırdım

Bülent Arınç, Deniz Feneri Davası ve RTÜK eski Başkanı Akman'a yönelik muhalefetin suçlamalarına, "Benim RTÜK'te yetkim yok. Eğer böyle bir yetkim olsaydı, kurum lehine RTÜK Başkanı Zahid Akman'ı çok önceden görevden alırdım. Ama yetkim yok" karşılığını verdi.

Ben ilkeli bir adamım

Arınç, "Ben ilkeli olmaya çalışan bir insanım. Eğer yetkim olsaydı ben sadece kurumun çıkarlarını düşünerek bu arkadaşı görevden alırdım, ama yok. dolayısıyla beni demagojiyle, cesaretsizlikle suçlamak bir milletvekili arkadaşımıza yakışmaz. Ben bu konuda üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum. Kurumun bundan sonra Zahid Akman'la, şununla bununla gölgelenmemesi lazım. Bir kişinin adını sürekli ortaya atarak bununla kurumu özdeş hale getirmenin anlamı yok" dedi.

Bülent Arınç, Deniz Feneri davasına ilişkin eleştirilere yanıt verirken, "Deniz Feneri'yle ilgili televizyonlardan haber verilemediği, sanki bir karartma uygulandığı şeklinde düşünce oldu. Bu soruşturmayla ilgili gizlilik kararı verilmiştir. Yani 1 yıldan beri mahkemenin gizlilik kararı olan bir konuda hangi televizyon veya yayın organı yayın yapabilir" ifadelerini kullandı.

Tartışmaların ardından AKP ve CHP'lilerin oylarıyla yasa tasarısı bir alt komisyona havale edildi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler